Gazetelerin kitap eklerini takip etmesem, Ocak ayını bitirip, Şubat’ın ilk gününü de tükettiğimizin farkına varmayacaktım. “Bugün 1 Şubat! Hangi ara Ocak’ı yaşadım?“ diye şaşırdım. Şaşkınlığımı bir kenara bırakıp gazetelerin kitap eklerinden bahsetmek istiyorum:
Yeni Şafak gazetesi her ayın ilk Çarşambası. Sabah ve Milliyet gazeteleri ise her ayın ikinci çarşambası kitap eklerini okuyucularına sunuyorlar. Vatan gezetesi gün hesabı yapmayıp her ayın 15′inde kitap ekini yayınlıyor. Kitap ekini ciddiye alıp, her hafta bıkmadan usanmadan okuyucularına sunan iki gazete var: Radikal ve Cumhuriyet. Cumhuriyet gazetesi her perşembe, Radikal gazetesi de her cuma kitap ekini çıkartıyor. Peki bu kadar mı? Elbette değil. İşte tam da bu noktada bilinçli ziyaretçilerin yardımına ihtiyacım olacak: Continue reading →





82 günlük bir birlikteliğin, bir maceranın ya da sıra dışı bir eğitim tecrübesinin (adı her ne ise) ilk uzun soluklu arasını verdik bugün. Saatler 11.30’u gösteriyordu. Elimde, rehberliğini yaptığım 9. sınıfların 26 adet karnesi ve karne hediyesi niyetindeki çokoprenslerle sınıfa girdiğimde bir an ne diyeceğimi bilemedim. Bu duygunun aynı şeklini ama çok daha farklısını onların karşısına çıktığım ilk 6 Kasım günü de yaşamış; sözcüklerim heyecandan boğazıma düğümlenmişti. O yabancı yüzlerin her biri bugün 82 günlük paylaşımlarla, sırlarla, eğlenceli hatıralarla tanıdık birer yüzdü benim için. Üstelik yarı yıl tatillerini bugüne kadar iple çeken ama şimdi onları göremeyecek olmanın burukluğunu yaşayan biriydim o saatlerde. Karneler dağıtılırken başarının sadece beş rakamdan ibaret olmadığını dilim döndüğünce ifade etmeye çalıştım onlara. Düne kadar hayatımda “hayalleri bile olmayan” bu onlarca insanı tek tek öptüm, onlara sarıldım ve çekebildiğim kadar fotoğraflarını çektim.