İnternet özgürlüğünün anahtarı: Bloglar

Açılan her yeni sosyal ağ, geliştirilen her mobil uygulama bloglara biçilen ömrü biraz daha kısaltıyor sanki. Elon Musk’la birlikte Twitter’ın evrildiği X platformu, kullanıcılarına para ödemeye başlayınca kendi kişisel bloğu yerine X’e yazanların sayısı arttı. Hatta kendisini bloğu sayesinde tanıdığım bazı arkadaşların X’teki değişimleri karşısında kimi zaman hayrete düşüyor kimi zaman hayal kırıklığına uğruyorum. “Etkileşim” denilen şey, korkunç bir yöne doğru gidiyor. Önce o kişiyi, zamanla etrafındaki herkesi tüketen bir değişim bu. Ama yazımda ele alacağım konu bu değil. Asıl konu, bütün bu gelişmelere rağmen bloğun öneminin ve durduğu yerin kıymetinin daha da artması.

Continue reading →

Kitapların Kitabı: Yaşadıklarım Belleğimde Uğulduyor

2023’ten 2024’e Semih Gümüş’ün son kitabı Yaşadıklarım Belleğimde Uğulduyor kitabıyla girdim. Bir anı kitabı olmasından dolayı keyifli bir yolculuk olacağını düşünmüştüm, tahminimde yanılmadım. Gümüş, Abdullah Ezik’in k24kitap için Mart 2023’te kendisiyle yaptığı söyleşide Yaşadıklarım Belleğimde Uğulduyor için “sanırım en sevdiğim kitap bu” diyor. Ben de kitabı okumaya başladığım ilk andan itibaren, Gümüş’ün kitapla ilgili sözlerini işaretledim, sonrasında da Ezik’in kendisiyle yaptığı söyleşide alıntıladığım cümlesini okuyunca bu yazıyı yazmaya karar verdim. Bu yazıda Yaşadıklarım Belleğimde Uğulduyor‘da neler anlatıldığını değil, son eserinin Gümüş için önemini, ona yüklediği değeri yine kendi cümleleriyle özetlemeye çalışacağım.

Continue reading →

Edebiyat Bölümünde Tekrar Okusaydım Neler Yapardım?

Çocukken astronot olmayı isterken ortaokulda Türkçe öğretmeni, lisede de gazeteci / muhabir olma hayali kuruyordum. Üniversite sınavına hazırlanırken Türkçe öğretmenliği atamasının daha fazla olduğu yönündeki uyarılara rağmen Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü istedim hep. Edebiyat diye diretmemin altında yatan o dönemki sebep ve koşulları tam hatırlamıyorum. Öyle ki bu bölümü okumaktan hiçbir zaman pişmanlık duymadım ama İstanbul’daki köklü birkaç üniversiteden herhangi birinin edebiyat fakültesinde okumuş olmayı isterdim. Çünkü çoğu şeyin merkezi olduğu gibi edebiyatın da merkezi İstanbul gibi geliyor bana.

Continue reading →

Peygamber Efendimiz’in Ettiği Dualar

Bir süredir Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sav) hadislerini okuyorum. Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları tarafından yayımlanan 7 ciltlik Hadislerle İslam’ın birinci cildinde, sahabeleri tarafından nakledilen Peygamberimiz’in dualarıyla ilgili bölüm var. Orada on beş dua aktarılıyor. Şüphesiz Peygamberimiz, ömrü boyunca Allah’a çok daha fazla dua etmiştir. Ancak bir peygamber olarak Hz. Muhammed’in (sav), ağzından çıkan tek bir dua bile, rehberlik anlamında çok kıymetli.

Continue reading →

2024’teki hedefim: Daha yavaş bir hayat

2023’ü geride bıraktım. Hatta şu an itibarıyla 2024’ün iki günü bile bitti. Ömrümden 42 yıl 6 aydan biraz fazla bir süre geride kaldı. Bu bloğu yazmaya başlayalı 18 yıldan fazla zaman oldu. İstanbul’a taşınmanın üzerinden 11 yıl geçti. İnsan hayatta yol aldıkça büyüyor, çoğalıyor, kimi zaman da eksilerek yürüyor, sonra zamanla küçülüyor, gelişiyor, bazen de geriliyor.

Continue reading →

2023’e Türkçeyle Veda Ettim

Türkçeyi hâlâ öğrenmeye devam eden biriyim. Ana dilimin derinliklerine yolculuğum devam ettiği için belki de İngilizceyi öğrenmeye bir türlü odaklanamadım. Türkçeye ilgim beni Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne yönlendirirken, bu bölümden mezun olmam da daha fazlasına yapmam için beni zorladı. Yazarlık ve diksiyon eğitimleriyle de Türkçeyi hem daha iyi konuşmak hem daha iyi yazmak istedim. Son birkaç yıldır yabancılara Türkçe öğretme konusunu merak etmeye başladım. Bu merakımın beni bir sertifika programına yönelttiğini daha önce yazmıştım. Bu yöndeki yolculuğum, söz konusu eğitimle beraber daha da hızlandı. 2023’ü geride bırakmaya hazırlandığımız Aralık ayında yabancılara Türkçe öğretimiyle ilgili iki önemli etkinliğe katıldım. Etkinliklerinden biri İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, diğeri de İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi TÖMER ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Continue reading →

Yabancılara Türkçemizi Öğretmeye Başladım

Birkaç yıldır almayı en çok istediğim eğitimlerden biriydi Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi (daha yaygın bir ifadeyle Yabancılara Türkçe Öğretimi) Sertifika Programı. Birçok üniversite bünyesindeki TÖMER’ler yılın farklı tarihlerinde bu sertifika programını açıyor. Ben de nihayet bu yıl, konuyu gündemime almaya fırsat bulup eğitimleri araştırdım; fiyat, süre ve tarihlerini inceleyip içlerinden birinde karar kıldım. Eğitim programı en uzun süre (70 saat) olan İstanbul Aydın Üniversitesi TÖMER’i tercih edip dersleri almaya başladım. Her ders, ne kadar doğru bir tercih yapmış olduğumu gördüm. Yabancı dil olarak Türkçenin öğretilmesi alanında otorite olmuş, bu alanda önemli kaynak kitaplara / makalelere imza atmış farklı üniversitelerden akademisyenlerin girdiği dersler, tamamen yabancısı olduğum alana dair teorik anlamda sağlam bilgiler edinmemi sağladı. Gözlemci olarak katıldığımız uygulamalı dersler de farklı bir deneyim kazanmamı sağladı ama kendi adıma eksik olan bir şey vardı: Yabancı öğrencilerin karşısına çıkmak.

Continue reading →