Hangi taraftasın: Gözetleyen mi teşhir eden mi?

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinden Zuhal Akmeşe ve Kemal Deniz’in 2017 yılında yazdıkları Stalk, Benliğin İzini Sürmek başlıklı makalelerini okudum. Sosyal ağlardaki hesaplarımızda özel hayatımızdan izler taşıyan paylaşımlarımızla ilgili üzerine düşünmemizi, durup bu eylemlerimizi sorgulamamızı gerektiren görüşleri var.

Continue reading →

Sesli Kitap Okumak Niçin Önemli?

Whatsapp aile grubunda geçen akşamki yazışmalarda konu, “sesli kitap okuma”ya geldi. Annem, yüksek sesle kitap okumanın strese iyi geldiğini yazdı. Ziya, oğlu Efe henüz okuma bilmediği için ona zaten kitapları sesli okuduğunu söyledi. Ben de “Aslında kitap sesli okunur, diğer türlü diksiyona pek faydası yoktur” gibi iddialı bir çıkışta bulundum ;) Ziya, bunu “ilk defa duyduğunu” söylerken İbrahim de “Bu söylediklerinizden kitapların haberi var mı acaba?” diye sordu.

Continue reading →

internet günlüğü 2022/6

2015 – 2017 yılları arasında hazırladığım “internet günlüğü”ne 5 yıl aradan sonra yeniden başlamanın heyecanı içindeyim. İnternetin nabzını tuttuğum internet günlüklerini hazırlamak ciddi bir kaynak taramasını gerektirdiği için “dijital arınma” yaşamaya karar verdiğim süreçte uzak durduğum bir uğraş oldu. Enerjimi yeniden toparlayıp dijital ve siber dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için kolları sıvadım. Keyifli okumalar:

İçerik üretmek için daha neyi bekliyorsun?

Sadece blog yazmak değil herhangi bir mecrada yazılı, sesli ya da görüntülü içerik üretebilmenin değeri gittikçe artıyor. Önemli olan “içerik üretmek” değil -ki büyük çoğunluk yaptığı paylaşımları içerik üretmek zannediyor- içerik “üretebilmek”. Daha da önemli olansa “özgün” içerik üretebilmek. Videoyla da desteklediğim bu yazımda blog yazmanın değerini tekrar vurgularken içeriğe dair birkaç önemli ayrıntıdan bahsedeceğim. Bu bahsi, yazımı yazmadan birkaç saat önce Büşra’dan gelen e-postanın da ışığında şekillendireceğim.

Continue reading →

“Üzerinde” mi “Üstünde” mi?

Üzerine – üstüne, üzerinde – üstünde zarfları birbirinin yerine sıklıkla kullanılmakta. Çoğu zaman da kullanım yerleri karıştırılmakta. Bunu ben de sıklıkla yapıyorum ama neyi kastettiğim hakkında (üzerine) durup düşündüğümdeyse nerede “üstünde” nerede “üzerinde” kullanmayı tercih ettiğimin farkına varıyorum.

Continue reading →

Di’li geçmiş zamanları geçmişte bırakabilmek

internet günlüğü podcastlerini yaparken konuk ettiğim herkese “olanı değil olması gerekeni” konuşalım dememe rağmen ilginç şekilde durum tespiti yapmanın ötesine geçemiyorduk. Bu, bizim milletimize özgü bir durum mu bilmiyorum ama bu konuda uzun süredir “kendimi” sorguluyorum. Henüz pek beceremiyorsam da “miş’li, di’li geçmiş zaman kipinde cümleler kurmamaya çalışıyorum. Çünkü fazlasıyla geçmişe takılıp kalan, deyim yerindeyse gözü sürekli dikiz aynasında yol almaya çalışan biriyim. Hayallerim, hedeflerim, yazmaya çalıştıklarım, gerçekleştirmeyi planladığım fikirler ve hayata geçirdiğim projelerle ancak yüzümü geleceğe dönük tutabiliyorum. Fakat şu di’li geçmiş zamanlardan tam anlamıyla sıyrılabilsem daha fazlasını yapabileceğimi, daha çok üretebileceğimi ve verimli olabileceğimi biliyorum.

Continue reading →

Blogda harika içerikler harika dille üretilebilir

Geçen hafta İhlas Haber Ajansı Eskişehir muhabiri Oğulcan Öner, blog yazarlığıyla ilgili birkaç soruyu cevaplamamı istedi. Verdiğim cevaplar da pazar günü “Blog Yazarları Seslerini Duyurmak İstiyor” başlığıyla yayımlandı. Verdiğim cevaplarda blog yazarlarının seslerini duyurmaya çalıştığına dair bir ibare olmamasına rağmen editör habere böyle bir başlık atmayı uygun bulmuş. Blog yazarları seslerini bloglarında ve sosyal ağ hesaplarında kolaylıkla duyurabilmekte. Bu sebeple haberin başlığına ufak bir düzeltme getirmek istedim ;) Söz konusu haberde, cevaplarımın hepsi yer almadığı için aşağıda önce, gönderdiğim cevapların tamamını sonrasında da haber metnini yayımlıyorum.

Continue reading →