Dijital Simülasyonda Kalkanınızı Kuşandınız mı?

Kendinizi, bir simülasyonun içinde, her şeyin biraz “fazla” kurgu olduğu o tuhaf boşlukta hissettiğiniz oldu mu? Sabah kahvenizi yudumlarken ekranı kaydırıyor ve bir anda kendinizi neyin gerçek, neyin yapay zekâ ürünü olduğunun birbirine karıştığı bir kaosun ortasında buluyorsunuz. Prof. Dr. Başak Gezmen’in dijital sağlık iletişimi ve dezenformasyon üzerine kaleme aldığı bir makalesi düştü e-postama. Okudukça, dijital dünyadaki savunmasızlığımızı ve bundan dolayı kendi “kalkanımızı” kurmanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha anladım. Yazının devamını Substack’teki sayfamdan okuyabilirsiniz.


Yazmak: Bir İnsanlık Tasavvuru

Eskimiş bir yılı elimde olmayan sebeplerle hiç ummadığım şekilde kapattım. O kapanışın etkisi yeni yılın ilk aylarına da yansıdı. Her gün okuyan, her hafta düzenli yazan biri olarak her iki eylemden de uzak kaldım, bazen de bilerek uzak durdum. Ancak yazma ve okuma tutkusu küçük yaşlardan beri zihninize işlemişse dönüp dolaşıp geleceğiniz yer yine bir kitap, bir kâğıt ya da bir blog sayfası oluyor. Yazının devamını Medium’daki sayfamdan okuyabilirsiniz.

Ayça Oğuş

Hızlı Tüketim Çağında Yazıyla Direnmek

Bazı başlangıçlar planlandığı gibi gitmez ama tam da bundan dolayı çok daha sahici olur. Ayça Oğuş’la ekran başında buluştuğumuzda, söyleşiye hemen geçebileceğimizi sanmıştım fakat Ayça’nın kedisinin kapıyla olan imtihanı ve o “hiç bitmeyen” kamera hazırlıkları, aramıza tatlı bir gecikme olarak sızdı. Nihayet her şey yerli yerine oturduğundaysa kendimizi bir anda 25 Eylül 2016’ya, Karaköy’ün o kendine has sonbahar havasında bulduk.

Continue reading →

Okuyarak Yazarak Bir Hayatı İnşa Etmek

Kitap elimizde, satırlar gözümüzün önünden geçerken, farkında olmadan kafamızın içinde başka bir pencere açılır. O pencereden kendi düşüncelerimize, anılarımıza, sorularımıza bakarız. Çünkü sanıldığı gibi pasif bir eylem değildir okumak; aksine benzersiz bir düşünme biçimi hatta düşünmenin ta kendisidir. Yazının devamını Medium’daki sayfamdan okuyabilirsiniz.

Okuyan ve Yazan Son Nesil için İlham Veren TED Konuşmaları

TED, 2025’in en popüler 10 konuşmasını paylaştı. Her biri birbirinden farklı konuları içeren ve ilham veren videolar. Hepsi “daha sonra izle” listeme eklendi ancak asıl üzerinde konuşmak istediğim, yazmak ve okumak üzerine ilham veren TED konuşmaları. Niçin? Çünkü geride bırakmakta olduğumuz 2025, bizim gibi yazma ve okuma tutkunları için tam anlamıyla “kırılma noktası”ydı. Sürüklendiğimiz yöne, içinde bulunduğumuz yapay gerçekliğe daha yakından bakalım ve biraz olsun motive olalım istedim. Baştan belirteyim, bugüne kadar yazdığım en uzun yazıyı okuyacaksınız.

Okumayı Eyleme Dönüştürme: Bir Metni Gerçekten Okuyor muyuz?

Yazdığım her yazı, her okuyanda ayrı ayrı yeniden yorumlanıp yazılıyor. Okuduğum her yazı da bende bambaşka alt metinler açıyor. Çoğunlukla okurken veya yazdığımız yazılar okunurken metnin kendisine odaklandığımızı sanırız; kelimelere, cümlelere, yazarın bakış açısına… Oysa okuma dediğimiz şey, zihnin görünmez bir sahne kurmasıyla başlıyor. Her okur, o sahnede kendi geçmişini, duygularını ve merakını da işin içine katıyor. Bu sebeple okuma, yalnızca “anlama” süreci değil; aynı zamanda yeniden kurma, dönüştürme ve yeni bir şey üretme süreci. İşte yaratıcı okuma tam da burada devreye giriyor: Okumayı bir eyleme dönüştüren, okuru metnin ortağı hâline getiren bir yaklaşım. Yazının devamını Medium’daki sayfamdan okuyabilirsiniz.