Yazmak: Bir İnsanlık Tasavvuru

Eskimiş bir yılı elimde olmayan sebeplerle hiç ummadığım şekilde kapattım. O kapanışın etkisi yeni yılın ilk aylarına da yansıdı. Her gün okuyan, her hafta düzenli yazan biri olarak her iki eylemden de uzak kaldım, bazen de bilerek uzak durdum. Ancak yazma ve okuma tutkusu küçük yaşlardan beri zihninize işlemişse dönüp dolaşıp geleceğiniz yer yine bir kitap, bir kâğıt ya da bir blog sayfası oluyor. Yazının devamını Medium’daki sayfamdan okuyabilirsiniz.

Okuyarak Yazarak Bir Hayatı İnşa Etmek

Kitap elimizde, satırlar gözümüzün önünden geçerken, farkında olmadan kafamızın içinde başka bir pencere açılır. O pencereden kendi düşüncelerimize, anılarımıza, sorularımıza bakarız. Çünkü sanıldığı gibi pasif bir eylem değildir okumak; aksine benzersiz bir düşünme biçimi hatta düşünmenin ta kendisidir. Yazının devamını Medium’daki sayfamdan okuyabilirsiniz.

Okuyan ve Yazan Son Nesil için İlham Veren TED Konuşmaları

TED, 2025’in en popüler 10 konuşmasını paylaştı. Her biri birbirinden farklı konuları içeren ve ilham veren videolar. Hepsi “daha sonra izle” listeme eklendi ancak asıl üzerinde konuşmak istediğim, yazmak ve okumak üzerine ilham veren TED konuşmaları. Niçin? Çünkü geride bırakmakta olduğumuz 2025, bizim gibi yazma ve okuma tutkunları için tam anlamıyla “kırılma noktası”ydı. Sürüklendiğimiz yöne, içinde bulunduğumuz yapay gerçekliğe daha yakından bakalım ve biraz olsun motive olalım istedim. Baştan belirteyim, bugüne kadar yazdığım en uzun yazıyı okuyacaksınız.

Okumayı Eyleme Dönüştürme: Bir Metni Gerçekten Okuyor muyuz?

Yazdığım her yazı, her okuyanda ayrı ayrı yeniden yorumlanıp yazılıyor. Okuduğum her yazı da bende bambaşka alt metinler açıyor. Çoğunlukla okurken veya yazdığımız yazılar okunurken metnin kendisine odaklandığımızı sanırız; kelimelere, cümlelere, yazarın bakış açısına… Oysa okuma dediğimiz şey, zihnin görünmez bir sahne kurmasıyla başlıyor. Her okur, o sahnede kendi geçmişini, duygularını ve merakını da işin içine katıyor. Bu sebeple okuma, yalnızca “anlama” süreci değil; aynı zamanda yeniden kurma, dönüştürme ve yeni bir şey üretme süreci. İşte yaratıcı okuma tam da burada devreye giriyor: Okumayı bir eyleme dönüştüren, okuru metnin ortağı hâline getiren bir yaklaşım. Yazının devamını Medium’daki sayfamdan okuyabilirsiniz.

Medium’da Filler Tepinirken

Blog yazarlığında yirmi yılı geride bırakmam dolayısıyla tekrar başladığım YouTube söyleşilerinin ikincisini, Medium özelindeyse ilkini Mürvet Günday’la gerçekleştirdim. Biz blog yazarlarının, sadece yazılarımızdan ibaretmişiz gibi algılanmaması gerektiğini, her dijital platformda daha görünür olmamızın önemli olduğunu düşünüyorum. İşte bu sebeple bu yolculuk. Söyleşiyle ilgili notlarımı Medium’daki sayfamda okuyabilir, YouTube söyleşimizi aşağıdan seyredebilirsiniz.

Continue reading →

Kendini Gerçekleştiren Yazı

Yaşarken bizzat dinleyebildiğim, aynı havayı soluyabildiğim edebiyatçılardan biriydi Mario Levi. İFSAK’ta 2019 yılında düzenlenen edebiyat söyleşisinde en önden tanıklık etmiştim sözlerine. O günden itibaren yaratıcı yazarlık eğitimlerine katılmayı çok istemiş ama hep ertelemek zorunda kalmıştım. Sonrası malum. Türk edebiyatında yeri doldurulamaz bir boşluk… Yazının devamını Medium’daki sayfamdan okuyabilirsiniz.

Yazmanın Mutfak Sırları

Farkındayım, yazma konusunda hepimiz zor bir süreçten geçiyoruz. Üstelik, yapay zekânın “sayesi”nde yazmak daha da kolaylaşmış görünse bile. Bunca bildirimin, dijital gürültünün, tüketilecek içeriğin arasında hâlâ yazma isteği duyuyor, yazmaya vakit ayırıyor, yazabiliyorsak şanslı azınlığa dâhiliz. Yazmanın mutfak sırlarına odaklandığım bu haftaki Medium yazımı buradan okuyabilirsiniz.