Ağustos biterken benden birkaç havadis

Bir iş haftasını daha geride bıraktık. Haftaya iki önemli kişiyle tanışarak başlamıştım. Uzun süredir internet üzerinden tanışıklığımın olduğu fotoğrafçı Mürsel Yağcıoğlu ile blog yazarı Ramazan Bedük'le (Kimdir?) Pazartesi günü ilk defa bir araya geldim. Mürsel, Karaköy'de Art-İstannbul Fotoğraf Kafe'yi açtı; hem hayırlı olsuna hem de Mürsel'le yüz yüze tanışmaya gittim. Ramazan'la da bloglarımız sayesinde bir … Ağustos biterken benden birkaç havadis yazısını okumaya devam et

EDEBİYATÇI OLABİLMEK

İnci ARAL, kendisini karşılamaya gelen BESYO'lu gençleri görünce "Adnan Menderes Üniversitesi'nde Edebiyat öğrencisi yok mu?" diye sorduğunu söylüyor. Beden Eğitimi Öğretmenliği'nde okuyan öğrencilerin İnci ARAL'ı tanıyor olması güzel elbette ama belki de o bir yazar olarak en büyük hedef kitlesi Edebiyat öğrencilerini görmek istiyordu karşısında. Öyle de oldu. Ayak üstü dakikalarca sohbetler yapıldı... Kendisi de … EDEBİYATÇI OLABİLMEK yazısını okumaya devam et

NEREYE BAKIYORUZ?

Bugün ders arasında arkadaşlarla üst üste yığılmış Melik'in dizüstü bilgisayarında film seyrediyoruz. Filmi bu kadar ilgiyle seyretmemizin ve e-vren günlüğü'nde bunu konu edinmemin ise önemli bir sebebi var: Hiç Kimse ve Benzeri... 10 dakika 34 saniyelik bir kısa film. 2005 yılında çekilmiş ve bu yıl Altın Portakal'a başvurulması düşünülen "savaş çocuklarına" ithaf edilen harika bir … NEREYE BAKIYORUZ? yazısını okumaya devam et

Türkiye’de FEF Mezunu Olmak!

TÜRKİYE'DE Fen Edebiyat Fakültesi Mezunu OLMAK! {Evren'in Aydın Life Dergisi Ekim sayısı yazısıdır} Sanırım bundan iki yıl önceydi. Emekli bir sağlık personeli, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi olduğumu söylediğimde "işiniz zor" demişti. Formasyon verilip verilmemesinin belirsizliğinden dolayı mı işimizin zor olduğunu sorduğumda "Hayır, mesleki anlamda çok fazla alternatifiniz var." diye cevap vermişti. O zaman … Türkiye’de FEF Mezunu Olmak! yazısını okumaya devam et

Matematikçilerin Sınıfında Edebiyatçıların Tarih Dersi

Tuhaf bir duygu, fakültenin en büyüğü olmak. Son sınıf olmanın sıkıcılığıyla geçiyor dersler. Kimse eski havasında değil. Eski neşe eski curcuna yok. LES'miş, tezli miymiş, tezsiz miymiş, vizeymiş, biter miymiş bitmez miymiş dertleriyle yüzler gülmüyor eskisi gibi. Fakülte bir tuhaf zaten bu yıl. Gıcır gıcır bir bina yapıldı ve fencilere tahsis edildi ama hala matematikçiler … Matematikçilerin Sınıfında Edebiyatçıların Tarih Dersi yazısını okumaya devam et