Vakit vardır niyet yoktur

2020 yılı, benim için adeta “Podcast Yılı” oldu. Çünkü podcast hazırladığım kadar blogda yazmadım, diğer sosyal mecralarda içerik üretmedim. Bir işin inceliklerini öğrenmek için ona yoğunlaşmak, daha fazla vakit ayırmak gerekiyor. Podcast de yazı yazmaya veya video içerik üretmeye göre daha fazla vakit, emek ve hazırlık istiyor. En azından kendi adıma konuşayım; benim hazırladığım “internet günlüğü” ve “edebî” podcastler için durum tamamen böyle.

Continue reading →

Kitap okuma önceliklerim ve yöntemlerim

2016’nın ilk yazısında yeni yıla dair hedeflerimden biri ‘En az 10 bin sayfa kitap okumak‘tı. Oysa 2015 yılında 6.831 sayfa kitap okurken bu sayı 2016‘da -maalesef- 4.991 sayfaya gerilemiş. Neredeyse iki bin sayfalık bu düşüş ve on bin sayfa hedefime ulaşamamamın ne büyük sebeplerinden biri aslında dijital anlamda daha çok şey okuyor olmam. Nasıl mı? Bunun ayrıntıları -aynı zamanda ne okusam? derdinize de son verecek- kitap okuma önceliklerim ve yöntemlerimi anlattığım yazının devamında. Continue reading →

Kitap okuma alışkanlığım üzerine birkaç ilginç detay

kitap oku

Kitaplarını hâlâ kaplayan biriyim. ‘Hâlâ’ diyorum çünkü öğrencilik yıllarımda kitapların ve defterlerin kaplanıp etiketlenmesi zorunluydu. Belki o yıllardan kalma bir alışkanlıktır kitaplarımı alır almaz jelatinle kaplıyor olmam.

Bugün nasıl kitap okuduğumu yazmak istiyorum. Yıllardır kaybetmediğim bu alışkanlığımın yıllar sonra değişime uğrayıp uğramadığını anlamak için de özellikle buraya yazıyorum. Örneğin 5 – 10 yıl sonra kitap kaplamaktan vazgeçecek miyim; hatta kaplayacak kitap almak yerine tamamen e-kitaba mı yöneleceğim? Continue reading →