Değişen Kitap Okuma Alışkanlığım

Okumayı öğrendiğimden beri düzenli olarak kitap okuyorum. Çocukluğumda kendime ait bir odam olmadı ama kitaplığım her zaman vardı. “Okunmayı bekleyen kitaplar” rafım da hiç boş kalmadı. Farklı sebeplerle zaman zaman kitap oku(ya)madığım -tabii çok kısa süreli- dönemler oldu. Okumak, okudukça gelişen bir deneyim. Başlarda sadece okursunuz, okudukça etkin okumayı öğrenirsiniz ve kitabı elinize aldığınızda artık sadece bir okur değilsinizdir.

Continue reading →

Çok okumak mı az ama nitelikli okumak mı?

Benim için zor bir yılı geride bırakıyorum. Yaşadığım sağlık sorunlarını saymazsam, 2018 kültürel anlamda oldukça verimli geçti. Yılın neredeyse her haftasını devlet ve şehir tiyatrolarının oyunlarını seyrederek geçirdim. Okuma deneyimi açısından da verimli bir yıl geçirdiğimi zannediyordum ancak her yıl olduğu gibi bu yıl da okuduğum kitap sayısı ile toplam sayfa sayısını hesaplayınca 2017’nin gerisinde kaldığımı görüp şaşırdım.  Continue reading →

Kitap okuma alışkanlığım üzerine birkaç ilginç detay

kitap oku

Kitaplarını hâlâ kaplayan biriyim. ‘Hâlâ’ diyorum çünkü öğrencilik yıllarımda kitapların ve defterlerin kaplanıp etiketlenmesi zorunluydu. Belki o yıllardan kalma bir alışkanlıktır kitaplarımı alır almaz jelatinle kaplıyor olmam.

Bugün nasıl kitap okuduğumu yazmak istiyorum. Yıllardır kaybetmediğim bu alışkanlığımın yıllar sonra değişime uğrayıp uğramadığını anlamak için de özellikle buraya yazıyorum. Örneğin 5 – 10 yıl sonra kitap kaplamaktan vazgeçecek miyim; hatta kaplayacak kitap almak yerine tamamen e-kitaba mı yöneleceğim? Continue reading →