Hikâye mi Öykü mü

Kelimeleri, bazen bilinçli bazen bilinçsiz şekilde kullanırız. Bu, bizim kültürel birikimimizle ilgili ipuçları verir. Eş anlamlı kelimelerden hangisini kullandığımızın da çoğu zaman farkına varmayız ama hangisini tercih ettiğimiz de bizim hakkımızda fikir verebilmekte. "Bütün" mü diyorsun "tüm" mü? "Ayrıntı'yı mı kullanıyorsun "detay"ı mı? "Kelime"yi mi yoksa "sözcük"ü mü daha çok kullanıyorsun? "Mesela"yı mı "örneğin"i mi … Hikâye mi Öykü mü yazısını okumaya devam et

Roman Eleştirisinin Kralı: Fethi Naci

Fethi Naci'nin anılarından oluşan 'Anılar Kitabı'nın ardından onun dünyasında gezinmeye devam ediyorum. Önümüzdeki günlerde eşi Lale Hanım'la Fethi Naci hakkında konuşmak amacıyla bir araya geleceğimiz için Naci ile ilgili yüzlerce sayfa kitabı ve onlarca makaleyi okuyup notlar alıyor; sorular çıkarıyorum. Benim için büyük bir heyecan vesilesi olan buluşmaya günler kala Hürriyet Yaşar imzasını taşıyan 'Yazının … Roman Eleştirisinin Kralı: Fethi Naci yazısını okumaya devam et

Gelinciklerle Karşılanan Baba: Fethi Naci

Elif Şafak, vefatından tam bir ay sonra (30 Ağustos 2008) Türk edebiyatının Nurullah Ataç’tan sonraki en büyük eleştirmeni Fethi Naci’nin ardından şu satırları kaleme alacaktır: “Muhakkak ki uzun senelerini edebiyata adamış, bu alanda haklı bir ün yapmış Fethi Naci’nin yokluğu önemli bir boşluk yaratacaktır.” Ancak Naci,  “Edebiyat okurlarının bellekleri pek güçlü değildir. Ve unutmaya hazırdırlar.” … Gelinciklerle Karşılanan Baba: Fethi Naci yazısını okumaya devam et

Bana Doğru Düzgün Türkçe ile Gelin!

Takip ettiğim bir blog yazarı arkadaşlardan biri, bir 'röportaj' yaptığını yazmış, başlığını da buna göre atmış ama aslında yaptığı şey tam anlamıyla 'söyleşi' örneğiydi. Arkadaşı, söz konusu yazının röportaj değil söyleşi olduğu konusunda uyardığımda -aslında çok da şaşırmamam gereken- tuhaf bir savunmayla karşılaştım: "Haklısın ama insanların anlamak istediği gibi söyledim. O şekilde aratılıyor Google'da diye." … Bana Doğru Düzgün Türkçe ile Gelin! yazısını okumaya devam et

Çok Fotoğraf Çekesim Geldi, Ben de Yazı Yazdım

Benim fotoğraf çekme isteğim, karnımın acıkması gibi yer ve zaman dinlemiyor. Saat gece 01.13 ve ben bir taraftan patates kızartması konusunda can çekişirken bir taraftan da siyah-beyaz hatta simsiyah-bembeyaz bir portre çekme hevesiyle yanıp tutuşmuş durumdayım. Bu saatte ne patates kızartabilirim ne de sokakta birini bulup denklanşöre birkaç kez basabilirim değil mi ;) İlknur'a göre … Çok Fotoğraf Çekesim Geldi, Ben de Yazı Yazdım yazısını okumaya devam et

ATAÇ

Nurullah Ataç'ı okurken aklıma geldi, ilkokul öğrencisiyken "ataçları" çok sevdiğim... Hâlâ seviyorum ataçları; kullanmasam da renk renk plastik, metal ataçlarım var :) İlkokuldayken defterlerimin yaprakları kocaman kocaman kıvrılırdı. Sahi; o yapraklar o zaman niçin kıvrılırdı da şimdi hiç kıvrılmazlar... — evrengunlugu.net, 5. yılında sosyal sorumluluk gereği Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği‘nin kampanya ve projelerini destekleme kararı … ATAÇ yazısını okumaya devam et