Nurullah Ataç’tan 9 Özlü Söz

Nurullah Ataç‘ın Günlerin Getirdiği (1946) ve Sözden Söze (1952) eserlerinin Yapı Kredi Yayınları tarafından 1998 yılında tek kitap olarak yayımlanmış halinin 6. baskısını okudum. Kurgusal yapıtları haricinde anı, günlük veya mektupları sayesinde doğrudan edebiyatçıları kendilerinden dinlemek bana ayrı bir haz veriyor. Ataç, başta kendisi olmak üzere diğer edebiyatçılarla ilgili görüşlerini ve zaman zaman da Türkçe hassasiyetini kendine has üslubuyla yazıyor. Ben Günlerin Getirdiği – Sözden Söze‘yi okurken büyük zevk aldım. İki eserin birleşimi olan kitap, başlı başına bir hazine ancak ben özellikle Günlerin Getirdiği bölümünden Nurullah Ataç’a ait dokuz cümleyi burada nakletmek istedim.

Lütfen Ataç’ın bazı sözcükleri nasıl yazdığına da dikkat edin. Size yardımcı olması için o sözcükleri kalın yazdım.

  • İnsan erkeklerin yanında, daima imtihan oluyor gibidir; kadınların yanında ise, hicabı, terbiyeyi unutmamak şartiyle, gönlünce konuşabilir. (s.16)
  • Gücümün yetmiyeceğini bilirim de dövüşe gelemem, susarım; ama canım oldum bittim kıymetli değildir. (s.21)
  • Memleket uğrunda tehlikeyi göze almak nasıl boynumuzun borcu ise zaman uğrunda da göze almak boynumuzun borcudur. (Ataç bu sözü, Schiller’in “İnsan bir devletin yurttaşı olduğu kadar bir zamanın da yurttaşıdır.” ifadesine karşılık söylüyor.) (s.23)
  • Dünyada düşünce çok, değiştir değiştir kullan; dost bulmak zor. (…) Bir kimse ile bir işiniz çıksa, şiir, musiki üzerine ne bileyim, herhangi bir şey üzerine neler düşündüğünü mü sorarsınız, kiminle düşüp kalkıyor, onu mu? Kendimizi aldatmıyalım, düşünceye öyle büyük bir değer verdiğimiz yoktur, hayatta bir süs, bir eğlencedir, olsa da olur, olmasa da… (.26)
  • Her insanın hayatı, alâka ile dinlenmeğe lâyıktır. (s.38)
  • Hiçbir şey, kendinden önce olmuşları büsbütün silemez, olmamış edemez. Ölüm de insanı yok edemez. (s.62)
  • Bir insan kendi ölümü ile değil, kendisini sevmiş, yahut sadece tanımış en son insanın da toprağa düşmesiyle ölür. (s.62)
  • Büyüklük hayır demektedir demiyorum, hayır diyebilmektedir. (s.76)
  • Haddini bilmek yaşını bilmekle başlar derlerse inan. (s.142)

Nurullah Ataç’ın Tevfik Fikret eleştirisi

Günlerin Getirdiği‘nde dikkat çeken bir konu da Nurullah Ataç’ın diğer edebiyatçılarla ilgili değerlendirmeleri. Türkçe üzerinden Tevfik Fikret’i sert sözlerle eleştirir Nurullah Ataç. Fikret’in Zerrişte, bu ismiydi onun, sanki haberdar / Mahfi kederimden… mısrasındaki bu ismiydi onun ifadesini fena halde diline dolar: “Bu” zamirini Türkçeye Edebiyat-ı Cedideciler getirdi, bir lüzumu varmış gibi… der. Ataç’a göre arkadaşları gibi Tevfik Fikret de Türkçeyi hiç sevmemişlerdir. Bu görüşünü desteklemek için de Fikret ve arkadaşlarının yazdıkları eserleri delil gösterir. Türkçeyi o kadar hor görmüş bir adama biz de kalkıp “büyük Türk şairi” demişiz! sözleriyle öfkesini dile getiren Ataç için Tevfik Fikret, Türkçe yazmaz, Firenkçe de yazmaz, olmıyan bir dilde yazar. (s.29)

Ataç, Günlerin Getirdiği’nde sadece Tevfik Fikret’i değil Mehmet Akif Ersoy ve Faruk Nafiz Çamlıbel’i de pek sevmediğini “Mahmet Âkif’i hiçbir zaman iyi bir şair saymadım. Faruk Nafiz’e hayran olmadım.” sözleriyle dile getirmekten çekinmiyor. (s.71)

Ataç’ı okurken, günümüzde yaşasaydı bu cesur çıkışlarını muhtemelen Twitter üzerinden yapar, kendisi gibi hâlâ hayatta olan birçok edebiyatçıyı tivit zincirleriyle yerden yere vurur, deyim yerindeyse adeta gömerdi, diye düşünmeden kendimi alamadım.

Nurullah Ataç’tan 9 Özlü Söz” için 6 yorum

  1. Ataç, sanırım ilk modern Türkçe denemeleri yazan bir edebiyatçı ve devrinin şairlerinin de en sert eleştirmeni :) hem de öyle böyle değil, kullandığı öztürkçe kelime denemeleri ile devrindeki edebiyatçılarla epeyce birbirlerini eleştirmişler, okunmaya değer bir yazar.

  2. Ben de bu yazınızdan sonra Nurullah Ataç okumaya Başlayabilirim Belki Çok Güzel Yazıydı Yazarı Bize Bir Çırpıda Anlattınız Diyebilirim.

  3. Nurullah Ataç okumamak bence bir eksiklik Nurcan ancak hâlâ telafi edebilirsin bunu ;) Ataç’ın konuşkan ve samimi hatta çoğu zaman çocuksu üslubunu çok seveceğine inanıyorum.

  4. Yazınızı okuduktan sonra, acaba neden hiç Nurullah Ataç okumadım ki diye düşündüm.. okuma listeme derhal ekledim, vesile oldunuz, teşekkürler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir