…bir e-lektronik yaşam projesi

Kişisel bir web günlüğünün de sosyal sorumlulukları vardır. Bu yüzden geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bir sivil toplum kuruluşuna blog aracılığıyla destek sağlamaya devam etti e-vren günlüğü. 2010-2011 döneminde Acil ihtiyaç Projesi (AİP) Vakfı’nı seçmesinin en büyük sebebi vakfın samimiliği ve şeffaflığıydı. Türkiye gibi bir yerde bir sivil toplum kuruluşundan en çok beklenen şeffaflık ve hesap verebilirlik oluyor. En azından ben kendim buna dikkat ediyorum. AİP, kendisine yardımda bulunan herkesi {şurada}, yardım sevkiyatlarını {şurada}, tüm faaliyet raporlarını da {şurada} gönül rahatlığıyla paylaşıyor. Zaten olması gereken de bu.

Her yıl hasretle beklediğimiz Ramazan ayı iki gece sonra tüm ihtişamıyla yeryüzüne inmeye hazırlanıyorken AİP Vakfı da Ramazan’da yoksullara yardımseverler adına yardım ulaştırmak adına kolları sıvadı.  Bu yılki yardımları erzak, nakdi ve fitre / zekat olmak üzere üç farklı şekilde kabul etmeye başladı. 2010 Ramazanı için AİP Vakfı aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmayı düşünürseniz {şu} bağlantıdan bütün detaylara erişmeniz mümkün.

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.


13 saatliğine Aydın’dan ayrıldım bugün.

İlk durağım Bıyıklı‘ydı. Yıllardır Bıyıklı ve Bağarası‘nı aynı yerler zannederdim. Suç bende değil, çocukluğumdan beri üzerinde Bıyıklı-Bağarası yazan dolmuşlarda ve ikisini beraber söyleyip duran büyüklerimde ;) Meğer ikisi birbirinden ayrı yerleşkelermiş ;) Bıyıklı’dan sonra Bağarası’nda da 15-20 dk. oyalandım. Bunu da tarihe not düşüyorum ;)

Sonraki durağım Söke‘ydi. Sınıf arkadaşım Ahmet‘i ziyaret ettim; blog vasıtasıyla uzun süredir tanıdığım blog yazarı Onur Şendere ile internetteki tanışıklığı gerçekliğe taşıdık. Söke’nin Atatürk Parkı’nda asker muhabbetini aratmayan uzunlukta blog sohbeti ettik ;)

Bu arada dün gece Ziya‘nın modelliği sayesinde ne zamandır aklımda olan fotoğraf klonlamayı gerçekleştirdim. İlk denemeye göre benim için heyecan verici ve sonuç çok eğlenceli. En kısa zamanda küçük e-vren’ler de istiyorum ;)

 —-

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.


[*]

Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim. Olur ya kalp durur akıl unutur. Ben dostlarımı ruhumla severim. O, ne durur  ne de unutur.

diyor Hz. Mevlana. Aklımdan çıkarmış gibi görünsem de kalpsiz gibi sanılsam da ruhum izin vermiyor sevdasıyla gönlüme kazınan dostların gidişine.

Bir tercih yapmalarını bekliyorum dostlardan. Ve onlar tercihlerini yapmıyorlarsa ben onların yerine bir tercihte bulunmak zorunda kalıyorum. Hayatımın merkezine aldıklarımı an geliyor hayatımın dışına taşıyorum. Gönlümdeki taht’a otururken “niçin?” diye sormayan dost, taht’tan indirilirken hangi hakla “neden?” diye sorar; anlayamıyorum.

[*] Fotoğraf ilk kez {şu yazı} için kullanıldı.

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.


Bu yazıyı yazmaya başlamadan az evvel şu an 11. sınıfa geçen delikanlı, yiğit ve çok başarılı bir öğrencim mesaj attı: Hep diyorum ya hocam, bir gün sizinle aynı okulda öğretmenlik yapacağız.Benim aslan öğrencim bunu hep söylüyordu yine söyledi; gönlüm titredi. Bir de dün üniversite tercihlerini onayladığımız bir öğrencim daha var. Kendisi okul birincisi oldu ve edebiyat öğretmeni olmak için can atıyor. Aynı şehirde ben edebiyat öğretmenliği o da edebiyat öğrenciliği yapacağız, hafta sonları da beraber kahvaltı edeceğiz; böyle bir hayalimiz var umutla beklediğimiz ;)

Öğleden sonra Safiye Sultan ve Ziya‘yla Aydın Devlet Hastanesi‘nde hasta ziyaretindeydik. 4. kata çıkmamız gerekiyordu ve annemin kalbi olduğu için asansöre bindik. Asansöre -2. kattan binen mavi kıyafetli hastane elemanlarının Recep İvedik’in iğrenç repliklerini aratmayan {Devamını oku}


Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD) Uyarıyor:

Her yıl birçok kişi özellikle yaz aylarında (çoğunlukla 16-25 yaş arası gençler), sığ suya balıklama atlama sonucu boyun omurlarının kırılmasıyla felç olmakta veya yaşamlarını yitirmektedir.

Türkiye’nin 28 ilinin {Kırklareli, İstanbul, Tekirdağ, Çanakkale, Edirne, Balıkesir, İzmir, Aydın, Muğla, Antalya, Mersin, Adana, Hatay, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Rize, Trabzon, Artvin, Yalova, Bursa} denize kıyısı mevcuttur. Bu sebeple özellikle yaz aylarında suya balıklama atlama sonucu yaşanan boyun travmaları ve felç vakaları oldukça yüksek rakamlara çıkmaktadır.

Özellikle denize girilen yerlere yerleştirilecek uyarı levhaları suya balıklama atlama sonucu yaşanan felcin önlenmesinde temel önleyici uygulama niteliğindedir. Avustralya’da ve Amerika’da yapılan benzer çalışmalar sonucu omurilik yaralanmalı kazaların %70 oranında azaldığı dikkate alındığında, benzer bir çalışmanın ülkemizde de yapılması gerekliliğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.

 evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.


Dün itibariyle kardeşim Ziya ve Deniz nişanlandılar ;) Gençlerin sevenleri öyle çoktu ki nişan töreninin yapıldığı mekanda oturacak yer kalmadı. Düğünün Adnan Menderes Stadyumu’nda yapılmasını teklif ediyorum ;)

Sırasını kardeşine veren bir ağabey olarak bütün bir nişan gecesi KPSS’min nasıl geçtiği, sıramı kardeşime niye kaptırdığım ve niçin hiç dans etmediğim sorularıyla muhatap oldum ;) Benim de bir anlam veremediğim bu ısrarcı sorulara rağmen nişan gecesinin tahminimden de güzel ve eğlenceli geçtiğini düşünüyorum ;)

Bir de şunu tecrübe ettim: Ne kadar hazırlık ve planlama yapılırsa yapılsın böylesi organizasyonlar tamamen doğaçlama bir seyir izliyormuş ;)

evrengunlugu.net;

 2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

 


Biz iki kardeş şehrin çocukları, evcilik oyunu oynarken dağıttılar seni İzmir! Biz iki komşu toprağın evlatları, bir sevda masalını yaşarken darmadağın ettiler seni İzmir!

Ey Aşk’ın incisi; Sevdamın başkenti! Yordular seni, rahat bırakmadılar peşini. Biz senin mavine karşı göz göze anlaşır yeşilinde sessizce sevişirken yerle yeksan oldu bütün o imparatorluk. Güneşin değdiği her yerinde, her gölgende sözlerimiz var, keşfedilmemiş limanlarında mahremiyetlerimiz gizli. Şimdi avuç avuç parçalanırken her toprağın ve sen o haldeyken bile aşkını düşürmezken dilinden, ben cehennem savaşları veriyorum.

Acına rağmen sessizsin, yanıyor yüreğin ve kimsesiz gibisin. Eksik cümlelerim tamamladıkça kendini; Evren’in yeşili yeniden karışacak maviliğine.

evrengunlugu.net;

 2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.