Browsing Category

MisAfiR KaLeM{LeR}

MisAfiR KaLeM{LeR}

Tebdil-i Mekandaki Ferahlık Kaç Gün Sürer?

{Ocak ‘10 Gönüllü MisAfiR KaLeM Yazısıdır.}

[important color=red title=”evrengunlugu.net’in notu:”]Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği‘nin Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyasına destek amacıyla evrengunlugu.net olarak başlatılan Misafir Kalem Olmanın Yolu 3430′dan Geçiyor projesine kısa mesaj ile bağışta bulunan sevgili Zeynep Çiğdem‘e teşekkür ediyorum. Gönüllü MisAfir KaLeM olma sırası 3430′a mesaj atma sırasına göre belirlenmiştir.[/important]

Tebdil-i mekandaki ferahlık kaç gün sürer ya da insanın cehennemini de beraberinde götürdüğünü anlaması için kaç gün geçmelidir?

Herhangi bir sebepten dolayı bir mekandan, bir şehirden hatta bir evden soğuyunca insan; en kolayı “tebdil-i mekanda ferahlık vardır” sözüne inanıp uzaklaşmak, gitmek kimine göre de kaçmak oluyor. Önce “uzaklaşmalıyım birazlar” , “gidiyorum”a dönüşüyor. Gidiyorumlara bir bakıyorsunuz “kaçmak” oluvermiş çoktan… Devamını Okuyun

MisAfiR KaLeM{LeR}

Bu Bir Üçüncü Sayfa Haberidir

{Aralık ‘09 Gönüllü MisAfiR KaLeM Yazısıdır.}

[important color=red title=”evrengunlugu.net’in notu:”]Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği‘nin Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyasına destek amacıyla evrengunlugu.net olarak başlatılan Misafir Kalem Olmanın Yolu 3430′dan Geçiyor projesine kısa mesaj ile bağışta bulunan sevgili Sultan‘a teşekkür ediyorum. Gönüllü MisAfir KaLeM olma sırası 3430′a mesaj atma sırasına göre belirlenmiştir.[/important]

“Erzurum’da bir kuş var

Kanadında gümüş var

O gelin bir oğlan doğurmuş

Adını Musa koymuş”

Olgunluğunu ve anlayışını Musa Peygamberden mi aldın minik yavrum? Duruşun öyle asil ki, yüzünden nurlar akıyor sanki… Büyümüşte küçülmüş gibi davranışların, gözlerin zekice bakıyor, belli ki yüreğin temiz duygularla yoğrulmuş.

Ailenle geçireceğin son geceymiş, nerden bileceksin? Küçücük yüreğinde, kocaman inancınla Allahın secdesine vardığında, neler diledin kim bilir? Sonun olacağı güne günaydın dedin ve annene. Okulunun önünde seni bekleyen Azraillinmiş meğer ağlamaklı gözlerle arkadaşlarına veda edip, naylon poşete sığdırdığın kitaplarınla, yanında cellâdınla yürüdün Erzurum sokaklarında.

O kadar rahatsın ki, Devamını Okuyun

MisAfiR KaLeM{LeR}

Bu Hakkı Kendime Ayırdım

 

{Kasım ‘09 Gönüllü MisAfiR KaLeM Yazısıdır.}

[important color=red title=”evrengunlugu.net’in notu:”]Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği‘nin “Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyası“na destek amacıyla evrengunlugu.net olarak başlatılan Misafir Kalem Olmanın Yolu 3430′dan Geçiyor projesine kısa mesaj ile bağışta bulunan değerli Serap Kazancı’ya teşekkür ediyorum. Gönüllü MisAfir KaLeM olma sırası 3430′a mesaj atma sırasına göre belirlenmiştir.[/important]

Şehirleri şehir yapan binlerin hikâyesi var elbet ve bu hikâyelerin yazılmışlarından biriyiz şu buluşmayı sağlayan kelimeler sayesinde. Anlatabilmeyi becerebilme isteği taşımayı seviyorum; ama kimseye ne mesaj verme ne de öğretme çabasında da değilim. Bu hakkı kendime ayırdım.

Yeni bir deneyimin keyfi, planladığımız yaşam standartlarımızın harcayalım diye seçenek olarak sunabildikleri kadar önemli. Her tür yaşamsal değerler tecrübe ile tespit edilmese de yaşama alanımın olgunlaşma hikâyesi yeni bir boyut kazandı. Geride kalan yıllara kafamı kaldırıp baktığımda Devamını Okuyun

MisAfiR KaLeM{LeR}

Basit Bir Kız Meselesi

e-vren günlüğü'nün ilk gönüllü misafir kalemi

{Ekim ’09 Gönüllü MisAfiR KaLeM Yazısıdır.}

[important color=red title=”evrengunlugu.net’in notu:”]Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği‘nin Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyasına destek amacıyla evrengunlugu.net olarak başlatılan Misafir Kalem Olmanın Yolu 3430’dan Geçiyor projesine ilk bağış yapan dostum Eray Akın oldu. Kampanyanın e-vren günlüğü’nde başlatılmasının üzerinden henüz birkaç dakika geçe girişimde bulunan Eray’a gönüllüğünden, duyarlılığından ve yazısından dolayı teşekkür ediyorum. Gönüllü MisAfir KaLeM olma sırası 3430’a mesaj atma sırasına göre belirlenmiştir.[/important]

Kimse bu yazılan yazıdan bir ders çıkarmasın; kimse de bu yazılan yazının diline, öznesine, tümlecine, süzgecine bakmasın. Hayata dair hiçbir şey de yazmayacağım bu satırlarda. Herkesin bildiği ama her zaman söylemediği şeyler benimkisi; basit bir kız meselesi…

Hani insanlar konuşurken cümleleri bağlamak amaçlı kullanırlar ya (bak sana bir şey söyleyeceğim ama sakın gülme) her insanın hayatında yer almış anlamlarıyla kaybolmuş gibi görünüp ama komik ve anlamsız şeylerden bahsediyorum ben. İnsanlar koskoca ve kapkaranlık dünyalarına bir küçücük Devamını Okuyun

MisAfiR KaLeM{LeR}

Haziran’da Büyümek Zor

Me.lis De.niz Yol.cu

{Eylül ‘09 MisAfiR KaLeM Yazısıdır.}

[important color=red title=”Yazıyı, Sahibinin Sesinden de Dinleyin:”][/important]

O sokaktaydım bugün… Çocukluğumun en güzel yılları, bisiklet yarışlarından dönüp terli terli su içtiğim ama bir türlü hasta olamadığım ve inadına daha da soğuk sular içtiğim o balkonun o sokağı..

”Yazı getirdiniz yine” dedim dedeme ki her yaz korkarım bir sonrakinden, anneannemin dedemin göreceği en son yaz bu mu acaba diye. Yine gördü anneannem dutları, közde mısırları, elinde doğmamış bebeğim için ördüğü patik vardı. Anneannem duymadı beni hiç, sesimi hiç tanımadı ama hep çok sevdi bizi, beni…

Okul dönüşlerim vardı o sokağa, anneannemin Devamını Okuyun

MisAfiR KaLeM{LeR}

Ceset Torbasından 3G’ye Geciş

evrengunlugu Ağustos '09 MisAfiR KaLeMi

{Ağustos ‘09 MisAfiR KaLeM Yazısıdır.}

Beynimize kazınmış seslerden biri; ”Orada biri var mı? Sesi mi duyan var mı?” On iki yaşındaydım, zifiri karanlıkta sokağa çıkıp binaya baktığımızda. Anne yatağımı sallama deyip, uyumaya devam etmiştim kapımız tekme ve yumruklarla çalınana kadar. Üçüncü katta oturduğumuz için, üst katlardan her inen kapımızı çalıp geçmişti. Annem “haydi kalk biraz dışarı çıkalım” dediğinde; ”aklını mı oynattın gecenin bir vakti ne işimiz var sokakta!” diye çıkışmıştım.

Yaz günü içim ürpermişti park duvarının üstünde otururken. ”Şiddeti kaç acaba?” cümlesini ilk duyduğumda Devamını Okuyun

MisAfiR KaLeM{LeR}

KÖPRÜ

Temmuz 2009 MisAfiR KaLeMi Fatih KAVAS

{Temmuz ’09 MisAfiR KaLeM Yazısıdır.}

Bugünlerde İstanbul’a üçüncü köprünün yapılması için çalışmalar başlatıldı. Artık iki köprü İstanbul için yeterli gelmemektedir. Çünkü İstanbul, bünyesindeki nüfusu kaldıramamakta ve her geçen gün artan nüfusla birlikte büyümektedir. Ulaşım sorununu çözmek için doğal olarak üçüncü köprünün yapılması şart olmuştur. Yıllardır devam eden göç sorunu çözülmedikçe İstanbul’a yapılacak olan üçüncü köprü yetmeyecek dördüncüsü de yapılacaktır.

Asıl sorun köprü değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin uzun bir süredir çözemediği göç sorunudur. Yıllardır önü engellenemeyen bir şekilde Doğu’daki insanlar, Devamını Okuyun