MisAfiR KaLeM{LeR}

Basit Bir Kız Meselesi

e-vren günlüğü'nün ilk gönüllü misafir kalemi

{Ekim ’09 Gönüllü MisAfiR KaLeM Yazısıdır.}

[important color=red title=”evrengunlugu.net’in notu:”]Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği‘nin Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyasına destek amacıyla evrengunlugu.net olarak başlatılan Misafir Kalem Olmanın Yolu 3430’dan Geçiyor projesine ilk bağış yapan dostum Eray Akın oldu. Kampanyanın e-vren günlüğü’nde başlatılmasının üzerinden henüz birkaç dakika geçe girişimde bulunan Eray’a gönüllüğünden, duyarlılığından ve yazısından dolayı teşekkür ediyorum. Gönüllü MisAfir KaLeM olma sırası 3430’a mesaj atma sırasına göre belirlenmiştir.[/important]

Kimse bu yazılan yazıdan bir ders çıkarmasın; kimse de bu yazılan yazının diline, öznesine, tümlecine, süzgecine bakmasın. Hayata dair hiçbir şey de yazmayacağım bu satırlarda. Herkesin bildiği ama her zaman söylemediği şeyler benimkisi; basit bir kız meselesi…

Hani insanlar konuşurken cümleleri bağlamak amaçlı kullanırlar ya (bak sana bir şey söyleyeceğim ama sakın gülme) her insanın hayatında yer almış anlamlarıyla kaybolmuş gibi görünüp ama komik ve anlamsız şeylerden bahsediyorum ben. İnsanlar koskoca ve kapkaranlık dünyalarına bir küçücük mavi su damlası aramakla geçirirler ömürlerini. İşte sorun burada; herkesin mavi damlası birbirini tutmuyor. İnsan oğlu da bu damlalara AŞK deyip geçiyor. AŞK’ın böyle üç harfli masum ve pembelere bürünmüş durduğuna bakmayın; adamın aklını alır, ayaklarını yerden keser, vezirlerin içinde rezil kepaze eder. Daha neler neler… Öyle çok arkadaşımı harcadı ki bu canavar…

Geçenlerde ben de kapıldım böyle bir fırtınaya ama en başta dediğim gibi benimkisi basit bir kız meselesi. Üstesinden gelinmeyecek bir şey değildi, sonuçta her şey aynı periyotta gerçekleşecekti; görecektim, sevecektim, âşık olup dizlerimi dövecektim. Nitekim de öyle oldu ufak bir farklılıkla ilk defa ağzımdan burnumdan kan geldi. O herkesin bahsettiği şaraptan içemedim, ne bileyim çimlerin üzerinde yavaş çekim koşamadım.

Avuçlarımda biriken kanın içinde o bahsettiğim mavi damlayı aradım. Ve şu sonuca vardım. Aslında hayatta hiç kimseye karşı sadık ve özverili olmayacaksın. Dünyadaki her varlık onu sevene karşı aldatmaya eğilimli ve ısteklidir. En yakınınızla bile konuşurken %50 oranında sizi yarı yolda bıracağını aklınızdan bir an bile çıkarmayacaksınız. Çok karamsarca ama kalbinizden akan kanın sıcaklığı kadar gerçek bu ihtimaller.

[important color=red title=””]Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği’ne bağış yaparak evrengunlugu.net’in ilk Gönüllü MisAfiR KaLeMi olan Eray AKIN, 1982 Trabzon doğumlu. Eray, uzun yıllar yaşadığı Aydın’a üniversite eğitimi için veda edip sonrasında da Burdur’da reprezant olarak çalışmaya başladı.[/important]

evrengunlugu.net, 5. yılında sosyal sorumluluk gereği Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğinin kampanya ve projelerini destekleme kararı almıştır. Ziyaretçilerini de TOFD’a destek olmaya davet etmektedir. TOFD’a ulaşın; gönüllü olun; 3430‘a boş bir sms atarak “Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyası”na 5 TL’lik bağışta bulunun.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

6 Yorumlar

  • Yanıtla hülya 06 Kasım 2009 at 13:27

    Kimilerine göre basit bir kız ya da erkek meselesi kimilerine göre derin bir sevda hikayesi bunu hissettiren de sadece şu 3 harfli masum kelime AŞK!!!

  • Yanıtla ephorıa 02 Kasım 2009 at 23:47

    aşk ayaklarının yerde kesilmesi,mantığın değil duyguların harekete geçmesidir..doğru mantıklı olan:güvenmediğin birine gönül vermemektir lakin;duyguların seni alıp götürür bilmediğin uzaklara,kendindeki en yakınlara..aslında olmayana aşıksındır ve yıllarca onun peşinden koşarsın..aramayı daha çok sever insan hep,bulduğun şey aranan değildir artık,sendedir ve önemini kaybetmiştir..aramaya ve bilmediğin heyecanalara yol alırsın…ta ki??

  • Yanıtla Hasan 02 Kasım 2009 at 21:59

    Tam senin bu yazını okurken ben de kendi durumumu düşünüp esef ediyordum ki, sayende doğru noktayı buldum. Teşekkürler…

  • Yanıtla çiğdem(kedikardeşliği) 01 Kasım 2009 at 17:57

    (…)Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak… (can yücel)

    Eline sağlık sevgili Eray Akın.

  • Yanıtla rose 01 Kasım 2009 at 04:00

    Yazi gercekten cok sade ve icten yazilmis,sagolasin böyle icten yazdigin icin Eray
    Ama sunu belirtmek isterim ki “Büsra”nin yaptigi yoruma katilmamakta elde degil hani,su üc efsunlu harf nasil bisey bilmiyorum belki de bilmek istemedim ama eger bir gün karsima cikarsa da umarim güzel olur….
    Hep diledigim sudur öyle bir insan olsun ki karsimda Rabbime sükredeyim.
    Hayat gittikce kötülesiyor ne asklarin tadi kaliyor ne baska biseyin belki bundandir eskiye özlem yada ben öyle hissediyorum
    Böylesi yazilarin devamini bekliyorum ve tekrardan tesekkürler….

  • Yanıtla büşra 01 Kasım 2009 at 03:26

    Öncelikle tebrik ediyorum hızlı duyarlılığın için Eray :)
    Çok duru ve içten bir anlatım olmuş zevkle okudum yazını.Kalemine sağlık.

    ve kendi kalemimi paylaşıyorum şimdi:)

    “Aslında hayatta hiç kimseye karşı sadık ve özverili olmayacaksın. Dünyadaki her varlık onu sevene karşı aldatmaya eğilimli ve ısteklidir. En yakınınızla bile konuşurken %50 oranında sizi yarı yolda bırakcağını aklınızdan bir an bile çıkarmayacaksınız”

    Karamsar bir cümle. Hayat bizler için zaten barındırıyor içinde sürpriz çakıl taşlarını,zaman zaman takıldığımız.. Hal böyleyken bir de böyle düşünücek kafa yorucak olursak vay halimize yahu:)Bu düşünceyle elimizdeki balı da zehir eyleriz:)
    Aşktan yola çıkılmış.. bu noktaya gelmesi beklenebilir bir şey.. Çok canlar yakmıştır ama rezil değil vezir eyledikleri de vardır elbet…
    Aşk doğru ruha işleyince kendini,idrak ettirince gerçek kimliğini, sırrına erdirebilince canavar olmaktan çıkar ki zaten bu noktada zayıftır insanlar, bu yüzden tökezlenir..
    Başarabilene söyletir şu cümleyi “aşk gelince cümle eksiklikler biter.”
    cefası çoktur sefasını sürmek için..
    insanlar….
    canavara çevirende melek suretine büründüren de hep insanlar.. Böyle yazdım çizdim coştum da niyee? Çünkü şu üç efsunlu harf için genellikle olumsuz şeyler duymak korkutuyor:)Ama diyorum ki,var yine var sağlam aşıklar, zerresine kadar yaşanan aşklar, tam aşk gibi( o da nasıl oluyorsa artık bilemiyorum birden kullandım)Belki çık hayal aleminden diyen arkadaşlarım olabilir de hiç mi yoktur yahu sahiden :) Vardır diye düşünüyorum illaki.
    ve hepimize öyle yaşanılası imrenilesi o gerçek fedakar aşklardan diliyorum.. İnanmak istemiyorum kalmadğına, birileri var desin :)ümitvar olmak iyidir:)

  • Bir Cevap Yazın