Monthly Archives

Nisan 2007

e-günlük

Dokuz Yıl Sonra Konya

1998 yılında ilk ÖSS’ye girdiğim günün gecesi Konya‘ya yola çıkmıştım. O zaman Abdullah abim gezdirmişti beni. Selçuk Üniversitesi‘ne hayran kalmış, ilk tercihlerimde burası yer almalı demiştim. Üniversite hayallerim Konya’dan çok sonra gerçekleşti. Pamukkale Üniversitesi’nin Fen Edebiyat Fakültesi girişinde Türkiye Eğitim Gönüllüleri‘ne gönüllü kaydı alınıyordu ve nasıl da heyecanla formları doldurmuştum. Ama ne var ki bu ilk gönüllülük atağımda ne beni ne de form dolduran diğer sınıf arkadaşlarımı arayan soran olmamıştı :)

Ateş Böceği Tırı‘nda başlayan gönüllü abilik-ablalığı, atölyeler, eğitimler, projeler, proje koordinatörlükleri, büyük organizasyonlar takip etti. Gönüllülük muhabbetlerinden sabah sabah içimiz bayıldı diyen gençliğin yanında biz hep birkaç kişi olduk. Birkaç yüz’ün arasında birkaç kişi yol aldık sosyal sorumluluk bilinciyle, toplumsal sorumluluk faaliyetlerinde. Ve ölene kadar devam etmesini dileğimiz bu heyecanın ve sorumluluğun geldiği son nokta Yeryüzü Gönüllüleri oldu.

Ulusal Ajans‘ın Avrupa Birliği Gençlik Programı kapsamında Eylem 1 (Avrupa İçin Gençlik) Eğitimi, ısrarla “Kağıt üzerinde değil sahada gönüllüğü” savunan bizler için en büyük hayallerden birine açılan önemli bir kapıydı. Ve 9 yıl sonra yine Konya’da 29 Nisan’dan 4 Mayıs’a kadar sürecek bir büyük proje eğitimi macerası… Yarın sabah bu büyük maceraya doğru yol alıyorum, içimde kocaman bir heyecanla…

e-günlük

Ülker Bize Turkche Yedirme!

İngilizce Yiyip, Turkche Konusuyoruz!” baslikli sitem dolu yazıma bağlı olarak Eti ve Ülker firmalarına Türkçesi varken ürünlerine yabancı ya da uyduruk isimleri verme sebeplerinisoran bir de e.posta yollamıştım. Eti’den şu ana kadar ses soluk çıkmazken Ülker Tüketici Danışma Merkezi mesajıma hemen ertesi gün cevap vermişti. Açıkcası Ülker’in olaya bakış açısını çok yadırgadım ve tatmin olmadım. Firmanın elbette tamamen Türkçe isimli ürünleri vardı, buna değinmemiş olmak bu gerçeği görmezden gelmek anlamına gelmezdi. Kaldı ki, yüzlerce üründen birkaçına Türkçe isim vermek, diğerlerine yabancı isim verilmesini haklı çıkarır bir bahane olamazdı. 110’u aşkın ülkeye Türkçe isimli markalı ürünlerle girmenin ekonomik sakıncalarını düşünen Ülker’in vermiş olduğu cevap şu şekilde:

Sn. EVREN … Bildiğiniz gibi ürünlerimiz içinde çok sayıda Türkçe markalı isimler de yer almaktadır: Albeni, Hanımeller, İkram, Bizim, İçim, Kalbim, Çubuk Kraker, Taç Kraker, Metro, Ece bunlardan sadece birkaçıdır. Ülker Grubu olarak 110’u aşkın ülkeye ürünlerimizi ihraç ettiğimizden, bazı ürün isimlerini bu pazarlara da uyacak şekilde seçmek durumunda kalıyoruz. Bu durum için bizi anlayışla karşılamanızı rica ederiz.

ÜLKER, Türkçe’mize sahip çıkma hassasiyetinin bir göstergesi olarak; Yahya Kemal Kitabı, Türk Dünyası Kültür Atlası, İskender Pala’nın Türkçeleştirdiği Avnî Divanı – Fatih’in Şiirleri gibi kitapların yayınlanmalarına destek olmuştur.

Sizlerden gelen her türlü eleştiriyi nasıl ifade edilirse edilsin memnuniyetle karşılamakta ve bu tür eleştirileri, uygulamalarımızı tüketici bakış açısıyla yeniden gözden geçirmek adına bir dost uyarısı olarak görmekteyiz. Bu anlayışın gereği olarak söz konusu uyarınızı ilgili ve yetkili birimlerimizle paylaşacağız.

ÜLKER Tüketici Danışma Merkezi

e-günlük

UA’nın Eğitimine Gidiyorum!

Başvuru sonuçlarını bekleme sürecinde içim içime sığmadı, sabırsızlığın en alasını gösterdim ve biliyorum Ayben, bu zaman zarfında sürekli başının etini yedim. Neyse artık sen de rahatladın ben de. Çünkü günlerdir beklediğim telefon bugün Ankara’dan geldi: Ulusal Ajans‘ın Konya‘daki eğitimi için yaptığım başvuru kabul edildi :) Salihim, senin de gözün aydın!

e-günlük

ANLAYARAK OKUMA ATÖLYESİ

ŞİİRE DOKUN’UN!

Meslek Liseliler de Kitap Okurun atölye çalışmalarında bugün hep beraber şiir kitaplarının arasına daldık. Kimimiz Orhan Veli‘nin, kimimiz İlhan Berk‘in dünyasında, kimimiz de şiir antolojilerinin yüzlerce dünya seçeneği içinde dolaştı. Bu gezinti sonunda yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi ortaya bir şiir ağacı çıkaracaktık. Ve hepimiz onlarca şiirin içinden en sevdiğimizcümleleri seçip aldık. Şiir, anlatamadığımız duyguları tek bir cümleyle ifade edebiliyordu. Öyle ki, cümle avına çıktığımız bu yolculukta aklımızı başımızdan alan o kadar çok cümleyle karşılaştık ki… Uzun lafın kısası bugün biz yine çok eğlendik :)

3. Haftanın Fotoğraflarını Gör

e-günlük

23 NİSAN!

 

Dünyanın En ÇoCuKBayramı!

Çok değil, birkaç yıl önceye kadar Aydın‘da 23 Nisan, biz bize kutlanırdı. Son yıllarda dünyanın çeşitli ülkelerinden öğrenciler de ilköğretim okullarımızın festivalleri kapsamında Aydın’a geliyor ve 23 Nisan Bayramı‘na onlar da katılıyor. Efeler İlköğretim Okulu‘nun başını çektiği Uluslararası Çocuk Festivali‘ne bu yıl, mezun olduğum Yahya Kemal Beyatlı İlköğretim Okulu da katılmış. Farklı kültür ve renkten çocukları bir arada görmenin dayanılmaz sevinciyle Dünyanın Tek Çocuk Bayramını bugün Hüss‘le ilk defa stadyumda seyrettik.

Mini mini bir ilkokulluyken rengarenk kıyafetlerle katıldığım 23 Nisan etkinliklerinde uçan balonumu elimden kaçırdım diye az ağlamamıştım. Stadyumun kapısından içeri girerken yıllar yıllar önce elimden kaçan balonumun takıldığı ağacı gösterdim Hüss’e. Kurtuluş etkinliklerinde, resmi bayramlarda efe kıyafetleriyle meydanlarda boy gösteren ve basının ilgi odağı olan Hüss, bu yıl ilk defa stadyumdaki resmi törenleri seyretti :) Büyük amcaların kutlama konuşmaları yüzünden epey sıkıldı ama şenliklerin başlamasıyla eğlenmeye başladı. Seneye nerede olacağımız belli değil, yeğenimle güzel bir bayram geçirmiş oldum :)

e-günlük

Ben İngilişçe Bilmiyor[muş]um!

Malum Pazartesi 23 Nisan. Neşe doluyor İnsan! Denizler de 23 Nisan Festivali için gelen Sırbistanlı bir kız öğrenciyi misafir olarak almış. Hep beraber toplandık Mesire’de sabah kahvaltısı yaptık. İngilizce kursunun birinci kurunu başarıyla bitirip, ilk sertifikamı almaya hak kazandım ama gördüm ki bende listening var, speaking yok :) Kahvaltı masamızdaki iki Sırp öğrenciyle iki kelam laf edemedim :)

Fatih‘le ben İlknur‘un Adana‘ya canlı telefon bağlantısıyla baktığı kahve falını gözümüz kapalı dinliyoruz. Bu kadar heyecanlı bir durum yani. 23 Nisan ekibi “seramoniye” gidince Fatih, İlknur ve Ziya ile kahvaltı sefasına devam edelim dedik. Ayben de kahve falı vesilesiyle “mekanik de olsa” masamıza dahil oldu.

Ayben’in bildirisinin kabul edilip Sivas’a gideceğini adım gibi biliyordum. Öyle ki, ben ağzımı bile açmadım ama fincanına yansımış :)

Dün 20 Nisan’dı. UA eğitimi için başvurusu süresi doldu. Gözüm kulağım gelecek e.postada. 30 Nisan’da Konya’da olmak is-ti-yo-rum!

e-günlük

İngilizce Yiyip Turkche Konuşuyoruz!

Türkçe’nin İngilizceleştirilmesi hızla sürerken, bunun en güzel kanıtlarından biri ürünlerin televizyonlarda dönen reklamları oluyor. Gıda sektörünün İki büyük Türk firmasının ürünleri bile ya uyduruk ya da tamamen ingilizce isimlerle market raflarındaki yerlerini alıyorlar.İşte ETİ‘nin bazı ürün isimleri: Finger, Maximus, Bumbada, Ruby, Negro, Browni, Crax, Wanted, Soho, Yami, Melo, Bumbo, Petito, Lifalif, Pronot

Ya ÜLKER ürünlerine ne demeli: Café Crown, Caramio, King Top, Stars, Haylayf, Rondo, Probis, Pretzel, Mix Kraker, Çizi, Krim Kraker, Choco, Alpella, Golf Bravo, Roko, Süper Fantasia, Lungo, Choxx, Hobby, Hobby Cup, Golf Storng, Royal, Golf Royal Special Dulce De Leche, Golf Royal Special Tria, Coco Pops, Corn Flakes, Crunchy Nut Corn Flakes, Frosties, Honey Loops, Allstar, Sunny, Link, Dankek, Dankek Choco, Dankek Kremix, Kekstra, Dankek Luxury, Dankek Baton, Chewy, Yutop, Heycan, Kidbox, Aktipro, Stars, Kremini, Viva, Yupo, Gallery, Toffe, Tipsy, Toto, Kitymilk

Türkiye’de, Türk vatandaşlarının yiyeceği bildiğimiz çikolataya “wanted”, çiğneyeceği sakıza “Chewy” adını vermenin mantığı nedir? Yabancı firmalar bile Türkiye pazarına soktukları ürünlerine, bizimkilerden daha Türkçe isimler koyarlarken bu rezillik nereye kadar sürecek?

Eleştirmek değil değiştirmek, tepki vermek gerekir. Eti ve Ülker firmalarının internet sitelerinden konuyla ilgili soruyu kendilerine de ilettim. Ürünlerine bu isimleri vermelerini nasıl savunacaklar ya da herhangi bir açıklamada bulunacaklar mı çok merak ediyorum. Hep beraber göreceğiz. Ülker’den gelen cevabı okumak için {şöyle buyrun}