e-vren’in objektifi’ne Genel Bir Bakış

Fotoğraf, hayatımda farklı bir yönde ve boyutta yol almaya devam ediyor. Aslında meşgul olmamam gereken uğraşlarla cebelleşirken amatör olarak “fotoğraf çekmek” ve fotoğrafı işlemek beni kafamdaki hengameden biraz olsun sıyırıyor. Birden düşündüm, evren’in objektifinden dediğim uğraşımın seyrini niçin derlemiyorum ;) Facebook profillerimde paylaştığım çekimlerimin haricinde herkese açık olarak paylaştığım flickr.com’daki belli başlı çekimlerimin detaylarını yazmaya karar verdim.

Kitap ve Çay

Yukarıdaki fotoğraf flickr.com‘daki hesabıma yüklediğim ikinci fotoğraf. Hayatımda çektiğim ilk fotoğraf değil, keşke o karenin hangisi olduğunu bulabilseydim ;) Flickr’a yüklediğim ilk fotoğraf, benim bir portrem olduğu için onu buraya almaya gerek duymadım.

Saklambaç

100. fotoğraf, Aydın’da bir alışveriş merkezinde çektiğim bu ufaklığa ait ;)

evrengunlugu.net 5. Yıl

Yukarıdaki fotoğraf da flickr.com‘daki arşivime 500. kare olarak eklendi. Haydar Doğramacı imzasını taşıyan bu çalışma evrengunlugu.net’in 5. yılı için Ege Ü. BİTAM stüdyosunda gerçekleştirilmişti.

Dün Demirel'dir Bugün Isparta

Isparta‘daki Süleyman Demirel heykelini çektiğim yukarıdaki kare de en çok ziyaret edilen fotoğraf özelliğini taşıyor. Bu fotoğrafın 1.liği hiçbir fotoğrafa kaptırmamasının sebebini çözebilmiş değilim ;)

Flickr'ı Seviyorum

Flickr.com ziyaretçilerinin en çok favorilerine eklediği fotoğrafım da bu yukarıdaki çekimim. Flickr yapışkanı ve yemek kaşığının e-vren’in objektifinden yansımasını ben de seviyorum ;)

Fotoğrafla aşkım sürmeye devam ediyor. Bu gün itibariyle 73 bin ziyaret sayısını deviren flickr.com‘daki fotoğraf arşivime 700. fotoğrafı eklediğimde bu yazıyı tekrar güncelleyeceğim ;)

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

Düğün Fotoğraflarının Sihri

Düğün fotoğrafları son zamanlarda dikkatimi çekmeye başlar oldu. Bunda en büyük pay Ziya‘nın en yakın arkadaşının düğünü için benden fotoğraflarını çekmemi rica etmesiydi. Teklif bana gelene kadar, Ziya’nın arkadaşı İstanbul’dan Ankara’dan birkaç profesyonel düğün fotoğrafçısına ulaşmış; uçak parası, konaklama, yeme içme giderleri vs derken 2 Bin TL’ye yakın fiyatlarla karşılaşmıştı. Bense şu ana kadar sadece asker arkadaşım Evren‘in birkaç düğün fotoğrafını çekmiştim. Zaten o da düğün esnasında ve standart 18-55 mm objektifle çekilmişti.

Ama ancakoyuncak, çekilmezsin çek beni hayat gibi aklımda her zaman fotoğraf projeleri vardı, çok yakın arkadaşlarımın düğün fotoğraflarını çekmek de planlarımın arasında yer alıyordu. Geçen yıllarda evlenen ama bir aksilikle düğününe katılamadığım sınıf arkadaşım Müberra‘nın sabahtan akşama kadar ki tüm fotoğraflarını çekmeyi planlıyordum. Sonra da fotoğraflarını ona düğün hediyesi olarak verecektim. Böylece Mübo, koleksiyonumdaki ilk gelin fotoğrafının modeli olacaktı ;) En yakın dostlarımdan Eray ise tepeden tırnağa fotoğraflamanın hayalini kurduğum ilk damat modelim olacaktı. Düğününü KPSS’nin hemen ertesi günü yapınca Burdur’daki düğününe katılamamıştım. İlk kez Eray’da gerçekleştirmeyi planladığım “hazırlık aşaması çekimleri”nin çok da programlanmamış benzerini kardeşim Ziya’nın akşamki nişanına hazırlığında birkaç poz çekerek denemeye çalıştım.

Tekrar en baştaki konuya dönecek olursam, Ziya’nın arkadaşının teklifini biraz naza aldığımı itiraf etmeliyim. Kendisine “objektifime güvenmediğimi” söylemiştim, evet bu konuda dürüsttüm. Yıllarca 18-55mm kit objektif kullanırken büyük bir heyecanla aldığım Canon 50mm f:1.8 gelin-damat çekimleri için -bana göre- yeterli değildi. 85mm bir objektif düğün çekimlerinde bu tarz bir endişeyi en aza indirebilecek en ideal lens; ancak şimdilik benim için alınması biraz beklemesi gereken de bir lens ;) Hayatta 1 kez yaşanan böylesi bir günün fotoğraf çekimlerini profesyonel anlamda üstelik para karşılığında yapacak olmak benim için riskliydi. Ortaya çıkacak fotoğraflar sonucu öncelikle kardeşimi en yakın arkadaşına karşı mahcup etmek istemezdim. Onu, düğün fotoğraflarını çekmesi için Haydar‘a yönlendirdim ama Haydar’ın vizeleriyle düğün tarihi çakışınca Ziya’nın arkadaşı için yapabileceğim hiçbir şey kalmamıştı. Neyse, İzmir’den ayrı bir bayan fotoğrafçı bulunmuş, 1500 TL’ye anlaşılmış ve düğün fotoğrafları çekilmiş. Çekimi gerçekleştiren bayan, profesyonel anlamda düğün fotoğrafçılığıyla ilgileniyor ve göz alıcı bir web siteye de sahip. Portfolyosu dudak uçuklatan cinsten. Mesele bu da değil. Mesele, düğün fotoğraflarını gördükten sonra ortaya çıkıyor. Zaten bu yazıyı yazma amacım da o 1500 TL’lik düğün fotoğraflarını görünce şekillendi.

Ziya’yla en yakın arkadaşının düğün fotoğraflarını değerlendirirken şunu anladım ki hayatımız için nadir anları, böylesi özel organizasyonları ölümsüzleştirmeyi gerçekten profesyonel ellere bırakmak gerekiyor ama profesyonel eller bazen binlerce TL ödediğimiz kişiler olmayabiliyor ;) Ortaya çıkan fotoğrafları ben pek beğenmemiştim. Ticari kaygılarla yapılan, gelin ve damatla ruhsal ilişki kurulmadan deklanşöre basılarak çekilen fotoğraflar nedense amatörce duruyordu. Düğün fotoğraflarının ne geleneksel stüdyo fotoğrafçılarına ne de düğün salonundaki şipşakçılara emanet edilemeyecek kadar özel olduğunu düşünen tek ben değilim biliyorum. Bu yüzden o fotoğrafları çekecek kişinin, gelin veya damadın hatta her ikisinin de yakın arkadaşı olması gerektiğini düşünüyorum. Onların o özel gecesinin önemini kavrayan, genç çiftlerin ruh dünyalarıyla samimi bir iletişime geçebilen bir fotoğrfaçının ancak harikalar yaratabileceğine inanıyorum. Ben, bu olaylar silsilesinden böyle bir sonuca vardım.

Yukarıdaki fotoğraf Ziya ve Deniz‘in nişan günü herhangi bir ayarlanma yapılmadan hatta nişan sahibi biri olarak büyük bir stres altında özen(e)meden çektiğim bir kare. Buradan çıkardığım sonuç da ev sahibi olduğun bir organizasyonda özene bezene fotoğraf çekimi yapmak en son yapacağın iş olmalı. Bu sonuca varınca Ziya’nın düğün fotoğrafları için şimdiden Haydar’dan söz almak gerektiğine karar verdim.

Düğün fotoğrafçılığında özellikle “belgesel”  tadında kendimce fikirlerim var, ileri zaman projelerimden biri bu. Ama bu hiçbir zaman “aman Evren çeksin, ne olur o çeksin, kaç paraysa verelim” tarzında yaklaşan gelin ve damatlar üzerinde gerçekleştireceğim bir proje değil. En yakın arkadaşlarımdan başlayarak bu projeyi hayata geçirmeyi, arşivimde içime sinmeyen çalışmaların olmamasını istiyorum. 

Ayrıca fotoğraf üzerine böyle bir yazı yazmışken son olarak iki kişiden de bahsetmek istiyorum. Fotoğraf bilgisine hayran olduğum Murat EREN‘in blogunu size tavsiye edebilirim. Eklediği her fotoğrafı heyecanla tıkladığım bir isim var ki gerçekten amatör ama profesyonel olmaması için hiçbir bahanesi yok. Cep telefonu kamerasıyla bile fotoğraf çekse harikalar yaratır dediğim Servet TETİK‘in flickr’daki porfolyosunu da zevkle inceleyeceğinize eminim ;) Özellikle Servet, iyi fotoğraf için çok pahalı veya kocaman objektifli havalı fotoğraf makineleri kullanmaya gerek olmadığını anlamamı sağladı. İşin sırrı kesinlikle “görsel zeka”da. Öyle ki fotoğrafın nerede olduğunu görmek, hangi açıdan çekileceğini bilmek ve fotoşop sayesinde fotoğrafta inanılmaz renk ışık ahengi sağlamak tamamen yaratıcı görsel zekayla alakalı.

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

Bıyıklı Bağarası Bıyıksız Söke ;)

13 saatliğine Aydın’dan ayrıldım bugün.

İlk durağım Bıyıklı‘ydı. Yıllardır Bıyıklı ve Bağarası‘nı aynı yerler zannederdim. Suç bende değil, çocukluğumdan beri üzerinde Bıyıklı-Bağarası yazan dolmuşlarda ve ikisini beraber söyleyip duran büyüklerimde ;) Meğer ikisi birbirinden ayrı yerleşkelermiş ;) Bıyıklı’dan sonra Bağarası’nda da 15-20 dk. oyalandım. Bunu da tarihe not düşüyorum ;)

Sonraki durağım Söke‘ydi. Sınıf arkadaşım Ahmet‘i ziyaret ettim; blog vasıtasıyla uzun süredir tanıdığım blog yazarı Onur Şendere ile internetteki tanışıklığı gerçekliğe taşıdık. Söke’nin Atatürk Parkı’nda asker muhabbetini aratmayan uzunlukta blog sohbeti ettik ;)

Bu arada dün gece Ziya‘nın modelliği sayesinde ne zamandır aklımda olan fotoğraf klonlamayı gerçekleştirdim. İlk denemeye göre benim için heyecan verici ve sonuç çok eğlenceli. En kısa zamanda küçük e-vren’ler de istiyorum ;)

 —-

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

3430’luk Bir Portre

Gözde’nin, geçen aylarda Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği’nin Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyası için 3430’a kısa mesaj göndermesi karşılığında kendisine söz verdiğim fotoğraf çekimini nihayet dün gerçekleştirebildik. İlk buluşmadaki deneme çekimleriyle ilgili yazıyı {şurada} paylaşmıştım. Duyarlılığından dolayı Gözde’ye, çekimlerdeki yardımlarından dolayı da e-vren günlüğü’nün MisAfiR KaLeM’lerinden Büşra’ya teşekkür ediyorum. Fotoğrafların tamamı için {burayı} ziyaret edebilirsiniz.

TOFD, SKY Türk’te Empati Kuruyor

Gözde’nin fotoğrafları vesilesiyle söz TOFD’dan açılmışken SKY Türk’teki Empati programından bahsetmemek olmaz. Kamu yararına çalışan TOFD’un önemli çalışmalarından biri bu program ve her Pazar 09.10’da yayınlanıyor. Empati Programı, kamuoyunu empati kurmaya yönlendirerek engelliler ve onlarla ilgili tüm sorunlar konusunda farkındalık yaratmayı, engellilerin durumunu “dramatize” etmeden onların toplumun bir parçası olduklarını vurgulamayı amaçlıyor.

evrengunlugu.net, 5. yılında sosyal sorumluluk gereği Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğinin kampanya ve projelerini destekleme kararı almıştır. Ziyaretçilerini de TOFD’a destek olmaya davet etmektedir. TOFD’a ulaşın; gönüllü olun; 3430‘a boş bir sms atarak Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyasına 5 TL’lik bağışta bulunun.

Aşk’tan Yumurta

]fh[ fotoğrafhikayeleri {Nisan ‘10}

Son dönemde beni en iyi yansıtan fotoğraf bu diye düşündüm; oysa çekerken hiç böyle hesap etmemiştim. Ah yumurta, meğer sen yalnızca bir yumurta değilmişsin.

Sıradan bir yumurta bile olsa –tıpkı fotoğraftaki boş kısım gibi– yanındaki yumurtaların gidiş gelişlerine şahitlik eder. Burada dramatik olan giden yumurtaların yerlerine geri dönememesidir. Her gidenin yeri ya boş kalır ya da bir yenisiyle canlanır.

Ben demiyorum, Özdemir ASAF yazıyor: Continue reading →

5. YIL!

bir e-lektronik yaşam projesi bugün 5. yılına girdi :) 27 Temmuz 2005 tarihinde başladığım blog maceramın tarihi sürecini her yıl olduğu gibi bu yıl yeniden yazmayacağım :) Ama en başta varlıklarıyla e-vren dünyasını zenginleştiren 38 MisAfir KaLeMim’e, yorumlarıyla beni yalnız bırakmayan ziyaretçilere, e-vren günlüğü için zaman zaman yazdıkları yazılar ve sağladıkları bağlantılar için blog yazarı arkadaşlarıma, bilgisayar başında geçirdiğim saatlerden dolayı bana tahammül etmek zorunda kalan canım aileme ve arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum!

İnternetin insanı içine çeken ve çoğu zaman da kendinden geçirip saatlerini çalan sihrine en çok maruz kalanların başındadır blog yazarları. Bunca zaman kişisel bir e-günlüğü inşa’ etmek şüphesiz hayatımdan pek çok insanın çıkıp gitmesine yol açarken birbirinden değerli yeni insanları tanımama, kazanmama da vesile oldu. Özel yaşamı belli ölçülerde {de}şifre etmek, üstelik bunu en tehlikeli sosyal ağ olan internette yapıyor olmak pek çok olumlu-olumsuz durumu da beraberinde getiriyor. Kişisel bir e-günlükolduğunu unutmadan şahsi bir medya portalına dönüşen e-vren günlüğü’ne bugüne kadar ne google reklamı aldım ne de reklam arayış ya da kabulünde bulundum. İnternetin hayatımdan bu işleviyle birgün çıkacağını biliyorum. Bu yüzden e-vren günlüğü’nün çocuklarıma ve torunlarıma kalacak bir hatıra defteri, bir görsel hafızadan ibaret olacağının farkındayım.

Binlerce yazı, kişisel fotoğraf, ziyaretçi yorumu, yüzlerce çekim, onlarca videoblog ve 38 MisAfiR KaLeM ile 5. yıla girerken artık çok anlamlı bir amaca da hizmet edecek e-vren günlüğü:

e-vren günlüğü 5. yılında TOFD'a destek veriyor!

5. yılında e-vren günlüğü, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğine  sosyal sorumluluk gereği resmi destek sağlamaya gayret gösterecek. e-vren günlüğü’nde bugünden itibaren 365 gün boyunca TOFD için farklı şekillerde yürütülecek sosyal sorumluluk proje desteği ile kişisel bir e-günlük olmanın yanında işe yarar bir amaca da hizmet etmeye çalışılacak.

Haydar Doğramacı Objektifinden

5. yıl coşkusunu daha bir anlamlı kılan TOFD sosyal sorumluluk proje desteğinin yanında sevgili Haydar Doğramacı‘ının özel fotoğraf çekimleri de ayrı bir heyecan unsuruydu. Haydar’ın çalışmalarına {buradan} ve {şuradan} ulaşabilir; facebook grubuna da {oradan} dahil olabilirsiniz.

5. yıla özel çekilen fotoğrafları, evrengunlugu hesaplarının yer aldığı picasaweb ve flickr bağlantılarının herhangi birinde görebilirsiniz.

Gün gün 5. yıl hazırlık coşkusunu okumanız, seyretmeniz, yorumlamanız da {şuradan} mümkün. e-vren günlüğünü 5. yılında henüz keşfettiyseniz kaçırdığınız hiçbir şey yok:  7/24 buradayız çünkü ;)

Fikrim’den Zikrim’i Unuttum

 ]fh[ fotoğrafhikayeleri {Mart ’09}

Rahmetinle can bulduğum Ey Rab!

Yer toprak; toprak kara. Gök, parça parça bulut; kapkara… Bir avuç suyunda ruhum, acılardan kararmakta!

Dağları, gökleri ayakta tutsun diye dikmişsin; gönlümü dağlasınlar diye değil. Beni, soluk alıp vereyim diye yaratmışsın; soluksuz kalayım diye değil. Alem senin adını AŞK’la zikrederken, fikrimden zikrimi unuttum. Akların içindeyken, rengarenk düşlerle büründü gözlerim. Yüzerken, yürüyene imrendim; yürümeye çalışırken uçana…  Bir avuç suyunu, enginlere değişmez iken; kaydı gönlüm koca okyanuslara. Karasız, kıt’asız sular dar gelir oldu bana. Benim neslim değil bu yabani diyardakiler; benim dilimden konuşmuyor bu gurbet eldekiler.  Rengim renk değil; cismim kendi cismim hiç değil. Adım başka, sanım başka, ruhum karanlıklarda. Başımı öne eğdim utandım; kafi gelmedi gömüldüm yaban sulara.

“Ne oldum?” dedim; derken “ne olmam gerektiğini” unuttum. Başını toğrağa gömmüş bir deve kuşu misali kendimi ‘yer ile gök’ün arasında karanlık bir akıntıda buldum.

——–

Fotoğrafın Hikayesi: Servet TETİK’in objektifinden yansıyan yukarıdaki fotoğraf Şubat 2009’da Ankara Kuğulu Park’ta çekildi ve “Saklambaç” ismiyle {şurada} yayınlandı. fotoğrafhikayeleri projesine katkısından ötürü Servet’e teşekkürler..