e-vreniyyat

Sendeki Bu Yüreği Hangi evren’e Sığdırayım?

Dilim Sen hayatımda çok azsın dedi; yanlış söyledi. Hayatımda senden çok az var diye Gönlüm düzeltti.

Ey Dost! Sen Tebriz’i olsan, ben Mevlana… Mesnevi’nin 7. cildini yazsam senin Aşkına!” diye yana yakılırken ben; kimbilir sen kaç adım ötelerdeydin? Senden bir adım önde ya da arkada olmak değil, seninle yan yana olabilmek mesele…

Ey Aşk Sultanı’nın Sevdası! Ben sendeki bu yüreği hangi evren’e sığdırayım?

Gel, ben seni 3. ciltte beklerim. Gel, beraber pişelim! Gel, Yedinci Mesnevi‘ye öyle erelim. 

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

9 Yorumlar

  • Yanıtla Sudiye 01 Ağustos 2011 at 16:35

    Aşk ile sema kaç e-vreniyyat yazısından oluştu? Yüreğine sağlık.

  • Yanıtla İsmail Emre Atan 05 Temmuz 2009 at 18:15

    “Merac’el-Bahreyn” Mevlana ile Şems’in karşılaştıkları o muhteşem nokta. Sen böyle gönlü güzel oldukça, kalemin seni Merac’el-Bahreyn’e her satırda biraz daha yaklaştırıyor. Tebrik ederim. Gerçekten, senden çok şey öğreniyorum. Bunun için sana teşekkür borçluyum.

  • Yanıtla D. Betül 29 Nisan 2009 at 19:36

    Yedinci Mesnevi ile beni sarstığın gün daha dün gibi aklımda. o muhteşem cümleyi bugün en az onun kadar etkileyici bir yazıyla yeniden harmanlaman ikinci bir deprem oldu gönlümde. kalemine kuvvet!

  • Yanıtla ah fukuk! 29 Nisan 2009 at 17:00

    hasretini bildim, kıymetini bilemediğim için. sen ‘dost dost’ derken anlamamışım. şimdi seni burdan seyrederken çok pişmanım

  • Yanıtla mustafa ziya 29 Nisan 2009 at 04:09

    abi eline yüregine saglıkta azcık daha okusan metafizik alemine girivecen gari benden soylemesi…esenliklerle

  • Yanıtla büşra 28 Nisan 2009 at 23:22

    şimdi Tebriz’i ve Mevlana’yı görünce yazmazsam olmaz :) Şu an hala okumakta olduğum kitap, Elif Şafak Aşk.. Elime alıp başlayana kadar böyle bir romanla karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim..Kitap içinde kitap..Aşktan yine aşka açılan kapılar..
    Tebrizi Şems ve Mevlana’nın birbirlerini bulmadan önceki hayatlarını ve birbirleri için yana yakıla arayışta oldukları ve sonunda vuslata erdiklerindeki devam eden maceralarını kitapta kendi ağızlarından okumak ayrı bir zevk verdi..Onları daha yakından tanımak güzel.. Hayran kaldım. Şemsin kırk kuralıysa her duruma söylenmiş ders niteliğinde gerçekten çok güzel..
    Şemsin 40 kuralından birini paylaşayım.. hepsi birbirinden güzel..
    19.kuralda şöyle diyor “Başkalarından saygı ilgi ya da sevgi bekliyorsan, önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolluyorsa , sevin. Yakında “gül” yollayacak demektir.”

  • Yanıtla kalderavolkan 28 Nisan 2009 at 16:00

    Tabii ki tahminler havada kanatlı ama, bu sefer ki şifre çok yönlü :)

  • Yanıtla salih gürbüz 28 Nisan 2009 at 15:04

    sana yakışır satırlar sana yakışan kelimelerle yine sen, yine sen, yine sen…:) sevgilerle muhabbetle…

  • Yanıtla nur şentürk 28 Nisan 2009 at 13:22

    tamda şu günlerde mesnevi okumaya başlamışken ben, bu yazıyla karşılaşmak güzel bir tesadüf oldu…

    kalemine sağlık..

  • Bir Cevap Yazın