e-günlük

e-Kitap Teknolojisi Kütüphanelerin Sonunu Getirir mi?

Birkaç haftadır kütüphanedeyim. Teyzeler, amcalar, gençler, çeşit çeşit insanlar gelip ödünç aldıkları kitapları bırakıyorlar, rafların arasında dolaşıp okumak için yeni birer kitap daha alıp gidiyorlar. Kütüphanenin büyük penceresinden onları seyrediyorum, mutlu bir şekilde yolda yürüyorlar. Ben bir edebiyatçıyım, on yıllardır da kütüphaneyle irtibatım pek kopmadı. Ama ben bile insanların hala üşenmeyip bir il halk kütüphanesine gidip ödünç kitap alıyor olmasına şaşırıyorum. Ama onları takdir duygum, şaşkınlığımdan kat be kat fazla. Üstelik bu okurların korsan kitabın ucuzluğuna veya televizyonun, internetin cazibesine rağmen yol tepip kütüphaneye kadar gelmelerine çok büyük saygı duyuyorum.

Benim kütüphane kaydımın üzerinden iki nesil geçmiştir sanırım. Son ödünç kitabımı aldığımda üniversite 1. sınıftaydım. Hatta Denizli İl Halk Kütüphanesi’ne üye olabilmek için kitap bağışlamak gerekiyordu da kitaplarını bırak bağışlamayı ödünç vermeye bile gönlü razı olmayan ben, saatlerce hangi kitabımı bağışlayacağıma karar verememiştim.

Ben, oturduğum masadan ödünç kitap almaya gelenleri seyrederken son yıllarda büyük çıkış yakalayan (belki de her teknoloji gibi moda olan) elektronik kitap olayı yaygınlaşırsa kütüphanelere etkisi nasıl olur diye düşünmeden de edemedim. Sanmayınki benim bahsettiğim bu ödünç kitap alıp verme trafiği çok yoğun. Hayır değil, günde birkaç insan gelip gidiyor kütüphaneye ama ileride e-kitap okuyucularının fiyatı ucuzlayıp çoğu kitabın e-kitap formatları da çıktığında kütüphane denen kocaman bir sisteme hala ihtiyaç duyulacak mı? Birkaç ay öncesine kadar e-kitap teknolojisine mesafeliydim. Ta ki bir e-kitap okuycunun özelliklerini inceleyene kadar. e-kitap okuyucularının neredeyse tablet bilgisayar teknolojisinden de bir farkı yok. Eğer, insanı daha çok okumaya teşvik edcekse bu teknoloji, harika! Ama maksat tüketim çılgınlığından faydalanıp böylesi bir teknolojiyi satmaya çalışmaksa, buna hiç gerek yok.

Son çıkan bir kitabın internette hemen “yasa dışı” e-kitap halini bulmak “maalesef” mümkün. Bu iş ileride MP3 olayına dönecek diye de korkuyorum. Geçen gün bir şarkıcı Okan’ın programında “2 yıldır kaset yapmıyorum, çünkü insanlar internetten indiriyorlar. Ben de 4 parçalık maxisingle yapacağım bundan böyle.” demişti. Ve çoğu şarkıcı da böyle yapıyor. Aylarını hatta yıllarını kitap yazmak için harcayan yazarların, şairlerin de ileride e-kitap korsanlığı yüzünden böyle demeye başladığını düşünsenize!

e-Kitap okuyucuya bazı sebeplerden dolayı ben de sahip olmayı isterim. Özellikle Kültür Bakanlığı’nın ücretsiz sunmaya başladığı e-kitap yayınlarını, üniversitelerin makalelerini e-kitap okuyucuda taşımak bana cazip geliyor. Ancak, kitabın kokusunu ve ona dokunmayı çok seven biri olarak “gerçek kitap” benim için e-kitap okuyucuya asla değişilmeyecek bir şey.

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

10 Yorumlar

  • Yanıtla Ufuk Canlı 14 Şubat 2016 at 01:48

    Arada bir girip eskilerden de okuyorum :) Güncel yorumlarını merak etmekle birlikte, kaçak e-kitap olayının zamanla çığırından çıkıp birinin el atmasını öngörüyorum. Örneğin iTunes gibi bir devrim olabilir gelecekte. Fakat “gerçek kitap” düşüncesine katılmıyorum. Önemli olan aktarılan cümlelerin bizdeki yansıması. E-ink teknolojisi ise gerçekten denildiği kadar göz yormayan bir teknoloji.

    • Yanıtla e-vren günlüğü 14 Şubat 2016 at 21:08

      Ufuk, her kitabın e-kitap hali olmadığı için e-kitap okuyucular benim çok işimi görmüyor. İpad mini’yi sadece okumak istediğim pdf’ler için ve dışarıda yazı yazmam gerekirse işimi kolaylaştırsın diye almıştım. Çok verim alamadım. Tablet yerine bir e-kitap okuyucum olsa durum farklı olur muydu sanmıyorum. PDF’ler için belki işime yarardı ama okuduğum için sipariş ettiğim kitapların çoğunun e-kitabı yok. e-kitap hali var diye de okumak istemediğim kitabı almak istemiyorum, önceliklerim var çünkü. Sen calibro’yu neye göre tercih ettin? Ondan daha eski ve daha gelişmiş Reeder diye bir marka var diye biliyorum; örneğin onu niye tercih etmedin? Bir de kindle’dan bahsediyorlar; Türkçe dil seçeneği var mı bilmiyorum. Kapı hep ‘her kitabın ‘e’ hali yok ki’ye çıkıyor; tıkanıyorum ;)

      • Yanıtla Ufuk Canlı 17 Şubat 2016 at 11:31

        Öncelikle şunu diyeyim tabletle kitap kesinlikle okunmuyor/okunmaz. Bunu denedim ama gözlerimi o kadar yordu ki, bilgisayar ekranından fazla bir farkı yok. Mavi ışık denilen bir teknoloji kullanıyor tabletler, bilgisayarlar ve akıllı telefonlar. Bu mavi ışık gerçekten yıpratıyor insanı, özellikle benim gibi internetten saatlerce okuma yapan birini. Hele bir de bel ağrısı yok mu?!

        Ben kitap satın almaktan korkar hale getirmiştim sırf üniversite okuduğum şehirden, eve dönerken aşırı bir yüküm oluyordu. Kargo felan işlerine hiç bulaşmadım açıkcası. Ne kadar ücret isterler onu bile bilmiyorum. E-kitap okuyucu kesinlikle muhteşem bir iş görüyor. İnsanın ömrü boyunca okuyabileceği ve okuduğu tüm kitaplar 6 inçlik, 100 küsür gramlık bir aletin içinde ve her zaman seninle. Farkettim ki telefonumu daha az kullanmaya başladım. Hatta dışarıya çıkarken birkaç defa telefonumu unuttum ama e-kitap okuyucuyu unutmadım. E-ink teknolojisinin de altını çizmek gerek burada. Kesinlikle konforlu bir okuma sağlıyor. Bilerek ışıksız ve basit modelini aldım Calibro’nun ki hem ilk deneyimim, hem de öğrencilik halleri bilirsin abi bütçe sarsıyor diğer üst modelleri. Aynı zamanda Calibro Türkiye’deki en büyük pazarı sunuyor şuan e-kitap adına. Babil.com’u takip et derim büyük adımlar atıyorlar hatta bu yıl epey gelişme olacağını umuyorum pazar payında.

        Evet yeterince kitabın pdf versiyonu yok. Pardon ama pdf versiyondan zaten kitap okunmaz. Epub ya da mobi ya da en kötüsü html versiyonlarından okumak gerek bunu gördüm. Tabi bu hala basılı kitap sayısına kıyasla yetersiz kalacak fakat zamanla bu fark kapanacaktır. Bunu online müzik indirme sistemi olarak örneklesek, artık belli bir noktaya gelecek ki müzik marketlerden paranın çok az kazanıldığı gibi, kitap satan mağazalardan aynı sonu yaşayacak. Tabi bu bir son değil başlangıç. iTunes gibi bir devrim olacaktır ve herkes rahata erecektir. Müzik endüstrisi bunu çok çabuk başardı çünkü talep çoktu. Aslında şuan Amazon.com bunu çoktan başardı. İngilizce e-kitap sayısı milyonlarca ve adil bir şekilde, uygun bir fiyata satıma sunuluyor.

        Türkçe kaliteli içeriğin (çeviri olmayan) az olduğu bir internette, e-kitap sayısının çok olmasını beklememek gerek. Ayrıca bu aletten sadece kitap değil istersen okuduğun herhangi bir internet sayfasını bile zevkle okuyabiliyorsun. Bu faydalı bir teknoloji. Düşünsene sipariş ettiğin kitabın gelmesi günler sürebiliyor. Kitap mağazalarına her an istediğin saatte gidemiyorsun. Bu alet iki saniyede kitabı eline veriyor. Eğer amaç evde kütüphane oluşturmak değil de okumaksa, e-kitap’lara sahip çıkılmalı.

        Ben şuan klasiklerden ve eski okuduğum birkaç kitaptan ısınma turlarıma başladım. Bir yandan İngilizce kaynakları da inceliyorum tabi. Herkese tavsiye ederim.

        • Yanıtla e-vren günlüğü 17 Şubat 2016 at 13:45

          Ufuk, bu yorumun da çok açıklayıcı ve bilgilendirici oldu, teşekkür ederim.

          PDF derken aslında e-kitap formatlarını kastetmiştim. Senin de cevabınla bir kere daha emin oldum ki okumak istediğim her kitabın e-kitabı yok. Babil.com’da satın almak istediğin kitabın e-kitabı yoksa talepte bulunulması için bir sistem var. Ancak o sürecin çok uzun olduğunu ve mutlaka olumlu sonuçlanmayacağını biliyorum. Şu an alıp okumak için listemde bekleyen kitapların hiçbirinin e-kitap hali yok. Dediğim gibi belki sadece pdf formatındaki makalellerimi okumak için tablet yerine bir e-kitap okuyucu satın alabilirim.

          Müzik sektörü bir anda dijitalleşti, kasetlerden ne ara online müziğe geçtik tam anlayamadık. Ancak e-kitap sektörü dijital müzik sektörü kadar hızlı gelişmiyor. Bu arada e-kitap sektörüyle ilgili internet günlüğü’nün son bölümünde birkaç güncel bilgiyi paylaştım.

          • Ufuk Canlı 17 Şubat 2016 at 23:23

            Çoktan okudum :) Artık bir şekilde bu yorumlara tanık olanlar ekstra bilgi için linkten de faydalanırlar :) Bu arada içinde bulundurduğu tarayıcıyla Vikipedi ya da Ekşi Sözlük gibi kaynaklara erişip okuyabilmenin konforu ayrı bir hoş. Tam bir okuma makinesi.

          • e-vren günlüğü 18 Şubat 2016 at 14:24

            Bu gidişle bana zorla e-kitap okuyucu aldıracaksın Ufuk ;) Tabletimi satıp Calibro e-kitap okuyucu alayım bari. Şaka bir yana inceledim de Calibro Sense‘yi beğendim. Işığını ortama göre otomatik ayarlaması ve diğer modellerin içinde en ince ve hafif olması tercih sebebim.

  • Yanıtla FeRHaD 04 Şubat 2011 at 00:27

    E-kitap okuyucular cidden büyük kolaylık. Şimdilik almayı düşünmüyorsam tek nedeni çok fazla kitap okuyan biri olmamam. :) Geçen yıl Ahmet Altan’ın Aldatmak kitabını okumuştum telefonda. Ondaki o rahatlık o kadar hoşuma gitti ki, e-kitap cihazları bambaşka bir şey.
    Kütüphaneler bir şekilde bir süre daha yaşamlarına devam edip, ileride kitap müzeleri olacaktır bence. Hani arada gezip görmeye gideceğimiz yerler.
    E-kitap kavramı karşısında çok da uzun süre bu haliyle dayanacağını sanmıyorum. Yavaş yavaş pek çok kitabın içeriği çevrimiçi ortama kaymaya çalışıyor. Sağladığı rahatlık varken orman ve ağaç zararlısı kağıt kitaplar kullanmak tuhaf gelecek insanlara.
    Hatta şöyle de olabilir. Kağıt kitapları, sadece üst sınıf aileler bulundururlar, ya da kitaplıklarında süs olarak tutarlar. :)
    Kağıt kitaba gelince, Se7en filmindeki dedektif Somerset’in kütüphaneye gidip yedi ölümcül günahı araştırması gibi kısa bir sahne muhtemelen tüm e-kitap severlerin içini yakar eritir, cızz, cazz ettirir. Gelecek filmden belliydi gerçi. Büyük bir kütüphane, milyonlarca kitap, güvenlik görevlileri ne yapıyor? Kumar oynuyor. :)
    Şu anki durum da aynı bu şekilde.

    • Yanıtla evrengunlugu 04 Şubat 2011 at 02:10

      @Ferhad, “kitap müzesi” gerçekten yaratıcı bir yorum olmuş. Hakikaten de ileride kütüphanelerin geleceği nokta bu olabilir. Yorumun başlı başına farklı bir bakış açısına sahip teşekkür ederim.

  • Yanıtla ümit 03 Şubat 2011 at 23:41

    kesinlikle ihtimal vermiyorum, e-kitap zevk vermiyor..

  • Yanıtla facebook üzerinden; Elif Gülbaz 03 Şubat 2011 at 22:35

    gerçek okuyucular için asla…

  • Bir Cevap Yazın