Hâmid’in Lüsyen’i

Lüsyen, kardeşim İbrahim ve Kader'in bana doğum günü hediyeleriydi. 532 sayfalık bu biyografik roman, en uzun sürede bitirdiğim kitaplardan biri oldu. Romanı bu kadar uzun sürede bitirmem, yazarının sıkıcı üslubundan kaynaklı değildi. Öyle ki Can Dündar'ın konuşma dilini de yazı dilini de beğenirim. Vakitsizliği bahane edebilirim ama sanırım en çok da Lüsyen'den ve Şâir-i Âzam … Hâmid’in Lüsyen’i yazısını okumaya devam et

Benim Siyah Kalemim

Bilgisayarımı açmayı, yazı yazmayı, internete girmeyi dün geceden kendime yasaklamıştım; bugün yasağa da uydum. Can Dündar’dan Lüsyen’i okumak güzel, bu güzelliği balkonda kahve içerek yaşadım. Sonra İmparatorların Dansı belgeselini seyrettim. Anne penguen yumurtasını kocasına emanet edip yemek bulmaya gidiyordu. Uzun süredir uğramadığım o yere doğru yola çıktım. Aslında gidip gitmemekte kararsızdım; belki yanından yakınından geçer … Benim Siyah Kalemim yazısını okumaya devam et

Bir Ekim Daha Bitti!

31 günü daha devirdik, onca saati tükettik soluksuz. Aramızdan ayrılanlar oldu bu zaman zarfında; tıpkı bebekliğimizden beri tanıdığımız Hasan Dedemiz gibi...  Ekim ayını kitap okuma performansım bakımından değerlendirdiğimde ise bu kez kızmadım kendime. Ekim 2005'te 1654 sayfa kitap okumuşum.  İşte Ekim 2005 Dostlarım ve onlardan küçük birer not:  HAN DUVARLARI – Faruk Nafız ÇAMLIBEL UZAKLAR … Bir Ekim Daha Bitti! yazısını okumaya devam et