Aydın Efesi ve e-vren günlüğü Efesi

Yeni yazımın başkahramı olacak olan Talat amcamızın ziyaretindeydik bugün. Kendisiyle yaklaşık 2 saat kadar sohbet ettik, 1 saatlik bir ses kaydı aldık ve yazıda kullanılmak üzere fotoğraflarını çektik. Yıllarını efeliğe vermiş birine biraz daha sert bakar mısın? demenin tuhaf hissini yaşadım ;)

Aydın’a yıllar sonra ilk kez sadece birkaç dakikalığına düşen böylesi karlı bir günde sıcacık sobanın başında ondan daha sıcak bir sohbeti gerçekleştirdik Talat amcamızla. Hem o s0hbet esnasında hem de yüzlerce fotoğrafın yer aldığı odasında kısa bir tarihi yolculuk yaşadık.

Bugün epey üşüdük ve ıslandık. Lakin, bugün yaşadıklarım içimi ısıtmaya fazlasıyla yetti. Şimdi sayfalarca notu, dakikalarca süren ses kayıtlarını ve birkaç kare fotoğrafı düzenleme vakti ;)

{Talat Efe röportajını buradan okuyabilirsiniz.}

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

Tuvaletini Lavaboya Yapanlar

Neyse ki çoğunluğun halen wc’si değil de tuvaleti geliyor. Gerçi, bir Türk gibi / adam gibi / insanca gelen tuvalet ihtiyacını fransız gibi ifade ediyoruz. Bu metabolizmatik iğrençlik (!) ihtiyaç, böylece çok daha zarif bir hal mi almış oluyor? Bu yazı da iğrenç bir hal almaya başladı diye düşünüyorsanız asıl mevzuya geçeyim:

Geçenlerde dışarıda yemek yiyorduk. Arkadaş, yemek öncesi ellerini yıkamak için görevli bayana lavabonun nerede olduğunu sordu. Eğer ellerini yıkayacaksa lavabo hemen yan taraftaydı. Tuvaleti için soruyorsa o da alt kattaydı. Orada çalışan genç kız böyle cevap vermişti. Daha doğrusu tuvalet ve lavabo arasındaki farkı böylesine güzel izah etmişti.

Biz Türkler, kibarlıktan kırım kırım kırılıp her iki ihtiyaç için de lavabo demeyi tercih ederken aslında ikisinin birbirinden çok da farklı olduğunu biliyoruz. Ama ne hikmetse misafirliğe gittiğimiz evin sahibine hâlâ daha tuvaletin değil lavabonın yerini soruyoruz ;)

İşin latifesi bir tarafa lavabo ve tuvaleti TDK’ye göre birbirinin yerine kullanmak çok da saçma değil.

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

Gönderilenler Geri Döndüler

Birkaç gündür İzmir‘deydim. İzmir’e son gidişimde Cumhuriyet Meydanı‘ndan geçerken, üç tarafı devasa yabancı otellerle çevrili atlı Atatürk heykeli dikkatimi çekmişti. Fotoğrafını o gün çekmeyi düşünmüştüm ama hava kararmak üzereydi ve çok da vaktimiz yoktu.

Dün, bir süre bu heykeli seyrettim. Atatürk’ün üstün zekasıyla Türk askerinin gücü birleşip düşman tam da o heykelin karşısındaki mavi sulara yıllar önce dökülmüştü. Bugün, belki aynı düşmanlıkta olmasalar da hatta aynı yabancılar olmasalar da onlar o sulardan çıkıp geri geldiler. Dün gönderilenler çoktan geri döndüler. 

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

Bakmazsan Göremezsin

e-vren günlüğü’nün MisAfiR KaLeM{LeR}inden sevgili Elvan, 4 yıl aradan sonra bu kez fotoğraflarıyla konuğum. 27 Kasım’da kendisiyle bir fotoğraf çekimi gerçekleştirdik. Fotoğrafların tümüne {buradan} ulaşabilirsiniz ;)

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

Yine Bir KPSS Sonrası

Bugün KPSS’ye giren öğrencilerim Meftune, Mehmet, Murat, Mustafa ve Hüseyin‘le sınav çıkışı bir araya geldik. Onur mu? O, tamamen korsan ;) Lise mezunları için son kez yapılan sınav soruları genellikle kolaymış ki benim öğrencilerime her türlü soru kolay ;)

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

Ve Testere Efsanesi Biter

Yıllar önce keşfettiğim Testere serisinin “final” olarak çekilen yedincisini seyretmek için bugün sinemadaydık. Her seferinde korkup gözlerimi kapatarak seyrettiğim -ama inatla seyrettiğim- Testere’nin finaline gitmeden günler öncesinden kendime söz vermiştim: Her bir saniyesini sey-re-de-ce-ğim! Öyle de oldu, üstelik 3D teknolojisiyle üzerime fırlayan kan, et, tahta parçalarına rağmen ;)

Testere 7, açıkçası bende hayal kırıklığına sebep oldu. Final olunca şiddetin ve iğrençliğin dozu artacak, artık ipler iyice kopacak ve bütün düğümler çözülecek sanıyordum. Ama öyle olmadı. Hatta biz size final dedik ama 8. seriyi çekmeye şimdiden başladık dedirten bir sonla veda etti SAW, beyaz perdeye ;) Her zamanki gibi seri katilimizin yeni bir elemanı daha olaya el attı, bir sürü soru işareti ve havada kalan konularla bitmeyecek bir serüvenin fitilini ateşledi. Önceki testere yazılarımda da yazmıştım, şimdi de yazayım: Bu Testere serisi bitmek bilmez, 8.sini çekmezlerse neciyim ;)

Bu arada, ilk kez 3D gözlükle film seyretmiş olduğumu da buraya not ediyorum. {Yalnız, sinema çıkışında gözlükleri geri almalarını çok basit bir davranış olarak buldum. Oysa biz onu güneş gözlüğü olarak kullanıp eşe dosta hava atacaktık.} Üç boyutlu film seyretmek harika bir tecrübe. Ancak bu tecrübeyi alt yazısız bir filmle daha harika bir hale getirebiliriz çünkü yazıları okumak zor, hatta son derece göz yorucu. Sinemadan çıkıp tek boyutlu gerçek dünyaya geri döndüğümde gözlerimin ağrıdığını ve neredeyse bütün bir gece bilgisayarın başında çalışmışım gibi tuhaf bir yorgunluk hissettiğimi söyleyebilirim.

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.