e-günlük

Lale dalında 1 yıl

evrengunlugu_net

Şu an çalıştığım yerde bugün itibarıyla birinci yılımı doldurdum. Taksim’in de Cihangir’in de kıyısında yer alan bu küçük dünyada 365 gün nasıl geçti anlamadım. Arkama dönüp sadece geçen 1 yıla değil İstanbul’da geçirdiğim yıllara baktığımda aldığım en doğru kararlardan biri olarak gördüm bu şirkette çalışma tercihimi.

Tuhaf bir şekilde duygusal bir hale büründüm dün akşamdan beri. Bu işin bana kazandırdıklarını ve kaybettirdiklerini düşündüm. Kendimi, sorumlusu olduğum internet projesini, bu işin bana ne kattığını, benden neleri götürdüğünü, burası sayesinde tanıdığım insanları, edinilen dostlukları, yitirilen isimleri bir bir kâğıda döktüm.

Buraya gelmeden önce büyük bir holding binasında ruhumun kerpetenle çekildiğini hissetmiştim. Yeteneklerimi sergileyebileceğim bir alanın olmayışını “bana top koşturabileceğim bir saha sunmadılar” bahanesiyle açıklasam da almak istediğimi yine kendim elde ettim: Belki de İstanbul’daki en riskli kararımı alıp o kapıdan çıkıp gittim ve gözümü 10 Mart 2015 Salı sabahı Taksim Meydanında açtım.

Sevdiğim insanlarla birlikteyim. Küçücük bir mekanda hayata geçirilen projeleri hayranlıkla seyrederken çoğunlukla büyüdüğümü çok nadir de olsa yoksunlaştığımı hissedebiliyorum. Zaman zaman kendimi tükenmişlik içinde bulduğum doğrudur. Bende ne varsa, sorumlu olduğum proje için ortaya koymaya çalıştım. Öyle ki çok değil 9 gün sonra o proje de birinci yılını dolduracak.

Bugün gelinen noktada ilk anahtar ve asıl köprü sevgili Feriştah’tır. Bloglarımız sayesinde yıllar önce başlayan tanışıklığımızın meyvesidir bu 1 yıllık tecrübem. Bana harikulâde bir ağabey kazandırdı.

Birinci yılın ilk gününü çok garip ve karmaşık duygularla geçirdim. Geleceğim nerede, bu yolculuğun sonu neresi hiç bilmeden yeni dönemeci alnımın akıyla geçip ikinci yarıya başladım. Bu çatı altında tanıdığım herkese teşekkür ediyorum.

Evren’i Sosyal Ağlarda Takip E+

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

7 Yorumlar

  • Yanıtla Orhan AKMAN 14 Mart 2016 at 16:37

    Başarıların Devamını Dilerim Evren. Şırnak’tan Selamlar

  • Yanıtla Gökhan 11 Mart 2016 at 12:23

    Rica ederim Evren abi.

  • Yanıtla elif 11 Mart 2016 at 12:09

    Ben de senin her yazını yüzümde bir tebessümle okuyorum:)

    Nice güzel yılların olsun Evren.

    • Yanıtla e-vren günlüğü 11 Mart 2016 at 12:15

      Oysa yazılarımı yazarken çok gergin ve hatta somurtkan bir yüz ifadesine büründüğüm söylenir Elif ;)

  • Yanıtla Gökhan 11 Mart 2016 at 02:54

    Öncelikle hayırlı uğurlu olsun ve her şey gönlünce olsun inşaallah Evren abi
    Kazanımlarını ve kaybettiklerini bir kağıda dökerek güzel bir terapi yapmışsın aslında ve eminim ki çok faydalı olmuştur. Çünkü bazen bu tür durumlarda bende böyle yapıyorum örneğin bir karar vermede çok kararsız kalırsam yaparım bunu. Eğer böyle yaparsam ne olur, böyle yapmazsam ne olur gibi,

    Blog yazmak, benimde çok güzel ve samimi insanlar ile tanışmama vesile oldu bu da blog yazmanın güçlerinden bir tanesi bence.
    2. yılında başarılar dilerim. Her şey gönlünce olsun Evren abi.

    • Yanıtla e-vren günlüğü 11 Mart 2016 at 12:14

      Önemli bir kararın arifesinde ‘artıları – eksileri’ kâğıda döküp iki listeyi karşılaştırmak fotoğrafın bütününü görmemizi kolaylaştırıyor. Ben çoğu durumlar için bu yöntemi deniyorum ancak itiraf etmeliyim ki eksileri, artılarından fazla çıkan bir durumda yine gönlümün sesini dinlediğim oluyor ;) Duygularım mantığımın önüne geçiyor. Güzel sözlerin için de çok teşekkür ederim Gökhan.

    Bir Cevap Yazın