e-günlük

e-vren günlüğü 9. Yıl!

e-vren günlüğü 9. yıl

*9. Yıl Makalesi: Yasemin Şentürk; İngilizce Öğretmeni; Eskişehir

e-vren günlüğü sıradan bir tabirle, basitçe şöyle ifade edilebilir; İnternet camiasında dolaşırken herhangi bir şekilde karşımıza çıkabilecek, herhangi bir aramada rastlayabileceğimiz, herhangi bir yerdir.

Oysa ki e-vren günlüğü’nün kapısı aralandığında, iç dünyasına adım atıldığında çok garip bir huzurla içeriye nazikçe davet edilirsiniz. Sitenin sahibi var mıdır, yok mudur ilk etapta belli olmaz. Çünkü burası gerçek olamayacak kadar gerçektir. Zira burası herkese aittir.

İçeriye bir adım daha atıldığında, zihinleri dağıtacak, allak bullak edecek ne bir renk cümbüşüne, ne kulaklarınızı sağır edecek gürültüye ne de sizi ısrarla okumaya davet eden bir şeye rastlanır. Çünkü burada zamanın efendisi sizsinizdir. Dilediğiniz zaman, dilediğiniz yerden başlayabilirsiniz.

İkinci adımda, orasıyla ilgili ilk intibanız netleşmeye başlar ve anlarsınız ki buranın sahibi, sokakta rastlayabileceğiniz pek çok kişiden çok daha sahicidir. İsmiyle, cismiyle ve anlattıklarıyla öylece oradadır. Bu durum, üçüncü ve dördüncü adım için insana güven telkin eder ve artık oranın bir parçası olmayı çok arzu edersiniz. Bu yüzden de okumaya başlarsınız.

Okudukça, kendinizi bir boy aynasının önünde bulursunuz. Çünkü burada yazılanlar “insan” denilen varlığın tüm nitelikleriyle yazılmıştır. Cümlelerdeki nezaketi, anlatımdaki üslubu gördükçe, aynadaki kusurlarınız da yavaş yavaş belirmeye başlar. Bu sanal dünyanın birçok yerinde isimlerimiz bir “nick” arkasında hapisken, e-vren günlüğü özgürlüğünün tadını çıkarmaktadır. Evren kardeşime gıpta etmeye ilk buradan başlanır.

Sonra sağınıza solunuza bakmaya başlarsınız ve bu yerleşkenin özelliğini, güzelliğini, samimiyetini gören diğer insanların da varlığının farkına varırsınız. Çayını alan, kahvesini hazırlayan soluğu burada almaya başlar, dahası Evren’in ta kendisi öylece oradadır. Onun dostları sizin de dostlarınız olmaya başlar.

Kapısı bir dergah kapısı gibi herkese açık olan bu yerde artık siz de varlığınızdan haberler vermeye başlarsınız. Yazdıklarına yorum yaparak veya bizzat kendisine ulaşarak bu gerçek dünyaya katkıda bulunmaya başlarsınız. İşte bu noktada bambaşka bir güzelliğe, uzun zaman sonra yeniden rastlarsınız. Bunun adı Vefa’dır. Evren, kendi evrenine katkıda bulunan, onun dünyasını anlayan kişileri yüreğine hapseder ve o güzel kalbinin, en güzel yerinde olmanın keyfini size hissettirir.

İşte bundandır ki e-vren günlüğü sıradan bir tabirle, basit bir ifadeyle anlatılacak bir yer değildir. e-vren günlüğü “Evren kardeşime” yakın olabileceğiniz her yer gibi bir yerdir.

Son olarak , 27 Temmuz hem e-vren günlüğü’nün hem de benim doğum günümüz. Bu sekiz yıllık platformun en az benim yaşım kadar varlığını sürdürmesini yürekten diliyorum… İyi ki varsın Evren’im.

 facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni ] RSS abonelik

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

3 Yorumlar

  • Yanıtla mersin web tasarım 09 Eylül 2013 at 15:45

    İnternet özellikle bloglar açısından oldukça zorlu bir yer, düzenli paylaşımlar ve özgün içerik üretme çabası çoğu blogu bir yılını doldurmadan internetin karanlık ücralarına gönderiyor, 9 yıl bir blogu böylesine zengin bir içerik ile ayakta tutmak takdir edilmesi gereken bir olay, tebrik ediyor ve nice yıllar diliyoruz.

  • Yanıtla reyhane 23 Ağustos 2013 at 11:25

    Nice yaşlara, nice paylaşımlara

  • Bir Cevap Yazın