İLK TORUN ve TEK DEDE

{Şubat ’06 MisAfiR KaLeM yazısıdır}

Herkesin hayatı boyunca etkilendiği kişi ya da kişiler vardır. Kimi televizyonda gördüğü bir sanatçıdan kimi bir şarkıcıdan kimi öğretmeninden kimi annesinden kimi babasından kimi bir yakınından kimisi ise çevresindeki herhangi birinden etkilenir. Bu etkileşim çeşitli yönlerden olabilir. Kimileri o kişinin giyim tarzından etkilenir ve onun gibi giyinmeye çalışır; kimileri konuşmalarından etkilenir ve onun gibi konuşmaya başlar.(Bu tür etkileşime taklit diyebiliriz) Kimileri ise o etkilendikleri insanların karakterlerinden hâl ve hareketlerinden etkilenir; hayatları boyunca o insanların çizgilerini takip eder, her şeyleriyle onları kendilerine örnek alırlar. Benim de hayatım boyunca kişiliğinden etkilendiğim, hâl ve hareketlerini örnek aldığım bir insan var. Bu insan kim mi? Belki çok şaşıracaksınız ama bu insan: dedem. Continue reading →

BU BENİM İLK ÖLÜMÜM

BU BENİM İLK ÖLÜMÜM
“Ne zaman bir yakını ölse birinin,/Onu ilk-ölüm sanır kalır o.
Ne zaman bir sevdiği ölse birinin,/Onu en-ölüm alır kalır o.”  Özdemir Asaf 

{Nisan ’06 MisAfiR KaLeM Yazısıdır}

22 yaş delikanlılık gururumu saçından sürükleyip, sokakları ağlayarak koşar adım geçiyorum. Aynı cümle kafamın içinde dönüp duruyor. Yok, hayır, hırıltılı bir şekilde haykırıyorum. Nefes alamıyor, bastığım yeri göremiyorum. Bütün hayatım, bütün yaşadıklarım film şeridi gibi… Yoksa ölen ben miyim? Ölümün gerçeği, bütün kalelerimi tuzla buz etmiş. Hayat sırtımdan vurmuş. Beni bunca yıl sinsice aldatmış da basmışım gibi yatak odasında ölümle. Aynı saplantılı cümle tırnak içinde. “Hayır, o ölmedi, o değildir, o değil!” Bütün sokaklarına küsmüşüm adanın. Bütün mutlu anıların sindiği köşebaşlarına tükürmek geliyor içimden. Continue reading →

Annesinin Kazandibi

{Ocak ’06 MisAfiR KaLeM yazısıdır}

Yaşı henüz yirmi olmasına rağmen yaşanan bazı olaylara karşı ‘ay ömrümden 5 sene gitti’ deyimlerini katarsak aslında yirmi olmadığını biliyor. İspatı ise hafiften beyazlaşan saçlaryla kamburluğudur. Her ikisine de alıştı aslında. Bir nevi bağışıklık kazanma olayı hayata karşı. Bunu şimdi daha iyi anlıyor. Çünkü yalnız kaldığı için geceleri yaşadıklarını düşünüyor ve bazen gülüyor bazen ağlıyor ve bazen de pişmanlık duyuyor. Nedense geceleri daha çok düşünüyor her şeyi. Sakin olmasından mı, günahları – kötülükleri gizlediğnden mi bilmem ama seviyor geceyi. Ruh hali olarak da çok değişiyor. Kendisini buluyor ve onu tam olarak tanıyanlar çok az sayıda olan kişiler onu gece dinleyenler çayına ortak olanlardır genellikle. Onu ailesinden bile daha iyi tanırlar aslında. Onlar onun için her ne durumda olunursa olunsun asla ve asla bırakmayacağı kardeşleridir. Continue reading →

YÜREĞİMDEKİ ACI

{Aralık ’05 MisAfiR KaLeM yazısıdır}

Kapının önünde otururken gördüm onu. Kırmızı yanakları, çekik gözleri, etli elleri, koca kafası ve yanından hiç ayırmadığı futbol topu ile çekingen etrafa bakıyordu.

Bu sabah Saliha Teyzesinin ekmeğini ve Osman amcasının gazetesini almaya gitmemişti. Kahvaltı bile etmemişti. Henüz dokuz yaşındaydı ama yaşadıkları ve yaşatacakları onun iştahını kapatmaya yetiyordu. Başına gelecekleri anlayabiliyordu. İçinde ulaşamadığı, sebebini bilmediği bir yara sürekli kanıyordu sanki. Ve bu kan şeffaflaşarak gözlerinden süzülüyordu. Hayatının değişmeye başladığını artık hiçbirşeyin eskisi gibi olamayacağını idrak etmişti, koca kafalı, çekik gözlü çocuk. Derin bir ah çekti gözlerinden akan kanı silerken. Yavaşça oturduğu merdiven basamağından kalktı. Continue reading →

Batmaya Yüz Tutmuş Güneşimizin Üzerine

{Kasım ’05 MisAfiR KaLeM yazısıdır}

Batmaya yüz tutmuş güneşimizin üzerine…

Öyle insanlarız ki, hep iyiyi, doğruyu, güzeli bulmaya çalışırız. Ancak elimizdekiyle yetinmeyi bilmeden ve bununla kalmayıp elimizdekinin de kıymetini bilmeden yaşarız çoğumuz. İlkinde bahsettiğim durum için asla kimseyi suçlamam. Çünkü en iyi, en doğruyu bulmaya çalışmak bir erdemliliktir.Benim asıl sözüm ikinciyi yapanlara… Continue reading →

Hepimizin Bir Anneannesi Olmuştur

{ilk (Eylül ’05) MisAfiR KaLeM yazısıdır} 

İlk olarak ne zaman “anneanne” sözcüğünü söylediğimi bilmesem de, hayatımda en çok söylediğim ilk beş kelimeden biri. Hatta üçüncüsü. Nedendir bilmem ama anneannem benim için bir yaşam tarzı olmuş. Bu hayata gelen her insan iyilikleriyle beraber çirkinlikleri de yanında getirir. Ama benim yanlışına ve çirkinliklerine rastlamadığım Continue reading →