Podcast #13 Etkileşim zehirlenmesi – Burak Budak

Söz konusu sağlık olunca insanlık diğer bütün dertleri unutabiliyor. “Her işin başı sağlık” diye de boşuna demiyoruz. Hem dünya hem ülke gündemi çok değil birkaç ay hatta birkaç hafta önceye kadar bambaşka konular, siyasi olaylar üzerine yoğunlaşırken bugün geldiğimiz noktada bireysel ve toplumsal sağlığımızı korumanın telaşına düştük. Çin’in Wuhan kentinden dünyaya hızla yayılarak küresel salgına dönüşen Corona virüs, Türkiye’nin sınırları içine de girmiş durumda. internet günlüğü podcastinin yeni bölümünde Burak Budak‘la, blog yazarlığı ve Corona virüs gündemi üzerine sohbet ettik.

Bugün bulunduğum yer, blog sayesindedir

Uzun yıllardır blog yazan Burak da hayatı blog (burakbudak.com, dahaotesi.com) sayesinde şekillenenlerden. O da bunu “Blog aslında tüm hayatımı, şu anda bulunduğum yerde olmamı sağlayan şeylerden biri. İlk iş teklifimi de blog aracılığıyla aldım. Bloğun kendisinden çok fazla para kazanmasam bile blog sayesinde çok şey yaptım.” sözleriyle özetledi.

Yaşadığımız her anı ve hatıraları, dijital olarak arşivliyoruz. Yaşadığımız an’ın tadını çıkarmak yerine onu paylaşmanın ve dijital olarak arşivlemenin telaşındayız. Bu, başka bir tezatlığı da beraberinde getiriyor: Geçmiş, yaşanan her anın dijital kaydının sürekli gözümüzün önünde olmasından dolayı çok da eskimiyor. Yaşam zinciri; sosyal paylaşımlar, video ve fotoğraflar sayesinde sekteye uğramadan kayıt altında. Burak da bu durumu, “Geçmiş diye bir şey kalmadı aslında hep, bu anda yaşıyormuşuz gibi.” şeklinde yorumluyor.

Peki ya ülkemiz sınırlarına kadar dayanıp en sonunda Türkiye’de yüzlerce insanda görülen ve bu yazının yazıldığı sıralarda dünyada binlerce Türkiye’de iki can alan Corona virüs?

Bu podcasti, iTunes Podcast üzerinden de dinleyebilirsiniz.

Mış’lı günler yaşıyoruz

Her olayda olduğu gibi en hassas olunması gereken sağlıkla ilgili böylesi ciddi bir mesele de bile sosyal ağlarda kullanıcılar, Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumlardan daha bilgili, daha ilgili birer otorite gibi davranıyor. Herkes, “olay aslında çok daha kötü, gerçekler bizden saklanıyor” mesajı verip zaten büyük bir tedirginlik yaşayan halkın tansiyonunu daha da yükseltecek bilgiler (!) / gizli çekim videolar paylaşmanın derdinde. Yanlışı bile, onun yanlış olduğunu belirtip paylaşarak daha çok yayılmasını sağladığımız bir dönemdeyiz. Mış’lı günler yaşıyoruz, sağdan soldan eşten dosttan duyduğumuz doğruluğa muhtaç Corona haberleriyle hayatı kendimize daha çok zehir ediyoruz.

Burak, sosyal ağlardaki bu kötücül ve bilinçsiz paylaşımları çok da güzel özetliyor: Etkileşim zehirlenmesi!

“Bir yerden duyduğunuz bir bilgiyi sadece daha fazla etkileşim alabilmek için paylaşıyorsanız bu, bilgi kirliliğine neden oluyor. Her konuda sürekli görüş paylaşılmaya başlandığı zaman artık hiçbir söylenenin önemi kalmıyor. Güç zehirlenmesinin sosyal medyadaki karşılığı etkileşim zehirlenmesi.”

El, vücut ve kişisel temizlik bilincinin geliştirilmesi kadar zihinsel temizliğin de sağlanabilmesi için dijital okuryazarlığın geliştirilmesi çok önemli. Sosyal ağlarda yaratılan felaket çığırtkanlığı ve sorumsuzca yapılan bilgi paylaşımlarının sona ermesi gerekiyor ki asıl alanında uzman ve bu konuda yetkili kişilerin uyarılarına ve doğru bilgilendirmelerine erişebilelim. Tüm dünyaya, tüm canlılara sağlıklı ve huzurlu bir ömrü dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir