Podcast #12: Dijital hijyen – Su Sonia Herring

Medya Okuryazarlığı Derneği’nin düzenlediği 2. Medya Okuryazarlığı Forumu‘nda konuşmacılardan Su Sonia Herring, “dijital hijyen” kavramını gündeme taşımış ve Dijital gölge, dijital ayak izi de denilen dijital hijyen, “İnternette ne yapıyorsunuz ve bu yaptıklarınızdan kim haberdar, isterse çok kolay bir şekilde kim haberdar olabilir.”in farkında olmakla alakalı. cümlelerini kurmuştu. O gün ilk kez duyup ilgimi çeken bu konu hakkında bir podcast yapmak da hep aklımın bir köşesindeydi. Kavramı, kelime hazineme ekleyen Sonia da podcast teklifimi geri çevirmeyip dijital hijyen tanımını biraz daha derinleştirdi.

İnternette dolanırken, sosyal ağları kullanırken çok fazla dijital ayak izi bırakıyoruz. Birçoğumuz bunun farkındayken bazı kullanıcılar ya dijital iz bıraktığının bilince değil ya da bunu önemsemiyor. Bu noktada da asıl önemli olan, bu durumdan rahatsız olup olmamak. Bu da dijital okuryazarlığın geliştirilmesiyle ilgili. 

Sosyal ağların, büyük veriyi toplayabilmek için kullanıcılara attığı oltalar var. Daha çok takipçi sahibi olmak veya arkadaşlarımızın gönlünü yapmak için sosyal ağlardaki yorumlarımız, beğenilerimiz, retweetlerimiz; izleme geçmişimiz, Google haritalardaki dolaşımımız, yer bildirimlerimiz, girdiğimiz web sitelerinin tutmasına izin verdiğimiz çerezler, arama motoru kayıtlarımız vs o büyük verinin elde edilmesine hizmet etmekte. Bu küçük veriler tek başına bir anlam ifade etmiyor olabilir ama bütün dahilinde değerlendirildiğinde markalar, şirketler ya da devletler için çok ciddi önem arz eden bilgiye dönüşüyor.

Bütün bu dijital veri toplamanın da harika bir kılıfı var: Anonimleştirmek. İnternette, hayatımıza ve kişisel bilgilerimize dair cömertçe paylaşım halindeyiz. Arada akıllı saat ya da akıllı telefon gibi bir cihazın ya da internetin olması bize bu durumu, makul gibi göstermekte. Bu cihazlarla paylaştığımız kişisel bilgileri bir arkadaşımız ya da tanımadığımız biri gelip bizden istese büyük ihtimalle vermeyiz. Bu bilgiler, bizden yüz yüze istendiğinde çok rahatsız edici olabiliyorken arada bir cihaz ya da internet varsa bu bilgilerin toplanmasında pek bir sakınca görmüyoruz. Bu, tamamen bu durumdan rahatsız olmakla ve dijital farkındalıkla ilgili.

Kullandığımız teknolojik cihazları güvende tutmak, dijital verilerimizi korumak aynı zamanda özel hayatımızı, mahremiyetimizi güvenceye almak demek. Bu sebeple dijital iz, siber güvenlik, dijital hijyen kavramlarını kendi adıma önemsiyor, alabildiğim önlemleri de alıyorum.

Yaklaşık 5 ay önce Facebook İstasyon’daki Medya Okuryazarlığı Forumu’nda dijital hijyen kavramını dillendirerek bugün bu podcast sohbetinin kıvılcımını ateşleyen Su Sonia Herring’in neler anlattığına, satır başları üzerinden göz atmakta fayda var. Daha fazlası için de podcaste kulak verebilirsiniz:

Podcasti aynı zamanda iTunes Podcast üzerinden de dinleyebilirsiniz.

Mahremiyet, çevrim içi ve çevrim dışı bir haktır

  • Günümüzde hepimiz yeni teknolojilerle, internetle haşır neşiriz. Çevrim içi düzende yaptığımız her hareketin her kullanımın bir ayak izi var. Buna dijital gölge de deniyor.
  • En önemlisi arama motorlarında yaptığımız aramalar. En önemlisi çünkü yeri geliyor en yakın arkadaşınıza, ailenize ve partnerinize soramadığınız şeyleri internette sorabiliyorsunuz. Bunları, arama motorları biriktiriyor ve bizim hakkımızda farklı profiller oluşturuluyor. Bunların tamamı dijital ayak izimiz haline geliyor. Dijital hijyen kavramı da bu ayak izinin farkında olmaktır. Dijital hijyeni sağlayabilmek için arkamızda bıraktığımız dijital ayak izinin olduğunu  ve bu dijital ayak izinin ölçeklerinin farkına varmamız lazım.
  • Mahremiyet, gizlilik hem çevrim içi hem çevrim dışı yaşamda belli ölçülerde bir hak. Bir şeyin mahrem olması ya da o şeyi kendi kişisel alanımızda yapmamız için onun illa yanlış veya kınan bir şey olmasına gerek yok. Yakın arkadaşımla ne konuştuğumu bir şirketin veya üçüncü kişinin iznim olmadan bilmemesini istemek en doğal hakkım. Hatta çoğu zaman yasalarla korunan çevrim içi ve çevrim dışı bir hakkım.

Anonimleştirme, büyük bir yalan

  • Takip edilmek ya da dijital dünyada yaptığımız aktivitelerin bilinmesini istememek için yanlış bir şey yapıyor olmaya gerek yok.
  • Biz artık toplu halde profillendiriliyoruz. Davranış tahminleri için de kullanılıyor bu veriler. Toplu profil oluşturuluyor, sonra şirketler bu toplu profili satın alıyor. Hem şu an hem yakın gelecekte bunun çok daha farklı kullanım alanları ile reel hayatımızı, ekonomik durumumuzu, sosyal statümüzü hatta sağlık durumumuzu bire bir etkileyecek sonuçları olacak. Çünkü bu dijital ayak izinin içinde, insanın en mahrem bilgilerinden sağlıkla ilgili veriler de satın alınabilir olduğu için hepimizin hayatında çok ciddi sonuçları olabilir. 
  • Dijital güvenlikle ilgili en büyük yalanlardan biri verinin anonimleştirilmesi. Çünkü yeterince uğraşırsanız aslında anonim denilen o verileri bir bireye bağlayabiliriz.
  • Benim nereye gittiğimin bilinmesini istememem için hiç kimse olmama, illa üst düzey bir yetkili olmama gerek yok. Kritik noktada çalışanların bile  verilerine, neler yaptığına ulaşmak bu çağda ne kadar kolay. Eskiden olsa buna ulaşabilmen için eğitimli bir casus olman gerekir. Şu an bilgisayardan anlaman neredeyse yeterli. Hatta bilgisayardan anlamana da gerek yok, yeterince paranın olması bile yeterli o bilgiyi satın alman için. Veri anonimleştirmek, şirketler tarafından bilerek ya da bilmeyerek bize söylenen çoğu koşulda çok büyük bir yalan.

Dijital hijyen nasıl sağlanır?

  • Düzenli şifre değiştirmek ve bu şifrelerin zor olması. Aynı şifreyi her yerde kullanmamak ve iki faktörlü doğrulamayı aktif etmek.
  • Nesnelerin interneti, sesli asistanlar güvenlik düzeyi çok düşük. İyi araştırılıp daha güvenli olanlarının kullanılması gerekir. Kişisel olarak evde akıllı cihazları çok tercih etmiyorum.
  • Sosyal medya platformlarının  gizlilik tercihlerini mutlaka gözden geçirin, konum bilgisinin sürekli açık olmamasına, veya sadece kullanırken açık olmasına dikkat edin.
  • İşletim sistemlerini düzenli güncelleyin. Sistem güncellemlerinin temelinde güvenlik açıklarının kapatılması, yeni saldırılara karşı alınan önlemlerin uygulanması var.
  • Kullanıcı bilgilerinizi ve şifrelerinizi kimseyle paylaşmayın, bu bilgileri kısa mesaj ya da epostayla isteyenlerin tuzağına da düşmeyin.
  • Yeni medya tüketirkenki farkındalık en önemlisi. Nerede ne süreyle neden  vakit geçiriyorum? diye kendimize sık sık sormalıyız. Bu vakti herhangi bir dijital mecrada geçirdikten sonra kendimi nasıl hissediyorum? Daha mı iyi daha mı kötü daha mı bilgilenmiş daha mı güçlenmiş hissediyorum?  Neyi, neden, nerede yaptığımızı durup düşünmek ve sonra kendimize göre bunu ayarlamak en önemlisi. 

Sonia’nın podcastte bahsettiği veri görselleştirme örneğine şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.nytimes.com/interactive/2019/12/19/opinion/location-tracking-cell-phone.html

internet günlüğü’nün tüm bölümlerini aşağıdan dinleyebilirsiniz:

#25 Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya (Konuk: Okan Yüksel) internet günlüğü

Merhaba, ben Evren Soyuçok. internet günlüğü podcastinin yirmi beşinci bölümü, aynı zamanda birinci seozunun son bölümünde Medya ve İletişim Uzmanı Okan Yüksel’le sohbet ettik. Sohbetimiz, Yüksel'in yakın zamanda yayımlanan Tüm Boyutlarıyla Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya isimli kitabında aldığım notlar üzerinden ilerledi. Podcaste dair notları ve sohbetimizden öne çıkan satırları kişisel bloğum www.evrengunlugu.net'te bulabilirsiniz. Bu podcast veya başka konularda yorum ve önerilerinizi evren@evrengunlugu.net adresinden benimle paylaşırsanız çok sevinirim.
  1. #25 Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya (Konuk: Okan Yüksel)
  2. #24 Sosyal Kaygı – Sosyal Medya Bağımlılığı İlişkisi (Konuk: Ekmel Kılıç)
  3. #23 İsyan Durağı Twitter (Konuk: Sinem Özel)
  4. #22 Kurtarılmış Bölge: Medium (Konuk: Mustafa Gerdan)
  5. #21 Dijital Kalabalıklar İçinde Yalnızlık (Konuk: Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Elif Çaycı)
  6. #20 Telefon Bağımlılığı ve Çok Boyutlu Yalnızlık (Konuk: Doç. Dr. Deniz Mertkan Gezgin)
  7. #19 Blog yazarlığının mayası: Tutku (Konuk: Ayşe Çınar)
  8. #18 23 Nisan Özel Yayını – Konuk: 13 yaşındaki İsa Soyfidan
  9. #17 Dijital mecralarda görünür olmak (Konuk: Tarık Çayır)
  10. #16 Dijitalde insanlarla bağ kurabilmek (Konuk: Gamze Nurluoğlu)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir