e-günlük

Bloglar Kaça Ayrılır?

sosyal_medya

Blogların sorunlarının yanında başka bir sorunumuz daha var: Sosyal ağları bloglarına tercih eden blog yazarları sorunu

2005 yılında birlikte yola çıktığımız blog yazarı arkadaşlarımızın birçoğu  Facebook ve Twitter’ın büyüsüne kapılıp bloglarını terk ettiler. Üstelik yazılarını silenler, alan adlarını (domain) yenilemeyenler var. Bu noktada blogları üçe ayırıyorum: Yaşayan bloglar, terk edilen bloglar ve öldürülen bloglar

Bir dönem Facebook’u çok etkin bir şekilde kullandım. Hiçbir zaman iyi bir Twitter kullanıcı olmadım. YouTube’a da yüzümü yeni yeni dönmeye başladım. Son dönemde en fazla kullandığım sosyal ağ ise Instagram. Ama bütün bu cazibe merkezlerine rağmen blogumu hiçbir zaman terk etmedim.

Sosyal ağları, bloglarına tercih eden arkadaşların da mutlaka kendilerince bir gerekçeleri vardır. Bu sebeple olmasa da artık blog yazmayı bırakan iki arkadaşım var: Wolkanca – Volkan Yılmaz ve Kayhan Öztürk – Kayhanovic. Blog Yazarları Çalıştayı’nda da kulaklarını çınlatmış, yıllar önce beraber yürüdüğümüz bu yolda artık onların olmamasından dolayı duyduğum üzüntüyü dile getirmiştim. Oysa ne Volkan ne de Kayhan, blog yazmayı bıraksa da sosyal medyadan el ayak çekmediler. Her ikisi de sosyal hesaplarında yine etkin şekilde paylaşımlarda bulunuyorlar ve isimlerinin unutulmamasını sağlıyorlar.

Peki ya siz ve diğerleri?

Evren’i Sosyal Ağlarda Takip E+

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

18 Yorumlar

  • Yanıtla Gökhan 25 Ocak 2016 at 14:47

    Sosyal ağ sitelerini kullanıyorum fakat abartmıyorum bazıları var, neredeyse 24 saat çıkmıyorlar, kim ne yapmış, kim kiminleymiş her şeyi takip ediyorlar. her şeyi paylaşıyorlar. Fakat bilmiyorlar ki sosyal ağlar kendilerine ait değil, sosyal ağ yöneticileri istedikleri zaman silebilir. Fakat bloglar kişinin tamamen kendine ait bir mecra ayrıca karakter sınırlaması falan da yok

    Blog yazmak , blog okumak benim en büyük zevklerimden bir tanesidir.
    En büyük hayallerimden bir tanesi de senin gibi çok uzun yıllar blog yazmak evren abi ve inşallah yazacağım.

    Çok güzel bir konuya değinmişsin abi, ben yeni keşfettiğim bloglarda ilk baktığım şey sitedeki son yazı ne zaman yazılmış, yönetici yorumlara geri dönüş yapmışmı bunlara çok dikkat ederim. Eğer son yazı 3 – 4 ay önce yazılmış ise o siteyi hiç takibe bile almam blog en azından haftada bir veya 10 günde bir yazı girilmelidir.

    Kalemine ve yüreğine sağlık Evren abi.

  • Yanıtla Onur Arslan 23 Ocak 2016 at 15:26

    Bir zamanlar, “Wolkanca bir blog, Wolkanca bir blog” du
    Bu arkadaşların blog yazmalarını özledik.

  • Yanıtla h. 22 Ocak 2016 at 21:11

    insanlar sosyal medyada daha çok insana ulaşabileceğinin bilincinde.

  • Yanıtla Bize her yer okul 22 Ocak 2016 at 20:24

    Özellikle uzun soluklu blog yazmak emek, zaman ve Özen istiyor. Dıger sosyal ağlar bünüzden daha cazip geliyor insanlara. Daha cok kişiye daha az emek ve zaman harcayarak ulaşabiliyorlar. Hayırlısı olsun. diger agları kullanmıyorum. Bloglarda Herşeyden önce geçmişte kendinizi görebiliyorsunuz kişisel arşiv gibi kaybolup gitmiyor anlık degıl en cok bunu seviyorum bloglarda

    • Yanıtla e-vren günlüğü 22 Ocak 2016 at 22:42

      Bir tarafta ’emek’ gerektiren bir çalışma diğer yanda da ‘pratiklik’ söz konusu. Blog mu sosyal ağlar mı; elbette tercih meselesi ;)

  • Yanıtla Mustafa KELLECİ 22 Ocak 2016 at 19:20

    SosyAL ağ denilen şeyleri ucundan takip etmek gerekli. Fakat herseyin olduğu gibi bununda fazlası zararlı. Blog da bulduğumuz o samimiyeti diğer sosyal ağlarda bulamıyoruz. Emeğinize sağlık TEŞEKKÜRLER.

  • Yanıtla Serdar 22 Ocak 2016 at 18:43

    Gerçekten çok haklısınız bu konuda. Sonuna kadar katılıyorum.
    ucluklavye.blogspot.com beklerim.

  • 1 2

    Bir Cevap Yazın