Monthly Archives

Ocak 2006

e-günlük

Yazacak çok şeyim var ama…

BİR KÖŞE YAZARLIĞI DAHA…

Ahmet HAKAN’a bir müjdem daha var: Bugün ikinci bir dergiden daha Köşe Yazarlığı teklifi aldım. Son finalime girmişim bugün, dolu dolu bir kağıt teslime etmişim, kütüphaneye uğrayıp yeni kitaplar da almışım okumak için, keyfim yerinde… Bütün bu güzelliklerin üstüne Yeni Ufuk Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeninden sürpriz bir teklif: Gel, yeni çıkacak dergimizde sana tam bir sayfa verelim, tepe tepe kullan. Ne dersin? Devamını Okuyun

e-vreniyyat

Bu S.on Olsun

Mutlaka bir yerlerden, bir bahaneyle başlayacaktı. Ya da her şey gözbebeklerinde saklı kalıp gidecekti… Öyle olmamıştı. İki yürek üç yıllık hasretin ardından ilk defa oturup konuşmuşlardı. Saatlerce birbirlerinin gözlerinin içine bakarak sohbet etmişlerdi. Artık bakışlar kaçamak değildi; gereği de yoktu. Çünkü bundan böyle paylaşacakları, konuşacakları ve görüşecekleri pek çok şey vardı…

Herkes seni çok güzel ifade ediyor da, bir sen tanımlayamıyorsun kendini. Bırak dağınık kalsın hesabı. Boş veriyorsun bu seferlik kendini. Yazman gereken daha önemli şeyler var. 

Kendinle konuştun hep. Sevgini kendine anlattın. Zaman zaman bu sayfalara şifreledin sevdanı. Kimse bilmesin, duymasın istedin. Senin bile bildiğin, bilmediklerinin yanında küçük bir noktaydı. Bir doğum günü tarihi ve seyredebildiğin kadardan zihninde kalan görüntüleri. Tarifini etmek ne mümkün; adını duyunca bile ağladın. Üç yıldır geceler daha bir uzun oldu, sohbetlerin kısa, kitap araların sık. Onunla kendi dünyanda baş başa kalmak istedin. Ulaşamadığın, konuşamadığın sevdayla hayal dünyanda bitmek bilmeyen sohbetler ettin.

Seni sevdiğimi unutma

Bir rüyanın yamacındasın. Ulaşılamayana ulaşmış, iki kelam söz etmenin ötesinde dertleşmiş olmanın sarhoşluğu içindesin. “Zamansız mı geldi çaldı kapını acaba” derken, “geç bile kaldı” derim ben. Yolun sonu göründü, yol bitti bitecek, geç bile kaldı yüreğine misafir olmaya.

Şimdi senin hayatında yepyeni bir film başlıyor. Diğerlerinden ne kadar farklıdır, ne kadar ayrıdır ben de seninle birlikte göreceğim. Gönlüne mührünü basmış diğerleri gibi seni enkaza çevirmemesini diliyorum. Yüreğini daha fazla kanatmamasını da… Bu defa doğru yüreğe dokunmuş olmanı ümit ediyorum. Ve ben hazırlığımı yapıyorum. Yakında büyük bir ziyaretçimiz olacak. Şimdi onun için hazırlıyorum seni, kendimi, bu Evren’i…

İpuçlarını serdin önüne. Ondan bir parçayı bir kaç gece göğsünde taşıdın. Bugün senden birkaç şey onun ellerinde. İlk konuştuğunuz günün tarihi ve saati de üzerinde… Bir ipucu daha S.ON defa…