Browsing Category

Röportaj / Söyleşi

e-günlük, Röportaj / Söyleşi

Blog benim için bir terapi – Banu Özkan Tozluyurt

banu_ozkan_tozluyurt-3

O; Duru’nun annesi, Naz ile Ozan’ın gezgin teyzesi ve Türkiye’nin ilk blog yazarlarından biri. banunundunyasi.com‘un mimarı Banu Özkan Tozluyurt‘la Blog Yazarları Söyleşisinin üçüncüsü için 30 Ekim 2016 Pazar günü Taksim’de bir araya geldik. Banu’yla sohbet çok keyifliydi çünkü eğlenceli ve enerjisi yüksek biri. Doğallığı ve alçak gönüllülüğü sayesinde kendisiyle rahat bir söyleşi gerçekleştirdim. Blog yazarlarıyla iş birliği yapan markaların ve özellikle de blog yazmaya başlamayı düşünenlerin dikkatle okuması gereken önemli şeyler anlattı Banu. İyi okumalar: Devamını Okuyun

Röportaj / Söyleşi

Ayça Oğuş: Blogumun okunduğunu fark edince bir süre yazamadım!

ayca_ogus_soylesi

‘İlk Türkçe Bloglar’ listesinin ardından başlayan Blog Yazarları Söyleşileri için aylar öncesinden Ayça Oğuş’la Eylül’de görüşmek üzere sözleşmiştik. Nihayet yıllardır internet ortamındaki ismen tanışıklığımız, 25 Eylül 2016 Pazar sabahı Karaköy’de yerini yüz yüze tanışıklığa bıraktı. Söyleşi öncesi kahvaltı yapacağımız yere girdiğimizde Ayça’nın ilk sözü ‘Sen bu blog işine niye kafayı bu kadar taktın? Artık kimse blog okumuyor’ oldu. Bu sorunun cevabı aslında yine Ayça’nın aşağıdaki söyleşide blogunun hayatına etkileriyle ilgili anlattıklarında apaçık ortada. Devamını Okuyun

e-günlük, Röportaj / Söyleşi, VideoBlog

Atıf Ünaldı Söyleşisi + Vlog

atif__unaldi_1

İlk Türkçe Bloglar listesini yayımladığımda listede yer alan blog yazarlarıyla söyleşi yapmaya başlayacağımı da belirtmiştim. Atıf Ünaldı‘nın blogu, 7 Eylül 2004 tarihli ilk yazısı ve hâlâ güncellenen içeriğiyle listenin ilk sırasında yer alıyor. Söz verdiğim gibi çalışmanın yayımlanmasından sonra Blog Yazarları Söyleşisinin ilki için kendisinden randevu talep ettim. Görüşme isteğimi olumlu bir şekilde hızla cevaplayan Atıf Hoca ile 14 Temmuz Perşembe günü iki saate yakın bir süre sohbet ettik. Şu ayrıntının da altını çizmekte fayda var: Ünaldı’nın görüşmeyi kabul etmesi bir anlamda bundan sonraki Blog yazarları söyleşilerinin de yolunu açtı. 

Samimiyeti ve güler yüzünden dolayı Atıf Ünaldı‘ya; söyleşinin fotoğraflarını çeken Pelin Avcı‘ya, ses kayıtlarını yazıya döken Nurhan Karanfil‘e emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Keyifle okuyacağınıza inandığım şöyleşiye dair blogda bahsetmediğim ayrıntıları da yazının sonundaki vlogda seyredebilirsiniz. Devamını Okuyun

Röportaj / Söyleşi

Danimarka Yargısının ‘Irkçılık’la Sınavı: Hikmet Şahbaz Davası

ali rıza şahbaz

Danimarka basınının ırkçı söylemlerle yerden yere vurduğu, mahkemenin verdiği haksız ceza karşısında kamuoyunun sessiz kaldığı yarı Türkiyeli yarı Danimarkalı yüzlerce gençten sadece biri Hikmet. “Yarı Türkiyeli yarı Danimarkalı” diyorum çünkü “Ben Karslıyım ve Kürdüm” diyen babası Ali Rıza Şahbaz, oğlu Hikmet’in Danimarka’da doğduğunun ve ana dilinin Danca olduğunun altını çiziyor; “Tükçeyi bile yarım yamalak konuşuyor” diyor. Hikmet, kendisini aslen nereli hissediyor bilmiyorum ama baba Ali Rıza, doğma büyüme Danimarkalı da olsa anası babası Türkiye’den olan tüm yabancıların Danimarkalılar tarafından ‘kara kafalılar’ olarak adlandırıldığını dile getiriyor. Öyle ki toplumda hızla yayılan ırkçılık henüz 16 yaşındayken cinayetle sonuçlanan bir kavganın ortasında kalan Hikmet’e de acımasız yüzünü mahkeme salonunda gösteriyor.

Devamını Okuyun

e-günlük, Röportaj / Söyleşi

Hasan Söylemez: Hayat insanlarla güzel*

Hasan Söylemez'le söyleşi hatırası; Akademi Kitabevi - Kadıköy

Hasan Söylemez’le söyleşi hatırası; Akademi Kitabevi – Kadıköy

“Tamam o tabloyum ama Edvard Munch’ın Çığlık tablosu değilim artık. Çatı katından çıkıp artık bir galeriye asılmak üzere bekliyorum şu an. Tam olarak bir galeride değilim ama iyi bir yere geldiğimi düşünüyorum.”

Yıl 2012; bundan beş yıl önce. e-vren günlüğü’nde Hasan Söylemez’den, ilk kez şu yazıda bahsetmiş, onunla ilginç tanışma hikayemi anlatmış ve onun “İstanbul’da tanıştığım ilk ünlü kişi” olduğunu yazmıştım. Aradan geçen zaman zarfında Hasan, birçok başarılı işe imza attı, uzun bir yolculuğa çıktı ve 2015 Nisan’ında ilk kitabı Hayata Yolculuk’u** yayımladı. TÜYAP’taki tanışıklığımız yıllarca internet üzerinden pekişti ve Hasan’ın ‘ikinci hayatına yolculuğu’nu konuşmak üzere üç yıl aradan sonra ikinci kez bir araya geldik. Devamını Okuyun

e-günlük, e-vreniyyat, Röportaj / Söyleşi

Oğuz Atay’la Yapılan İlk Blog Söyleşisi

Oğuz ATAY

Oğuz ATAY

Ölümünün üzerinden 38 yıl geçti. Daha ilk romanı Tutunamayanlar ile 1970 yılı TRT Roman Ödülü’nü kazanan Oğuz Atay, sonraki romanlarında da kaleminin ustalığını konuşturdu. Postmodernist romanın Türk edebiyatındaki ilk örneklerini veren Atay’ın İletişim Yayınlarından çıkan Günlük’leri de oldukça ses getirdi. Söz konusu ‘günlük’ olunca bir e-günlük yazarı olarak edebiyatın dev ismi Oğuz Atay’la bir söyleşi gerçekleştirmeye karar verdim. İyi okumalar

Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu olduğumdan dolayı Oğuz Atay ismi benim için her zaman önemli oldu; öyle ki eserlerinizin her birinin bendeki kıymeti büyüktür. Bir de ses getiren günlükleriniz var. Blog yazarı olunca onları ayrıca bir ilgiyle okudum. Günlük defterinize yazmaya başladığınız Nisan 1970’e dönecek olursak günlüklerinizle ilgili o günkü duygularınızı  bize hangi cümlelerle ifade edersiniz?
Devamını Okuyun

e-günlük, Röportaj / Söyleşi

Muhtar Olursam İlk Savaşım Uyuşturucuyla!

Muhtar adayı Tarık Arta ile söyleşi sonrası

Muhtar adayı Tarık Arta ile söyleşi sonrası

Esenyurt Belediye Meclisi, Aralık 2014’te gerçekleştirdiği ikinci oturumda 20 mahalleden oluşan ilçenin bazı büyük mahallelerinden 23 yeni mahalle daha kurulmasına karar verdi. Esenyurt, 43 mahalleli bir ilçeye dönüşürken aynı toplantıda yeni mahallelerin ilk muhtarlarının 8 Mart 2015’te yapılacak seçimle belirlenmesi kararı da alındı.

Yeni kurulan bu 23 mahalleden Akevler’de yaşıyorum ve birçok mahalle sakininin haberdar olmadığı söz konusu sürecin, değişen mahalle isminin ve yeni bir muhtarın seçilecek olmasının son derece önemli gelişmeler olduğunu düşünüyorum. Muhtarlık seçiminin vatandaşlık bilinciyle en çok sahip çıkılması gereken demokratik eylemlerden biri olduğuna inanırken Akevler mahallesinin genelindeki ilgisizlik (kimilerine göre de umursamazlık) mahalle kültürünün / komşuluk ilişkilerinin yüksek sitelerin gölgesinde yok olmaya başladığının da bir göstergesiydi.

Nefes alıp verdiğim mahalleye ama aslında en çok da ruhumdaki sosyal sorumluluk duygusuna karşı görevimi yerine getirmenin en iyi yolunun çoğumuzun tanıma şansının olmayacağı 5 muhtar adayıyla birer söyleşi gerçekleştirmek olduğuna karar verdim. Teklifimi geri çevirmeyen Akevler mahallesinin 5 muhtar adayı Esenyurt’un yeni kurulan diğer 22 mahallesinde gerçekleştirilmeyen bir çalışmaya imza atılmasını da sağladı. Bu söyleşiler blogumda, sosyal medya hesaplarımda, Hürriyet Yazarkafe’de ve internetin birçok ağında binlerce insana ulaşırken Türkiye’de ilk defa bir muhtarlık seçiminde muhtar adaylarının tamamıyla böylesi bir proje gerçekleştirilmiş oldu.

5 muhtar adayıyla gerçekleştirilen söyleşiler için toplamda 15 saate yakın görüşmeler yapıldı. Muhtar adaylarının yirmiye yakın soruya verdikleri cevaplarından 300 dakikayı aşan ses kaydı oluştu.  

Bu sıra dışı çalışma aynı zamanda bir amaca da hizmet etsin, sosyal sorumluluk adına bir farkındalık yaratsın diye de söyleşi gerçekleştirilen her bir muhtar adayı için LÖSEV‘in Bir Tuğla da Sen Koyar mısın? projesine bağışta bulunuldu.

Ben her muhtar adayının yaşadığımız mahalleye hizmet etme isteğiyle seçime dahil olduklarına inanmak istiyorum. Her biri beni büyük bir içtenlikle ve güler yüzle karşıladı; gösterdikleri nezaketten ve bana böyle bir çalışmayı gerçekleştirme imkanını verdikleri için kendilerine bir kere daha teşekkür ediyorum.

En taze teşekkürüm de muhtar adayları arasına en son katılan isim Tarık Arta‘ya. Beni iş yerinde misafir eden ve “İnsanları hiçbir zaman yabancı görmem; herkese ilk yaklaşımım samimiyettir.” diyen Arda, aynı samimiyetle hem beni ağırladı hem de sorularımı cevapladı.

Esenyurt Akevler Mahallesi’nin tarihine önemli bir not olarak düşülecek ilk muhtarlık seçimine dair söyleşiler dizisini adaylardan Tarık Arta söyleşisi ile sonlandırırken bütün adaylara başarılar diliyor ve Akevler için en hayırlı adayın seçilmesini diliyorum.

Devamını Okuyun