e-günlük, Röportaj / Söyleşi

İhtiyaç Fazlası Eşyan mı Var; Freecycle’da Paylaş!

freecycleArizona’nın Tuscon kentinte yaşayan Denon Beal, 2003 yılında yoksullar için eşya toplamaya karar verip Yahoo üzerinden 30 – 40 arkadaşından oluşan bir e-posta grubu kurar. İhtiyaç duyulan eşyaları arkadaşlarına göndermeye başladıktan kısa bir süre sonra Beal’in evinin deposunda eşya koyacak yer sıkıntısı başlar. Bir gazetede bu girişimin haber olarak yer almasıyla Beal’in  e-posta grubuna üye olanların sayısı hızla artar ve insanlar bir taraftan evlerinde artık kullanmadıkları eşyalarının yeni sahiplerini ararken diğer yandan da ihtiyaç duydukları eşyaların listesini paylaşmaya başlar. Freecycle adını taşıyan bu platform, 2005 yılına gelindiğinde 1,5 milyon insan tarafından kullanılan bir ikinci el eşya değerlendirme platformu haline gelir.

Freecycle gruplarında her gün yüzlerce eşya teklif ediliyor ve aranıyor. Hatta bu yazıyı yazdığım sırada Freecycle İstanbul Yahoo grubunda bir üye elinde fazladan bulunan büyükler için bir bornozu; Freecycle İstanbul Facebook grubunda da başka bir üye Samsung SGH-G serisi telefonlar için hiç kullanılmamış kumandalı, mikrofonlu kulaklığı ihtiyacı olan birilerine vermek üzere paylaşıyordu.

Dünyayı atık eşya denizi olmaktan kurtaran, israfı da önleyen bu gönüllü hareketten 2008 yılında haberdar oldum. Ancak ilk eşya teklifimi İstanbul’a geldikten sonra bu yıl yapabildim. Yakın bir zamanda da bana Freecycle İstanbul Yahoo Grubunun moderatörlüğü verildi. (Ancak yoğunluğumdan dolayı bu konuda henüz bir yardımım dokunmadı)

taner ertunç

Freecycle Türkiye Kurucusu Taner Ertunç

Tam da bu noktada size Taner Ertunç’tan bahsedeceğim. Taner Bey, Almanya’da çalıştığı yıllarda evinin bazı ihtiyaçlarını Freecycle mail grubu üzerinden edinmiş. Bugüne kadar 100’e yakın eşyasını da bu platform üzerinden ihtiyacı olanlara vermiş.

Taner Bey’le uzun bir süredir bir araya gelip söyleşi gerçekleştirmek istediğimi belirtiyordum ancak ben buna fırsat bulduğumda kendisi işi gereği Almanya’ya gitmişti. Biz de söyleşiyi internet üzerinden gerçekleştirdik.

“İnsanlara ‘frisaykıl’ dediğinizde mutlaka ‘o da nedir?’ diye soruyorlardır; her defasında bu platformu nasıl özetliyorsunuz?” dediğimde Taner Bey, “internet üzerinden ücretsiz eşya verip eşya alabildiğiniz bir platform” olarak anlattığını söylüyor ancak Freecycle bünyesinde yapılan şeyin kesinlikle eşya değiş tokuşu (takas) olmadığının da altını çiziyor.

2005 yılından bu yana Freecycle Türkiye üzerinden 20 binden fazla eşyanın el değiştirdiği bilgisini veren Taner Bey’e ‘Yok artık bu da karşılıksız verilmez ki!’ dediği ilginç bir eşya teklifiyle karşılaşıp karşılaşmadığını sorunca “Geri planda üyelere dağıtılmadan engellenen freecycle kavramını tam olarak anlamadan mesaj göndermeye başlayan yeni üyelerin bazı mesajları oluyor. Örneğin geçen gün birisi iPhone teklif etmiş. Özelliklerini de güzelce sıralamış, yanlışlıkla üyelere de dağıldı. Arkadaş ücretsiz olması gerektiğini bilmediğini söyleyerek sonradan özür diledi. Sanırım bir bedel çizgisi var onun üzerindeki eşyaları insanlar gene internet mecrasını kullanarak satabilmeyi tercih ediyorlar, onun altındaki eşyalar için freecycle iyi bir yöntem. Eskiden bilgisayar “yok artık” denecek bir ürün iken bugün notebook teklifi dahi görüyoruz. Ürünlerin fiyatlarının o bedel çizgisinin altına düşmesi ile ilgili olmalı. iPhone ve diğer akıllı telefon veya elektronik ürünler de bedelleri o çizginin altına indikçe daha fazla sistemde yer alacaktır.” açıklamasını yapıyor.

Türkiye’de 100 bine yakın kişinin kullandığı Freecycle üzerinden eşya edinmek kimilerine göre bir yoksulluk göstergesi veya hâlâ ayıplanacak bir durum. Oysa Avrupa’da ikinci el eşyaların el değiştirmesi ülke ekonomisi açısından da önemsenen bir durum. Taner Bey’e Türkiye ile Avrupa arasındaki bu anlayış farkının Freecycle açısından devam edip etmediğimi soruyorum:

“Eskiye göre freecycle çok daha geniş kitlelere ulaştı ve kabul gördü. Ancak hala ikinci elin yaşam kültürümüz haline geldiğini söyleyemem. Bunu kabul eden kesim daha iyi eğitimli, bu konuda bilinçlenmiş kesim bunun bir yoksulluk göstergesi olmadığını, yaşam tarzı ile ilgili bir konu olduğunu anladı ama bunu tüm Türkiye’ye de anlatması gerekiyor. Bu safha bittikten sonra ise şunu anlayacağız ki tam tersine bu iş bir yoksulluk değil, zenginliğin göstergesi.

Freecycle sayesinde çöpe atılması muhtemel kullanılmış eşyaların tekrar kullanıma kazandırılarak ekonomiye ve çevreye büyük katkı sağladığı tartışılmaz bir gerçek. Hatta bununla ilgili dünyadan çok ciddi sayısal veriler var. Ancak Taner Bey’in de doğruladığı üzere Türkiye’de Freecycle’ın çevreye ve milli gelire katkısına yönelik bir araştırma yapılmamış. Bu konuda Taner Bey, özellikle üniversitelerin Çevre, İstatistik, Ekonomi bölümü öğrencilerine sesleniyor ve bitirme tezleri için Freecycle’ın harika bir konu olabileceğinin altını çiziyor.

Freecycle İstanbul grubu 31 Ocak 2005 tarihinde kurulduğunda 122 üyesi vardı; 2009 yılında ise Freecycle’da grubu olan iller arasına Ankara, Bolu, Çanakkale, Diyarbakır, İzmir, Sinop ve Eskişehir de katıldı; Türkiye geneli toplam üye sayısı yüz bine dayandı.
Geçen aylarda Freecycle’a Türkçe karşılık bulmak için bir çalışma başlatılmıştı; Taner Bey’e bu konuyu hatırlattım. Niçin Türkçe karşılık arandığını “Freecycle isminin tescilli bir marka” vurgusunda bulunarak açıklamaya çalışan Taner Bey bu durumu şöyle detaylandırdı:

“Türkiye’de bu isim ücretsiz eşya talep etmek ya da teklif etmek fiilinin karşılığı imiş gibi kullanılmaya başladı. Böyle olunca insanlar bir araya gelip ikinci, üçüncü, onuncu bir İstanbul freecycle grubu açmakta, ya da üniversite gibi bazı topluluklar kendi freecycle gruplarını açmakta bir mahzur görmemeye başladılar. Hatta grubumuzda çeşitli sebeplerle kırılan kişiler tarafından aynı isimde gruplar açılmaya başladı. Bu bizim için tereddütlü bir durum. Bir yandan çevreyi, paylaşımı, geri dönüşümü seven insanlar olarak freecycle felsefesinin yayılmasından mutluluk duyuyoruz, diğer yandan uluslararası ölçekteki bazı kanun, ve etik kurallara uymak zorundayız. Bu girişimlerin çok büyük bir bölümü iyi niyetli olmakla birlikte, bir bölümü reklam gibi yan unsurlarla gelir de elde etmeyi düşünen projeler. Freecycle’ın bu şekilde kullanımı korsan ve yasadışı oluyor, bu sebeple ben acaba Türkçe bir karşılık bulursak bu tarz projeler o isimde yapılabilir mi diye düşündüm. Yani Türkçe karşılık aradığımız şey freecycle markasının değil, onun temsil ettiği fiilin karşılığıdır. “Coca Cola” bir marka, kolalı içecekler o grubun adıdır belki kolay bir örnek olur. Freecycle diğer tüm ülkelerde de bu isimde kullanılıyor ve Türkiye’de de bu isimde kullanılmaya devam edecek.”

Freecycle, bu isimle kullanılmaya devam edecek olsa da Taner Bey, en çok önerilen ilk 10 Türkçe karşılığın “Elden ele, Beleş döngü, Serbest dönüşüm, Gönüllü paylaşım, Atma ver, İhtiyaç sahibine, Atma sahiplendir, Paylaşım ağı, Sebil döngü, Dost eli” olduğunu söyledi.

Günümüzde Freecycle İstanbul’un Yahoo grubunda günlük 10, Facebook grubunda da günlük 50 eşya ‘teklif’ veya ‘talebi’ yayımlanıyor. Taner Bey, en çok verilmek istenen veya aranan eşyaların mobilya, CD, DVD ve elektronik aksesuarlar olduğunu belirtiyor. Ben de geçen haftalarda ev eşyalarını A’dan Z’ye dağıtan birkaç kişinin mesajlarına denk gelmiştim; tek yapmanız gereken o eşyalardan herhangi birine gerçekten ihtiyacınız olduğu konusunda karşınızdakini ikna etmek ve sonrasında da nakliye işini halletmek.

Bu yazıyı okuduktan sonra kullanmadığınız, eskidiğini düşündüğünüz veya bozulan eşyalarınızı çöpe atmak yerine Freecycle’ın aşağıdaki sosyal ağ grupları üzerinden ihtiyacı olan insanlarla paylaşmaya başlayacağınızı ümit ediyorum. Hepimiz biliyoruz ki bizim işimize yaramayan, bir başkasının işine mutlaka yarayacaktır. Taner Ertunç’la Freecycle üzerine gerçekleştirdiğim söyleşinin Star Gündem‘de yayımlanan daha detaylı haline {şuradan} ulaşabilirsiniz.

Önemli bağlantılar: Freecycle Türkiye Yahoo Grup ] Freecycle Türkiye Facebook Grubu

Evren’i + Sosyal Ağlarda Takip Et

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın