e-vreniyyat

Aşk, Bir İnkılaptır!

Barış ile savaş arasındadır benim aşkım. Hayatımda adeta bir inkılaptır.

Yazılanları uzun uzun okumak, fotoğrafları seyre dalmak “ah keşke… keşke farklı zamanlarda tanışmış olsaydık” demektir aşk. Ve bendeki aşk, “farklı zamanlar”ı, “şu anki”nden iyi yapan farkı anlayamayan bir aşk’tır. Farklı zamanların iyi tarafı; “yanımda olabilmek, bana sahip çıkabilmek, bir çok an’ımı yaşayabilmek”ti. Öyle ya, sen bana baka baka aşık oluyordun.

Aşk, başlarsa biterdi. O yüzden korumalıydın beni. Bense göremiyordum bütün bunları. Çünkü yer yüzünden silinmekti bendeki aşk! “Başlamayalım; bitmesin” dedi inatla aşk. Yıllar öncesine bir yaz gününün kabus dolu saatlerine geri götürdü bu söz beni. “İnanmadığım hiçbir şeyi yaşamıyorum” derken, doğruydu söylediklerim. İnandığım bir gerçeği yaşadım ben seninle. Fırtınalı dünyamın duygularına söz geçirmek zordu benim için.

Sevmenin, bazen uzaklaşmayı gerektirdiğini söyler sendeki aşk; bunun, karşısındakini korumak için olduğunu düşünür. Bütünü unutmadan, karşındakinin savunmasızlığını görebilmek büyük marifettir. Bu marifetten yoksundur benim aşk’ım.

Aşk, yanında ister sevdayı. Anne yavrusunu, Mevlana Tebrizisini, Mecnun Leylasını yanı başında diler. Herkesin görüp bildiği meziyetlerinden sıyırıp, kimsenin yaşayamadığı şekli şemaliyle yaşamak ister aşk, sevdasını.

“Ben bir bütünüm” der senin aşk’ın. “Bütünümle sev beni; çünkü aslını sevmek üzere seni sevmeden önce suretini sevdim” diye yakınır. Haksız da değildir böylesi aşk.

İhtimaller üzerine kurulmaz aşk. Her haliyle kabullenir sevdasını. Ya bekletemeyecek, paylaşamayacak kadar çok seviyorsundur ya da sevmiyorsundur. “Sen nasıl yetişeceksin bana” da ne demektir? Zamandan öte, mekandan ayrıdır benim aşk’ım.

Dağlar gürledi; “birine ismen aşık olmak değil, ruhen ona aşık olabilmektir marifet. Ruhu sana ait olmuşsa sevdanın, alem-i cihan gelse değişmez kimseyi sana!” Ben yıllarca adı bile olmayan, belirsiz bir hayali bekleyebiliyorsam sen de cisme bürünmüş bir adı olan hayali bekleyebilirsin belki de..

Aşk, benim yüreğimde bir inkılaptı; sevdasıyla gönlümde bir devrim; yol açtığı tüm savaşlarına rağmen kendimle yeniden bir barıştı. “Başlarsak, biteriz” deme; dile gel ey Aşk! Yüreğin varsa benimle ol!

Aşk Bir İnkılaptır yazısı 5 Şubat 2009 tarihinde sahibi tarafından seslendirildi. Dinlemek için {şuraya} tıklayın.

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

15 Yorumlar

  • Yanıtla Önemsiz İletilerim 07 Şubat 2009 at 19:35

    evren bir şarkı armağan etmek istiyorum. bu şarkıda biraz ben, biraz sen varsın.

    duygularımızın tercümandır bu şarkı…

    http://Parkingmusic.com/files/geletme74.mp3

  • Yanıtla Önemsiz İletilerim 07 Şubat 2009 at 01:16

    Aşk, aşk, aşk. İçinde huzur vadiside, açılar zindanınıda barındırır.

    Ben aşk’ın dönmesini beklerken bazen kapı eşiğinde, bazende martı çığlıklarının altında bir barakada bana aşk’tan haber geldi.

    Sözlenmiş. Aşk(ım) sözlenmiş. Verdiği sözleri unutmuş aşk(ım). Olsun bunada eyvAllah)

    Ben sözümü unutmadım evren. Demiştimki “ebediyete kadar seni seveceğim”. Artık ebediyete kadar dudaklarım, kalbim mühürlü. Ve ben bu sözümden dönersem, ondan gayrısına tek bir sevgi sözcüğü söylersem önünde durulmaz fırtınalar beni yerle bir etsin. Ben söz verdim.

    Aşk iki kişilik olsada, iki kişilik yaşanmak zorunda değil evren.

    Sağlıcakla kal, annecğinin ellerinden öperim..

    Not: Bugün sesini duymak güzeldi sırdaş..

  • Yanıtla tansu 06 Şubat 2009 at 09:48

    gönüller dostları yüceltmelidir gerçekliğin tadında bulduğu her fırsatta. çerçeveletip evin en güzel tarafına konmalı bence. ellerine sağlık…

  • Yanıtla Zeynep 06 Şubat 2009 at 01:39

    Evren, yazdıklarını okuyunca şu yüreğim aşkı tattı mı acaba diye düşündüm. Öyle güzel anlatmışsın ki, adı tatlı kendi acı aşkı.. Yüreğine sağlık.

  • Yanıtla NEJLA 05 Şubat 2009 at 12:02

    Aşk’ın marifeti olmadığı gibi tarifi de mümkün değil…

    Aşk denen unsur bizim hayatımızda var olmak isterse varolur.. Aşk’ı apayrı bir birey olarak görüyorum … eli yüzü olan güzel bir varlık gibi.. soyut bir varlık belki de …
    Aşk da Aşk bekler …
    Elinize gönlünüze sağlık diyorum …

  • Yanıtla kalderavolkan 05 Şubat 2009 at 10:41

    Ey aşk, rica ediyorum benden uzak kal :) Ömrüme verdiğin zarar kafii…
    (Ne zaman dilinde aşk dolanan birini görsem aynı cümleyi kurar oldum ben, yine kendimi tutamadım..)

  • Yanıtla rAmAzAn tKKyn 05 Şubat 2009 at 09:56

    belki de aşkı güzel kılan aşkın yanında olmayışıdır.özlemdir umutla beklemektir;geleceğini ya da gelmese bile geleceği ümidiyle beklemektir.Mevlana Tebrizisini, Mecnun Leylasına ulaşmayı çabalasada çile çekse o çile ona şarap gibi gelmektedir.kısacası AŞk güzeldir her haliyle yeter ki sahip olunsun.
    Muhabbetle….

  • Yanıtla fz 05 Şubat 2009 at 00:47

    Bazen göründüğü gibi olmuyor… Başlayınca anlaşılıyor ki bitmiyor… Hayırlı olan olsun hakkınızda…

  • Yanıtla büşra 05 Şubat 2009 at 00:32

    İhtimaller üzerine kurulmaz aşk. Her haliyle kabullenir sevdasını. Ya bekletemeyecek, paylaşamayacak kadar çok seviyorsundur ya da sevmiyorsundur.
    “birine ismen aşık olmak değil, ruhen ona aşık olabilmektir marifet. Ruhu sana ait olmuşsa sevdanın, alem-i cihan gelse değişmez kimseyi sana!”

    çok güzel dile getirmişsin aŞk’ı EVren..
    yüreğine sağlık.. tekrar tekrar ve harf harf işliyorum ruhuma..

  • Yanıtla semra 05 Şubat 2009 at 00:14

    ““ah keşke… keşke farklı zamanlarda tanışmış olsaydık” demektir aşk. Ve bendeki aşk, “farklı zamanlar”ı, “şu anki”nden iyi yapan farkı anlayamayan bir aşk’tır.
    ..
    “Sen nasıl yetişeceksin bana” da ne demektir? Zamandan öte, mekandan ayrıdır benim aşk’ım.
    ..
    “Başlarsak, biteriz” deme; dile gel ey Aşk! Yüreğin varsa benimle ol!”
    Öyle güzel anlatmışsınız ki ortak hisleri, söylenecek birşey kalmıyor.
    Kaleminize sağlık..

  • 1 2

    Bir Cevap Yazın