Fatma Erdem: Blog sayesinde aslında yazabildiğimi keşfettim

YouTube canlı yayınında blog sohbetlerinin 11.sini 2005’ten beri blog yazarlığı yapan ve İlk Türkçe Bloglar listesinde de yer alan Fatma Canbulat Erdem ile gerçekleştirdik. Ankara’da bir devlet kurumunda çevre mühendisi olarak çalışan iki çocuk annesi Fatma Erdem, “Mavi Anne” olarak da anılıyor çünkü bu rumuzla Temmuz 2008’den beri mavianne.blogspot.com.tr‘de yazıyor. Bu konuda da yayında şu ilginç açıklamayı yaptı: “İki oğlum olmasına rağmen blogda bebek ve annelik üzerine hiçbir zaman yazı yazmadım. Bu sebeple bir dönem keşke mavinin peşine anne kelimesini eklemeseydim diye bir pişmanlığım oldu ama mavianne rumuzunu değiştirmeyi de düşünmedim.” Continue reading →

Herkesin olduğu sosyal ağlarda aslında “hiç kimse”yiz

Blog, dijital kimliğinizi dilediğiniz şekilde inşa edebileceğiniz -bana göre- en doğru ve sağlıklı yol. Sosyal ağlarda kişisel profilinizle yer alsanız bile o mecralarda herkes, aslında “hiç kimse”dir. Bu hiçkimseliği kırmanın en etkili yolu tamamen sizin inşa ettiğiniz bloğunuz. Yıllardır bunu farklı şekillerde defalarca dile getiririm. Blog yazarları çalıştaylarında, YouTube canlı blog sohbetlerinde de bir bloğa sahip olmanın önemini her seferinde vurguluyoruz. Continue reading →

Oğuz Gülay: Yorumsuz blog, alkışsız tiyatro oyunu gibidir

sakarpiyon.com adresinde 2009 yılından bu yana blog yazarlığı yapan Oğuz Gülay’la 8 Ağustos Salı akşamı YouTube canlı yayınındaydık. Oğuz ağabeyin kurucusu olduğu kitaplaryolda.com bloğu da aynı zamanda Gelecek Vadeden Bloglar listesinde yer alıyor. Yıllardır kişisel bloğunu güncel tutmasına, kitaplaryolda.com projesi hızla büyümesine rağmen yine de kendisini tam manasıyla blog yazarı olarak görmediğini “10-15 yıldır blog yazanların yanında ‘ben blog yazarıyım’ demek biraz ayıp kaçıyor. Ben blog yazarı değilim çünkü süreli ve düzenli içerik üretmiyorum.  Keyfe keder yazıyorum.” sözleriyle dile getiriyor ve “Gerçek anlamda blog yazarı nedir?” sorusunun tartışılması gerektiğini söylüyor. Continue reading →

Gökhan Konaş: Blog, benim kalem

İçinde “dahi” anlamına gelen “da” bağlacını çok güzel taşıyan bir blog “Tek Başına da Olur” ve bu anlamı derin isim için yazarı Gökhan Konaş, “Tek başına olur demiyorum ‘Tek başına da olur.’ diyorum. Sen yine tek başına olma ama yapmak istiyorsan da bunu tek başına yapabilirsin, bir yandan kimseyi de bekleme. Oradaki da’nın önemi büyük. Bütün  fikir onun altında gizli.” diyor. Bloğuyla geçen hafta Gelecek Vadeden Bloglar arasına giren Gökhan, uzun zamandır hayal ettiği kamp kurup doğa ile baş başa kalma ihtiyacı ile bir blog açma merakını eş zamanlı olarak karşılamış. Bloğunda paylaştığı o herkese nasip olmayan doğadaki deneyimlerini de YouTube canlı yayınında harika özetledi: Continue reading →

Plazadan Dünyaya ekibi: “Alt tarafı iş hayatı” demeyi öğrenmeliyiz

Değerini bilenler için internette içerik üretmenin, üstüne üstlük bunu kendi bloğunuz merkezinde yapmanın verdiği hazzın tarifi mümkün değil. Size kattıklarının yanında harika insanlarla da tanışmanızı sağlayan muazzam bir araç. Blog yazarlığımın 13. yılında yolumun ilk defa kesiştiği İrem Devseren, Selin Güneş ve Zeynep Erdoğan‘la ortak blogları Plazadan Dünyaya‘nın geçen haftalarda Gelecek Vadeden Bloglar arasına girmesinin vesilesiyle YouTube’da canlı blog sohbetlerini gerçekleştirdik. Muhabbetimizin ana amacı blog yazarlığıydı ama yaklaşık iki saatlik yayında yemek tariflerinden, hayatımızı sadeleştirmekten, fotoğrafçılıktan hatta çocuk yetiştirmekten bahsettik. Continue reading →

Canlı yayınlarda niye bu kadar gülüyorsam

Canlı blog sohbetlerinden yeni bir kolaj daha hazırladım. (İlki şurada) Sevgili Volkan, Berfin ve Semi ile peş peşe üç hafta yaptığım YouTube canlı yayınlarından bazı keyifli anları bir araya getirdim. Bugüne kadar sekiz blog yazarıyla yaptığım canlı yayınlara dönüp baktığımda gerçekten geride güzel bir hatıra bırakmışız. İlk yayında bana eşlik eden Taner ve Yalçın‘dan son yayını beraber yaptığımız Semi’ye kadar herkese teşekkür ederim. Continue reading →

Bloglarla dünyayı kurtarmıyor aslında yeni bir dünya inşa ediyoruz

Hem Gelecek Vadeden Bloglar jürisinden hem telaffuzu en zor soyadına sahip hem de Türkiye’nin en eski blog yazarlarından Sema Eren Schoenrock ile bugüne kadar ki en uzun YouTube sohbetini yaptık ;) Karadeniz Ereğli’de doğup büyüyen ve Karadeniz insanının neşesini yansıtan bir isim Semi. Öyle ki en çok güldüğüm sohbet oldu. Semi, üniversite için geldiği Bursa’da çalışma hayatına atılınca eşiyle tanışıp evlenmiş ve iki çocuk sahibi olmuş. 2010 yılında başladığı mutlueller.com‘da kendi dünyasını inşa etmekle yetinmeyip blog yazarı bir anne ve eş olmanın sorumluluğuyla bu dijital hobiyi hem eşi hem oğluna da bulaştırmış. Onların blog yazarlığı yolculuğu kısa sürse de Semi, 7 yıldır bloğunu güncel tutarak Türkçe blog kültürüne katkıda bulunmaya ve “Gelecek Vadeden Bloglar”ın değerlendirme ekibinde de yer alarak yeni blogların keşfedilmesine, onların yüreklendirilmesine destek sağlamaya devam ediyor. İki saate yakın sohbetimiz sırasında kimi zaman Türkçe yazım kuralları hakkında derinlemesine konuştuk kimi zaman da yabancı dili daha iyi nasıl öğrenebileceğimiz hakkında kafa yorduk. Videoyu seyretmeye vakti olmayanlar için ve daha da önemlisi “yazılı arşivin” kıymetinden dolayı Semi ile muhabbetten öne çıkan notları derledim: Continue reading →