Daha İyi Yazabilmek için Bir Yol Daha: The Bloomberg Way

Geçenlerde okuduğum bir yazıda “The Bloomberg Way” yazma tekniğinin adı geçince, araştırmak için not almıştım. Daha iyi nasıl yazarım, sorusunun peşinde koşan, farklı yazma tekniklerini hep merak eden biri olarak ilk kez duyduğum bu tekniğin izini sürmek, benim için son derece verimli bir yolculuk oldu. Bloomberg’in kurucusu Matthew Winkler tarafından geliştirilen bu tekniğin ayrıntılarına yer verdiğim Medium’daki yazımı buradan okuyabilirsiniz.

Düzenli Yazabilmek için Kendime Açtığım 6 Ana Cephe

Yıllardır dizüstü bilgisayarımda yazıyorum. Oysa, kâğıt kalemi elime alıp uzun uzun yazmak en büyük tutkumdu. Ta ki bilgisayar hayatıma girene kadar. Klavyeye alıştığımdan beri, inci gibi yazım bozuldu. Bu bozulma yazı stilimle sınırlı kalmadı, klavyeyle (hatta bazıları konuşarak yazdırıyor) yazmak, beynimin üretkenlik kısmıyla elim arasındaki bağı da zayıflattı. Tabii bu apayrı bir yazı konusu. Düzenli yazmak için kullandığım altı yöntemin ayrıntılarını Medium’daki yazımda okuyabilirsiniz.

Emek Sömürüsünün Yeni Adı: Gönüllü Yazarlık

Editörlerin, yazarların, içerik üreticilerin LinkedIn’da vb. platformlarda sıklıkla karşısına çıkan ilanların başında gelmeye başladı “Gönüllü içerik yazarı arıyoruz” benzeri ilanlar. İlk bakışta masum, hatta iyi niyetli gibi görünen bu çağrılar, aslında dijital ekonominin ve içerik ekosisteminin temel prensiplerine aykırı; ahlaki açıdan da sorunlu. Gönüllü yazarlık sorununa değindiğim Medium’daki yazımı buradan okuyabilirsiniz.

Yazmak Cesaret İster

Yazmak sadece sözcükleri yan yana dizmekten ibaret değil; aynı zamanda bir direniş, bir keşif yolculuğu. Zamanın kıymetini bilerek, hataları sahiplenerek ve kendi sesimizi bulma kararlılığıyla bu yolculuğa çıktığımızda fark yaratan işler üretebiliriz. Bugün bir editör, bir Türk Dili ve Edebiyatı mezunu, 25 yılı devirmiş bir blog yazarı olarak üretken ve sürdürülebilir bir yazarlık pratiğine dair deneyimlerimi Medium’daki yazımda özetlemeye çalıştım.

ClubHouse 25 Nisan Güncellemesi Hangi Yenilikleri Getirdi?

Son dönemin popüler uygulamalarından ClubHouse, hâlâ sadece davetiyeli ve iOS kullanıcılarına açık şekilde yoluna devam etse de kullanıcı sayısı her geçen gün artıyor. Konuşmayı veya dinlemeyi sevenlerde bağımlılık yapan uygulama, bugün itibarıyla AppStore’un en çok indirilen sosyal ağ uygulamaları arasında 18. sırada. 25 Nisan’da 0.1.33 sürümüyle ilgili ayrıntıları Medium’daki yazımda okuyabilirsiniz.

Sosyal Mesafe mi Fiziki Mesafe mi?

Koronavirüs salgınıyla sık kullandığımız ifadelerden biri “sosyal mesafe”. Dilimize hızlı giren kelime veya kalıpların doğru olup olmadığı üzerinde çoğunlukla düşünmeyiz. Üstelik “sosyal mesafe”, kendi başına oldukça masum görünen iki kelimeden oluştuğu için ifade edilmek istenen şeyi doğru karşılayıp karşılamadığına dair ufacık bir şüphemiz dahi olmadı. Oysa, kastettiğimiz asıl şey “fiziki mesafe” olabilir mi? Bu sorunun cevabını Medium’daki yazımda ayrıntılarıyla yazdım.

ClubHouser Olabilmek

Blog yazarı ya da YouTuber olmak istediniz ama trenin kaçtığını mı düşünüyorsunuz? TikTok veya Instagram fenomeni olmak için kendinizi eğlenceli bulmuyor musunuz? Influencer olmaya niyetlendiniz ama “artık yaşım geçti” mi diyorsunuz? Belki hiçbir zaman TED konuşmacısı olup o sahneye çıkamayacaksınız ama belki henüz vakit varken ClubHouser olabilirsiniz. Ayrıntıları Medium’daki yazımda okuyabilirsiniz.