Ne Büyük Bir Savaş, Bu Savaş!

Ey Sevgili!
Acizim, zavallıyım… Ah bir bilsen ne çok mutsuzum! Alıp başımı gitme imkanım olsa çekip gitmez miyim… Unutmaz mıyım her şeyi, unutturmaz mıyım herkese kendimi.

Ey Sevgili!
Ne büyük bir savaş bu savaş. Sanki ömür boyu sürecek bir mücadele… Düşman dediğim ne ki? Düşman desem kimse inanmaz. Merhamet timsali, cennet vaadli kara bir yılan!

Ey Sevgili!
Ağla ağla nereye kadar? Anlatmakla bitmiyor, anlamaya çalışmak yetmiyor. Büyük bir sabır sınavı, ağır bir cehennem provası. Herkes her istediğini söylememeli, konuşma kabiliyetini verdin diye susmayı unutmamalı.

Nasıl yürünür bu yolda Ey Sevgili, nasıl yürünür… Adımlarıma adım katacak güç, yüreğimi ferah tutacak destek yok. İnsanı rezil de vezir de eden bitmek tükenmek bilmeyen bir kin… En güzel isme sahip ama yüreğinde merhametin zerresi yok! Zincirlere dolanmış her yanım, urganlara sarınmış kollarım. Bir söyleyip bin ah işittiğin çirkin mi çirkin bir sınava mecbur benim hayatım!

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

Unuttursam Seni

Çalıp kapıyı girsem ansızın yanına… Hatta çalmadan açıp girsem içeri, dikilsem karşına… “Özledim seni” desem, susup kalsak sonra… Yine o mezarlığa gitsek… Dalından gülü koparıp uzatsan yine bana, “sevgiline ver” desen… Yine kızsan bana…

Bilardo topu gibi savruluyorum, oradan oraya vuruyorum. “Ey hayat dur!” diyorum, duruyor hayat. Durup durup sarsılıyorum, savuruyor beni hayat oradan oraya.

Hayat değil suçlu. Biliyorsun değil mi, sensin sarsıntılarımın sebebi. Oysa ben, kendime asılsız bahaneler uyduruyorum. Biliyorum, bir daha oturmayacağız aynı sofraya, omuz omuza vermeyeceğiz bir daha. Sırtımı dönüp gittim, yalamayacağım tükürdüğümü. Yürüdüğüm bu yollarda hep senin günahların var, attığım her adımın vebali senin boynuna. Sen başkalarına anlatmaya devam ederken beni; ben, anlattıklarıma unutturmaya çalışıyorum seni…

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

ÖĞRENİRİM ELBET

Yalnız yürümeyi de öğrenirim. Öğrenirim elbet, Dünya yalnızken kalabalık olabilmeyi de…

Sana küçük bir itiraf, boyumdan büyük bir gerçek… Sen ve ben, BİZ iken; ben bir başkasını sevdim. Sana seni sevdiğimi söylerken, bir başkası sevdiği insanı aldattığını söyledi. “Tek sen değilsin aldatan” dedim.

Sana seni sevdiğimi söylerken asıl sevdiğim insan, “hayatımda biri var” dedi. Tek ben değilmişim oyun oynayan. Bu aldatmak mıdır, aldanmak mı? Nasıl bir oyunun içinde, ne biçim oyuncularız? Dört kişinin arasında dönüp duran bir dönme dolabız.

Tek doğrum şu an, seni sevmediğim. Bu, asıl sevdiğim insanın beni sevmediği kadar gerçek… Bu sefer gerçek…

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

Anlamını Bilmediğin Çok Kelime Var Hayatımda

Anlamını bilmediğin çok kelime var hayatımda. Hangi birini açıklasam sana… [1] Sen gidince daha bir ıssız kaldı buralar. İşte o zaman anladım neyin ortasında olduğumu. Gülüp geçerken zamana, zamanın yalanını anladım. Geçip giden saatlerin suçu yoktu. Anlamını bilmediğin kelimelerimin de… Ben, asıl sen gidince sahipsiz kaldım! [2]

Kendi topraklarıma döndüm. Güneşimiz ortaktı da bir gecelerimiz apayrıydı. Ben yıldızlara dalardım, sen Ay’a… Geceleri senin nefesinle beslenirken ben, sen anlamadın. Aldın yıldızları benden, yastığının altına sakladın. Ben görmüyorum şimdi ay’da, dağ’da, kendi dünyam’da… [3]

[1] 07.09.2007 Aydın / [2] 01.09.2007 İstanbul / [3] 06.09.2007 Aydın

facebook’evreni facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

Benim Bir Şiirim Olsun

Benim Bir Şiirim Olsun.
Gönlüm, Dönüp Dönüp Okusun*

Bilmiyorsun; yaşıyorum. Haklısın; kaldıramıyorum. Ben istemez miydim tek başıma yürümemeyi bu yolda. Kanatlarım olsun, olursa tam olsun, beni uçurmasa da benim olsun… istemez miydim!

Urganlarla bağlamışlar ruhumu. Bedenimi dört duvara hapsetmişler. Konuşabildiğim tek bir lisan var, yeni cümlelere izin vermemişler. Ne verdilerse onu almışım, istemenin ayıp olduğu öğretilmiş bana. Gölgem bile yarım, yanımda ikinci bir yürek yasak olmuş. Bağrım yanmaz mı sanırsın? Sen “ben”i buldun, ben de mi “ben”i bulabildim sanırsın. İsmimi bilirsin de yüreğimdeki kayıp ad’ımı hatırlar mısın?Cümlelerimi unuttum, harflerimi anımsatır mısın?

*15.08.2007 Aydın-İzmir

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni ] RSS abonelik

KÜL YAĞDI ÜZERİME

Gökyüzünün bütün yıldızları döküldü yeryüzüne.

Gönlümün tepelerinden kül yağdı üzerime.

Benim savaşım dört başlı bir ejderhaylaydı.

Durdun ansızın “aldattım” dedin, oysa aldandın.

Ben zaten aldatarak yaşayan bir adamdım!

Kapı önünde edildi bütün itiraflar.

Biz saçtık, saçtıkça toplayamadı koca şehirdeki insanlar!

facebook’evreni facebook sayfası ] twitter’evreni ] RSS abonelik

HayaT Bana Bir Kurşun Sıktı

Bu gece seni anlatmaya gidiyorum ey HayaT!

Alıp O’nu karşıma -kim bilir belki de yanıma- ismini vermeden senden bahsedeceğim O’na. “HayaT!” diyeceğim, “aklımı başımdan aldı, sonra beni silkeyelip attı.”

Ey HayaT, ilk kurşunu öyle bir sıktın ki, daha yarası geçmeden son kurşunla toprağa düşürdün beni. Ben seni, sever bilirdim. Silahın, gönlünün ateşidir; kurşunun, aşkınla döktüğün gözyaşlarındır sanırdım. Meğer yan yanayken ne çok uzakmışız birbirimize. Gözlerimi kapatıp bırakıp gittiğimde kendimi sana, sen bambaşka diyarlardaymışsın.

Suç sende değil ey HayaT, bilip de bilmezlikten gelen bende. İlk kurşunu sıkan benim, gönlüne gönlümdeki sevdayı zorla kabul ettirmeye çalışan da… Az zamana sıkıştırılmış büyük beraberliğin tadını çıkarmaya çalışırken ruhunda kopan fırtınaları fark edememişim. Kendimi düşünüyorum söylediğin gibi, içindeki tezatlıkları hiçe sayarak. Ulaşılamayanın, ulaşılamayana ulaşmaya çalışması yer yüzünün en büyük sarsıntısıymış; bu ne büyük bir depremmiş ruhumda!

Elaya kaçan gözlerine vurulduğum ey HayaT! Bana yasak etme denizini, yeşilini, yaşadığın mekanları. Sesindeki hüznü duyur, fotoğraflarda kalmasın aklımı başından alan güzelliğin. Ben senin için ağlasam ne fayda, kendi ruhumu susturamadıktan sonra.

Bu gece seni anlatacağım gözyaşları içinde. “O’nu ilk yeşilleri içinde gördüm, sevdim” diyeceğim. Adını vermeden derdime nasıl derman bulurum bilmiyorum. Ama öyle ağır ki varlığın içimde, gök kubbe dar geliyor bana bu yeryüzünde. Ayağımda zincirler, gönlümde yaralar ne zor şimdi bu yolda yürümek. Unutur muyum.. unuturum elbet… unutturmasan keşke… Arasan, sorsan, beni o ilk günkü gibi yine sevsen…

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik