Yalova Üniversitesinde İçerik Üretimini Anlattım

Yalova Üniversitesi Hukuk Topluluğu‘nun (YUHT) daveti üzerine cuma günü ilk kez Yalova’ya gittim. Yanlış saymadıysam YUHT üyesi 17 hukuk öğrencisi son derece misafirperver bir şekilde karşıladı beni. Hepsi sosyal sorumluluk bilincine sahip, kendilerini geliştirmek için uğraşan, farkındalığı yüksek, pırıl pırıl gençlerdi. Geleceğimize ve gençliğimize dair umutlarımı yeşerttiler. İçerik üretimi, etkinlik düzenleme ve blog yazarlığı üzerine sohbet ettiğim YUHT’li gençlere öncelikle bugüne kadar hangi etkinlikleri düzenlediklerini sordum. Yatıkları etkinlikleri, hayata geçirdikleri projeleri özetlediler ancak bütün bunları kanıtlamalarını istedim. Etkinliklere dair afişler, fotoğraflar ve bazı videoların olduğunu tahmin ediyorum; hatta bununla ilgili bir sunum da hazırlamışlardı. Fakat kastettiğim şey bu değildi. Asıl kastettiğim yazılı, sesli ve görüntülü içerik üreterek söz konusu etkinlikleri görünür ve kalıcı kılıp kılmadıklarıydı. Zaten bunun için Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesindeydim.

Sosyal ağ hesaplarını incelediğim Yalova Üniversitesi Hukuk Topluluğu’nun bloğunu ve sosyal medya paylaşımlarını değerlendirdim. Asıl ana mecralarının topluluğun gelecekteki üyelerine dijital miras bırakabilmeleri amacıyla blog olduğunun, bu sebeple öncelikle bloğun güncel tutulması gerektiğinin altını çizdim. Blogda üretebilecekleri özgün içeriklerle ilgili fikirler verip bazı önerilerde bulundum. Hedef kitlelerinin hangi sosyal ağı daha aktif kullandığını tespit ederek o mecraya odaklanmaları gerektiğini belirttim.

Sohbetimizin ana merkezinde içerik üretimi ve her anlamda dijitalleşme vardı. Bu sebeple dijital arşiv, dijital miras ve dijital içerik üretiminin önemi üzerinde durmaya çalıştım. Şahsen takip ettiğim birçok etkinlikte, etkinlik düzenleyici kurumların söz konusu etkinliklerin dijital arşivlerini tutmadığını, internetten erişebilir kılmadıklarını görüp üzülüyorum. İnternetin ve sosyal ağların imkanlarından bu denli faydalanabildiğimiz günümüzde hâlâ dört duvar arasında kalıp 50 dinleyicinin dışına çıkamayan etkinlikler düzenlemek akıl kârı değil.

Yalova Üniversitesi Hukuk Topluluğu

Hukuk öğrencisi arkadaşlarla hangi konular üzerinde neler konuştuk, aşağıda özetlemeye çalıştım:

  • Çok önemli konuşmacılar çağırıyorsunuz ve dinlemeye birkaç kişi geliyor, sayı 100’ü bulmadığı gibi o etkinlikte paylaşılan çok önemli bilgiler, deneyimler o dört duvarın dışına geçemiyor ya da 24 saat sonra kaybolan bir Instagram hikâyesinden ibaret kalıyor. Bu çağda, bunca teknolojinin içinde ve internetin imkanları dahilinde neden hâlâ suya yazı yazıyoruz?
  • Başka bir hukuk kulübü nasıl bir etkinlik düzenlerse mutlaka katılırsınız? Bundan sonraki etkinliklerinizin içeriğini bu sorunun cevabına göre şekillendirin.
  • Tek şeritte, yatay bir düzlemde etkinlikler düzenlemeyin. Farklı şeritlerde (yollarda) dikey etkinlikler yapın. Otobanda gitmek en konforlusu ama ara yolları, örneğin köy yollarını da tercih etmelisiniz. Bütün hukuk kulüpleri otobanda tek şeritte ilerlerken siz köy yollarına sahip, halka dokunun, ihtiyaç ve eksiklikleri tespit edip farkındalık oluşturun.
  • Birbirinden bağımsız etkinlikler yerine bir konu üzerine odaklanan seri şeklinde sürdürülebilir etkinlikler, eğitimler düzenleyin.
  • Topluluk üyelerinin ilgi duydukları alanla ilgili ya da uzmanlaşmak istedikleri konularda etkinlikler düzenlemelerine imkan tanıyın.
  • Sosyal sorumluluk projeleri yapın. Mutlaka 1 yıl sürecek 1 tane sosyal sorumluluk projeniz olsun.
  • Asla karşılıksız ve fiziksel sertifika vermeyin. Dijital sertifika dağıtın ama bunu belli şartları yerine getirenlere dağıtın. Etkinliklere gelip katılmak ve sadece görünmek önemli değil, etkin dinleme önemli. Katılımcının e-sertifikayı alabilmesi için o etkinlikten verim alıp alamadığını göstermesini isteyin.
  • Neden etkinlikleri, sabahtan akşama kadar ders dinlediğiniz amfilerde ya da fakülte çatısı altında düzenliyorsunuz? Yemek masasında ders çalışmak veya ders çalışılan masada yemek yemekten farksız bir durum bu. Duvarların, binaların, yerleşkenin ötesine geçmeye çalışın. İnternetin ve dijital medyanın imkanlarını sonuna kadar zorlayarak mekandan ve zamandan bağımsız etkinlikler tasarlayın.
  • Nasıl ki bir haber 5N 1K’den oluşuyorsa iyi bir etkinlik de 3İ’den oluşur: Yazılı içerik, fotoğraflı içerik, videolu içerik

Son sözler

  • Sadece hukuk fakültesi mezunu düz bir hukukçu olmayın.
  • Etkinlikleri etkin dinleme, bir etkinliği haberleştirme, blog yazısına dönüştürme, metin yazarlığı, sosyal medya yönetimi gibi konularda kendinizi geliştirin.
  • Topluluk bugün var ama yarın sadece siz varsınız. Bütün bu etkinlikler, uğraşlar sayesinde kazanacağınız bilgi ve yetenekler, topluluğu güçlendirecek elbette ama asıl kişisel gelişiminize katkı sağlayacak, sizi zenginleştirecek, donanımınız artacak.
  • Kendi dijital medyanızı inşa edin.

Beni, Instagram‘dan da takip edebilirsiniz.

Bir önceki İlkokul öğretmenim Aynur Durmaz'la 26 yıl sonra ilk kez yüz yüze görüştük başlıklı yazımda 24 kasım, aynur durmaz ve öğretmenler günü hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir