e-günlük

Aynı Sofrada Yemek Yiyebilmek

12:15’ten 13:30’a kadar olan öğle aralarında öğle yemeklerini öğretmenler odasında meslektaş arkadaşlarımızla beraber yiyoruz. Her gün bir arkadaşımız evden yemek getirerek bir paylaşım içerisinde bu beslenme işini hallediyoruz :) Ben haftanın ilk günü yemek getirip bu haftaki sıramı savdım çünkü öğretmenler günü vesilesiyle de her gün bir sınıfla öğle yemeğini beraber yemek istedim.

Derslerde, tenefüslerde, okul çıkışlarında onlarla birebir konuşmaya gayret etsem de kısıtlı zamanda bu pek mümkün olmuyor. En azından bu hafta yemek bahanesiyle onlarla farklı bir paylaşım içinde olayım istedim. Bugün randevum 10. sınıflarlaydı. Evlerine yemek yemeye gitmediler ve herkes kendi yiyeceğini alıp geldi. Bilgisayardan, beğendikleri müzikleri dinledik; dün çektiğim fotoğraflara baktık; biraz da özel yaşamlarından konuştuk.

Derslerin bitiminden sonra “temel fotoğraf eğitimleri”nin ilkini vermeye başlayacaktım ki bilgisayarın azizliğine uğradım. İlk çalışmayı yarıda bırakmak zorunda kaldım ama kendim özel bir slayt hazırlayıp bunu önümüzdeki günlerde telafi etmeye karar verdim. Bütün öğrencilere açık olan bu çalışmalar sonrasında ortaya çıkacak fotoğraflarla ilgili Mayıs ayındaki gençlik haftasında güzel bir proje ortaya çıkarabileceğimizi hayal ediyorum.

Okuldan geldikten sonra sevgili Nurah‘ın e.postasını gördüm. Seni yılın öğretmeni ilan ettim diyerek söz konusu yazısının {linkini} vermiş. Mesajı okuyunca ve ardından yazıya bakınca son derece mahçup oldum. Kendisine çok teşekkür ediyorum bu ince davranışından dolayı. Henüz 4 haftalık bir öğretmenlik tecrübesi olan biri olarak bu mesleğe yıllarını vermiş binlerce insanın karşısında öğretmenden çok öğretmen kesilmek istemem. Ben sadece Evren olarak, yaşadıklarımı e-vren günlüğü’ne yansıtıyorum. Aldığım eğitimlerin ve yaşadığım tecrübelerin ışığında bana göre doğru olduğunu düşündüklerimi hayatımda yaşamaya/yaşatmaya çalışıyorum.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

2 Yorumlar

  • Yanıtla Sudiye 07 Eylül 2011 at 14:19

    Bir gün yolda yürürken tanımadığınız biri “öğretmenim” diye seslenirse umursamadan geçmeyin :) Oradan farkediyor musunuz bilmiyorum, ben buradan daha öğretmen olmadan sanki ders alıyorum sizden.”Öğretmenlik dersi” :)Bu yüzdendir “hocam” deyip duruyorum.

  • Yanıtla Nihal 25 Kasım 2008 at 21:52

    İşte bu!…Bu heyecan yıllarca sürsün sevgili Evren.

  • Yanıtla nrh 25 Kasım 2008 at 21:24

    Afiyet olsun yılın öğretmeni.Teşekkürüne teşekkür ederim mahçup oldum şimdi:))Bilgisayarın azizliğine uğraman normal o da işin nazar değmesin kısmı.Bu hafta sonu bakalım neler yapacaksınız merakla bekliyoruz.Kolay gelsin.

  • Bir Cevap Yazın