e-vreniyyat

Yeni Ben’ler, Ender Sen’ler

İki bayram devirdik bu ayrılığın üzerine. Yeni soluklar aldık, eski nefeslerimizi verip. Gözüm hep o yokuşta oldu. Kulağım, kapının ardında. Nefretime kapılıp, gururuma yenilip aramadığım gibi seni, sen de yağmur olup tek bir damla bile yağayım demedin yüreğime. Ben bakardım zaman zaman böyle. Beş kişi anlarsa söyleyemeyip de anlatmak istediklerimi, onların içinde mutlaka sen de olurdun. Eksik yürümek, yürürken sendelemek, sendelerken tutunacak bir dal, dayanacak bir dağ bulamamak nedir, yaşıyorum aylardır.

Başım düşse de çoğu zaman yere, duymak istemediğim sesin çınlıyor kulağımda: Haklıymışsın, sen bunları kaldıramıyormuşsun!

Aslında ben ne çok şeyi kaldırdım hayatta. Hepsine şahitsin birebir. Bilmem kimlere haddini bildirdiğimi anlatır dururdun birilerine de ben mahçup mahçup beni övmeni seyrederdim.

Şimdilerde neler geçiyor kafanda benimle ilgili kimbilir. Gözlerim bazen takılıyor o yokuşa. Telefonumda sırf senin için ayarladığım melodi çalsın diye ne dileklerde bulunuyorum. Aramadığım gibi aramayacağını da biliyorum. Eskisi kadar acımasa da içim, kalbim ilk günkü kadar kırık olmasa da hala yasaksın bana sen.

İki bayram devirdik, küçük bir tebessüm dahi olmadan aramızda. Eller kutladı da bayramlarımızı hatta sarılıp öptüler de bir tek biz sarılıp ağlaşamadık seninle. Aramaya hiç niyetlenmedim seni, bu bayram. Gözüm telefonda, ararsın diye çok bekledim. Anlayacağın olmayacak duaya amin dedim. Unutur gideriz zamanla. Zaman her şeyi unutturmuyor mu zaten. Senin hayatında yeni “ben”ler, benim hayatımda ender “sen”ler gelip gidiyor nasıl olsa.

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni ] RSS abonelik

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın