e-günlük, e-vreniyyat

Nereye kadar?

Ne Aydın Life‘ın tanışma toplantısı ne de Önder‘le buluşma… İnsanın gönlü düğüm düğüm bağlı olunca sevdaya, yaşadıkları bir anda bir yalandan ibaret oluveriyor…

                                                          Nereye kadar bu maske…

                  Nereye kadar bu yalanlar…

                           Nereye kadar bu gereksiz dostluk….

Hoş, dostluk da denir mi sen ve ben arasındaki bu ilişkiye. Aşk, sevgi, sevgili, sevda, arkadaş… Hepsi birbirine karışmışken zaten, Evren tam da seni unutmuşken… En olmadık zamanda, en olmadık yerde sen başka birilerinin kolunda…

Her şey çok güzeldi. Aydın Life toplantısı, Önder‘le görüşmemiz.. Ama nedense, bir türlü öğretemedim kendime insan merkezli yaşamamayı. Öyle derinden yara aldım ki tam da cumartesinin bitimine doğru… Aykut‘un görüşme teklifini bile reddettim.

Bunca yazı yazıldı ismine diye, sakın böbürlenme… Her bir kelime, ne kadar da senden uzaklaştığımın kanıtıdır. Artık bir remz olarak bile yoksun e-vren’in günlüğünde. Evren‘in dünyasında yer alamamak olmalı senin en büyük acın.

Bir önceki Blog yazarlarına kitap önerileri başlıklı yazımda adalet ağaoğlu, Adnan Binyazar ve Aklını Kullan Aksini Düşün hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir yorum yazın