MisAfiR KaLeM{LeR}

BU BENİM İLK GÜNLÜĞÜM

{Mart ’06 MisAfiR KaLeM Yazısıdır}

Merhaba. Bu ay e-vren günlüğü’nde misafir benim. Allah’tan bu sanal bir misafirlik yoksa Evren’i pişman ederdim yaptıklarımla ama burada pek sorun çikaramayacagim galiba ;) İnanın kendimi misafirlik psikolojisine soktum; yazı yazmaya başlamadan terlik giydim ayağıma. E tabi bir de abuk sabuk bir şey yazmamı önlemesi için annemden koluma çimdik atmasını istedim. :) Bu arada ben kim miyim? Kendimi tanıtmalıyım galiba.

Ben Bade. 1982 İstanbul doğumluyum ama aslen Rizeliyim. Doğduğumdan beri -ki bu 19 yıla tekabül ediyor- İstanbul Kadıköy’de yaşiyorum. Tabi buna bağlı olarak iyi bir Fenerbahçe taraftarıyım. 2004 yılında Sakarya Ünv. Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. 2 yıldır ögretmenlik yapıyorum. İtiraf etmeliyim ki hayallerimi ögretmenlik süslemiyordu ama şu an keyif alarak yapıyorum.

Gelelim Evren’le nasıl tanıştığıma… Son yıllarda her fen-edebiyat mezununun ortak sıkıntısı olan formasyon ile ilgili google’da bakınırken buldum Evren’in günlüğünü… Bazen teknolojinin bu kadar hızlı gelişmesi korkutuyor beni ama çogu zaman iyi ki bu da varmış, çok işime yaradı diyorum. Sakın yanlış anlaşilmasın, bu sözümle Evren’in çok işime yaradığını ispatlamaya çalismiyorum; zira kendisi hiçbir işime yaramadı Allah sizi inandırsın. Şaka bir yana sayesinde bilmediğim, bilemeyeceğim hayatları ve insanları tanıdım. Sayesinde blog, blogger kavramlarını ögrendim. Daha önce gazete yazarları dışında kimsenin günlüğünü okumamıştım. (itiraf ediyorum bir de en yakın arkadaşim Seda’nın günlüğüne azıcık göz atmıştım :) Ama hepsinden de önemlisi “dahi anlamına gelen de” nin ayrı yazılacağını Evren sayesinde ögrendim. Neyse ki blog, blogger kavramlarıyla ilgili bilgi eksikliğimi çabuk kapattım… Birkaç blogger’ın günlüğünü epeyce karıştırdım.

Size bir şey söyleyeyim mi? Ben hiç günlük tutmadım daha doğrusu tutamadım. Hep biri bulur, okur korkusu vardı bende; hala da var. Bilgisayarımı aldığımda ilk düşündüğüm şey günlük yazmak oldu. Hem şifreleyebilirdim de ama yine olmadı. Sanırım kendimden daha çok güvenebilceğim bir kişi ya da icat olmayacak ne kötü. Ve şimdi kendine günlük tutamamış olan ben bir başkasının günlüğüne yazı yazıyorum.. Bu ne ilginç birşeydir Allahım.

Sanırım Evren iki hafta önce sordu yazı yazıp yazamayacağımı. Beni aldı bir telaş sormayın… Günlerce ne yazsam diye düşündüm durdum sonra dedim ki kendi kendime “boş ver Bade düşünmeyi. O gün aklına ne geliyorsa yazarsın. Hem sen misafirsin, herkes yazını beğenmiş taklidi yapar nasılsa :)” Ve görüldüğü gibi kendi sözümü dinledim ve aklıma geleni yazdım. Eminim sonradan keşke şunu da yazsaydım cümlesini çok tekrarlayacağım ama olsun belki başka bloggerlar da beni misafir etmek ister; burada yazamadıklarımı orada yazarım di mi ?

Aslında bulmuşken böyle çok okunan bir blogu, daha uzun yazmak isterdim ama atalarımız “misafirliğin makbulü kısa olanı” demiş. Gerçek misafirliklerde bu sözü tatbik edemiyorum ama burda etmeliyim sanırım. Keşke bu blogu takip eden herkesle gerçek bir misafirlik ortamında bulunabilsek, çünkü ben kendimi hep yüzyüze görüşme konusunda eğittim. Yazık ki hislerimi yazıya dökmüşlüğüm yoktu bugüne kadar. Düşündüm de gerçekten misafir olma isteğim şu an için çok ütopik galiba. Neyse. Malumunuz geldik her yazının sonunda bulunan teşekkür bölümüne.Bu bölümü sizi sıkmamak için kısa geçeceğim. 

Öncelikle bana kalbi kadar temiz bu sayfayı ayırdığı için (ilkokuldaki anı defterime yazılan klasik giriş cümlesi) arkadaşim eşşeğe :), bu yazıyı okuma lütfunda bulunan bütün dünya insanlarına (en azından ulaşabildiğimiz kadarına) ve üstümde emeği geçen herkese, her şeye teşekkür ediyorum. Hoşçakalın.

2006 Mart Ayı MisAfiR KaLeMi Bade PAMUKÇU, Sakarya Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu. 

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

11 Yorumlar

  • Yanıtla ahmet mete 18 Mart 2006 at 00:15

    bade hanım epey güzel bir yazı olmuş.sıcak ve samimi. ancak bir edebiyatçıdan daha ağır ve sıkı cümleler beklenirdi diye düşünüyorum. tamam tamam gülümsemene gerek yok… herkese selam olsun. dua ve muhabbet ile….

  • Yanıtla ahmet mete 18 Mart 2006 at 00:08

    ilk olarak yaptıklarınız ve insanlara sunduklarınız için teşekkür ederim. bu site zannettiğim kadarıyla bir edebiyat sitesi. gayet de başarılı ancak hem dilci hem de edebiyatçı olmanız hasebiyle neden blog ve bloger gibi yabancı kelimeler kullanılıyor. sonuçta kamuoyuna açık bir mekan. bu sebepledir ki sizi örnek alan ve sizi takip edenler illaki vardır. bu konuda daha hassas olunmasını beklerim. selamlar…

  • Yanıtla bade 08 Mart 2006 at 00:17

    merhaba yine benn…
    yorum bırakanlara ve de yorum bırakanlara teşekkür etmek için geldimmm…
    her birinize teşekkür ediyorumm…
    hoşçakalınn…

  • Yanıtla Cihan 06 Mart 2006 at 00:18

    Yazmak çok kolay bir iştir. Düşünürsün ve yazarsın. Kıstası, okunabilir olması tabi ki. Okunabilirlik için de sade ve akıcı olması en temel kurallarından biridir. İlk yazın olmasına rağmen bu en temel kurala zaten belirgin bir şekilde uyulmuş. Ve ben bu nedenle seni tebrik etmeyeceğim Bade. Çünkü daha çok erken olacağını düşünüyorum.

    Eğer bu şekilde devam edersen çok eminim ki insanlara okurken çok güzel düşünceler edinebilecekleri daha bir çok yazı sunabilirsin.

    Ben sözümü tuttum fikrimi sundum. Top sende, yeni yazılarını merakla beklerim.

  • Yanıtla minikkarınca 05 Mart 2006 at 00:19

    Misafir Bade’ye önerim var elbette :
    Bundan sonra günlük tutsun. Açsın bir sayfa hayatını teşhir etsin bizlere.
    Misafir gibi hissetmez kendini böylece. Ev sahibesi olur ve uzun uzun yazar.
    Ve bence yazdıklarından hiç pişman olmasın; iyiler pişman olmaz.

  • Yanıtla HerHazanSensiz 04 Mart 2006 at 21:43

    blog konusundaki basarindan dolayi tebrik ederim, gercekten cok orjinel fikirlerle renk katiyorsun günlügüne…. ayrica blogumu ziyaret edip yorum yaptigin icinde cok tesekkür ederim, herzaman beklerim, profesyonel blogcular yenilere biraz yardim emeli degilmi… yorumlarini bekliyorum insallah….

  • Yanıtla İlker Pamukçu 04 Mart 2006 at 19:41

    Bir fotoğraf üç yorum fikrinden sonra, misafir kalemler bölümü fikri yine çok yaratıcı bence.Keyif alıyorum cidden bu blogdan.
    Sevgili Bade PAMUKÇU’ ya hoşgeldiniz diyorum

  • Yanıtla Calmevie 04 Mart 2006 at 19:36

    İlk defa günlük tutmana rağmen çok güzel olmuş bence:)
    Biliyor musun ben de günlük yazmadım hiç…
    Neden mi?
    Seninle aynı sebepten dolayı:)
    Bir gün benim bloğuma da beklerim misafir kalem olarak.
    Evren’in fikrini de çalmış olacağım ama artık bir kolaylık yapar bana:)
    Bu arada Yunus yaptığın güzel yorumlar için çoooook teşekkür ederim. Orjinal fikirler çıkıyor senden, devamın bekleriz ha:)

    Sevgiyle…

  • Yanıtla Hikmet Gezer 03 Mart 2006 at 23:12

    hoşgeldin hocam..:)yazın çok samimi ve güzel.seninle buluşmayı sagladıgı için evrene teşekkür etmem gerikiyor galiba.walla şu günlük konusuna takıldım ben hocam eger herkesten saklanabilcek bir günlük arıyorsa osmanlıca yaz.walla bir edebiyatçı olarak osmanlıcanın bize faydası gizli şeylerimizi şifreleme olanagı saglamasıdır:)yazı için tekrar teşekkürler.bu arada sizin blogunuz yok mu ????yoksa açmayı düşünmüyor musunuz??bence bir edebiyatçının bir blogu olamalı:)byessss

  • Yanıtla Sinancem Güney 03 Mart 2006 at 23:08

    Merhaba evren sayende eski köyümüz yeni icatlar öğreniyor.:) Öncelikle tekrar hoşgeldin demek istiyorum bir ara yoktun ve anlaşılan elin boş gelmemişsin. Yeni fikirler ve Bade gibi yeni arkadaşlarla gelmişsin. Bu arada Bade yede hoşgeldin demek istiyorum. Üç yorum projesinden sonra yeni fikirler türetmen ve uygulaman çok hoş. Belki yarında başka süprüzlerle gelirsin bellimi olur. Sağlıcakla kal…

  • 1 2

    Bir Cevap Yazın