2024’teki hedefim: Daha yavaş bir hayat

2023’ü geride bıraktım. Hatta şu an itibarıyla 2024’ün iki günü bile bitti. Ömrümden 42 yıl 6 aydan biraz fazla bir süre geride kaldı. Bu bloğu yazmaya başlayalı 18 yıldan fazla zaman oldu. İstanbul’a taşınmanın üzerinden 11 yıl geçti. İnsan hayatta yol aldıkça büyüyor, çoğalıyor, kimi zaman da eksilerek yürüyor, sonra zamanla küçülüyor, gelişiyor, bazen de geriliyor.

Her yıl biterken, arkama dönüp baktığımda henüz bankada birikmiş bir para, alınmış bir ev veya araba görmedim. Bunları, geçmiş yılın bir kazancı olarak da hiçbir zaman görmedim. Önemsediğim tek şey, kendimi inşa etme sürecim ve bu süreçte kendime yeni bir tuğla ekleyip eklemediğim oldu. Yeni bir eğitim aldıysam, okuduysam, yazdıysam, o yıl kendimi kârda hissederim. Bir önceki yıla kıyasla okuduğum (kitap adedi değil) sayfa sayısı arttıysa, bir değil birden çok eğitim aldıysam çok daha kârlıyımdır.

Bir de gürültülerimi, enerji kaçaklarımı azaltabildiysem kârda hissediyorum kendimi. Evren’e ayırabildiğim vakitten kâr etmenin gayretine girişeceğim 2024’te. Başkalarının hayatlarına, ürettiklerine, paylaştıklarına değil kendime, kendi kişisel ve kültürel gelişimime, daha da önemlisi kendi sessizliğime, sakinliğime, dinginliğime vakit ayırmaya çalışacağım.

Bunun ilk yolu, zaman zaman dillendirdiğim “dijital arınma”dan geçiyor. 2024’ün ilk günü LinkedIn hesabımı kapattım. TikTok’taki videolarımın birçoğunu silip hesabımı da gizliye çevirdim. Orada herhangi bir paylaşım yapmamak, paylaşımları da görmemek adına uygulamayı telefonumdan kaldırdım. Aynı şeyi zamanla X (Twitter) ve Instagram için de yapmayı planlıyorum.

2023’ün başlarında Netflix üyeliğimi sonlandırdım. Bağımsız filmlerin, sanat filmlerinin bana daha iyi geldiğini fark edip Mubi’ye üye oldum. Haftada bir ikiyi geçmeyecek şekilde oradan filmler seyrediyorum. Yılın sonuna doğru haberlerden de kendimi biraz uzaklaştırıp (umarım tamamen uzaklaşabilirim) daha çok podcast dinlemeye başladım. Ülke ve dünya gündeminden uzaklaşmanın endişelerimden, gelecek kaygısından da uzaklaşmamı sağladığını gördüm. Podcastler bu anlamda çok yardımcı oluyor.

Hayattan tamamen kopmak, kendi kabuğuna çekilip insanlardan, sosyallikten arınmak hem çok mümkün değil hem de pek sağlıklı değil. Ama 2023’te biraz daha içime döndüğümü hissettim. Tenisi bıraktım. 1 yıllığına kaydolduğum spor salonundan ayrıldım. Asıl Bunu Konuşalım podcastini de 20 bölüme tamamlamaya çabalamadım. İnsanlarla yarım saat sohbet edip koca bir hafta sonunu bilgisayar başında ses düzenleyerek geçirmek istemedim. İş dışında bilgisayarla, ekranla bağımı azaltmak bana iyi geldi. Belki bu yıl veya ileride ya bu podcaste ya da farklı bir platformda içerik üretmeye devam ederim. Ama şu an sanırım en çok istediğim şey daha çok kitap, daha çok kalem – kâğıt, daha çok okumak, dinlemek. Tabii önce kendimi dinlemek, kendimle dinlenmek. Ve yavaşlamak. Oradan oraya koşturmak, aynı anda birden çok uğraşla meşgul olmak yerine daha sakin ve yavaş bir hayat sürmek istiyorum. Birçok şeyle değil, bir – iki şeyle uğraşırsam onlara daha çok yoğunlaşacağıma inanıyorum. Artık herkes benden bir şey bekliyormuş hissine kapılıp gecemi gündüzüme katarak uykumdan fedakârlık etmek, beni besleyecek asıl uğraşlardan mahrum kalmak istemiyorum. “Olması gerektiği ve olduğu kadar”ıyla yetinmeye çalışacağım. Paşaya kelle yetiştirircesine dört nala koşturmak yerine adımlarımı yavaşlatacak, sakinliğimi korumaya gayret edeceğim.

telegram

4 Comments

  1. Merhaba,
    Yeni yıla dair aldığınız kararlar uzun zamandır düşündüğüm şeyler… Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, sanki her yerde olmamız gerekiyormuş gibi hissediyoruz. Sanki aynı anda sadece bir işe odaklanmak geri kalmakmış gibi empoze ediliyor. Oysa kalabalıkların boşalttığı yerlere huzur ve sağlık geliyor.
    Huzurlu ve sağlıklı bir yıl olması dileğimle,

  2. Merhaba Alperen, değerli yorumun ve görüşlerin için çok teşekkür ederim. Maddiyatı ön planda tutmatan biriyle tanışmaktan mutlu oldum. Bu arada Hakkımda yazını okudum, çok beğendim. Blog yolculuğundaki paylaşımlarını merakla bekliyorum.

  3. Selamlar Evren hocam,

    Hayat yolculuğunda geçirilen zaman ve deneyimlerin değerini anlamak gerçekten etkileyici. Kendini sürekli olarak geliştirmeye odaklanmak ve maddi kazanımlar yerine içsel zenginleşme üzerinde durmak günümüz dünyasında takdiri hak ediyor.

    Uzun zamandır ben de, dijital arınma ve sade yaşam tarzına olan ilgimi, içsel huzurumu bulmaya yönelik bir çabanın işareti gibi görüyorum.

    Yaşamın karmaşasından uzaklaşmak ve kendi iç dünyama daha fazla odaklanmak için attığım adımlar, seni daha iyi anlamamı sağlıyor.

    Yavaşlamak, sadeleşmek ve özüne dönmek..

    Bu yolda sana başarılar dilerim ve bu sakinleşme sürecinin, içsel zenginleşmenin ve huzurunun seninle olmasını umarım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir