Özür’üm Var

Tüyleri diken eden bir hata üzerine: Siz, siz olun; engelli vatandaşlarımız için ayrılan araç park yerlerine, özürlü değilseniz  kendi aracınızı park etmeyin. Haydi, böyle bir hata yaptık diyelim. Bir özürlü vatandaşımız tarafından uyarıldığımızda karşımızdaki kişiye "salak şey" vb hakaretlerde bulunmayalım. Siz, siz olun; bir banka ya da herhangi bir kamusal alanda, kanunların özürlü vatandaşlarımıza verdiği  işlem önceliği hakkını kullanan özürlü vatandaşımızı insanların … Özür’üm Var yazısını okumaya devam et

Kendi hayatımın Başrolündeyim

Bir gün kitapları karıştırırken rastladım unutamadığım bir yazıya yine: "Hayat bir tiyatrodur ve herkes kendi hayatının başrolünü oynar." Zaman zaman yaşadığım ruhsal sıkıntıların en büyük sebeplerinden biri çoğunlukla, "başkalarının kendi kuralları dahilinde bana ait olmayan bir hayatı yaşatmaya çalışmasından" kaynaklanıyor. Aslında benim buna karşı çıkmamdan kaynaklanan gerilimden doğuyor bu sıkıntı. Emir almaz, kural tanımaz, lafınızı … Kendi hayatımın Başrolündeyim yazısını okumaya devam et

Sen Benim Yağmurumsun

Yağmur, öyle aktı ki yüreğime... Ne hayal edilir ne de rüyada görülebilir muhteşem bir günün ardından, "SEN BENİM YAĞMURUMSUN" şiiri tamamlanmaya yüz tuttu. Birlikte yenen yemekler, sohbetler, yol boyu okunan dergideki bir yazı... Her şey, senin adının üzerine yazılmış bir masaldan ibaret gibi sanki. Demedim boşuna, "SEN BENİM YAĞMURUMSUN" diye. Yağdın yine doya doya! Ne … Sen Benim Yağmurumsun yazısını okumaya devam et

Universiade 2005 İzmir

Dünya Ege Mavisinde Buluştu! İbrahim'in 45 günlük yorgunluğuna ve çektiğimiz hasrete deydi... Annem ben ve Ziya ömrümüzde yaşayıp yaşayabileceğimiz en görkemli olaylardan birine tanıklık ettik. 11 Ağustos günü İzmir Atatürk Stadyumunda Universiade Olimpiyatlarının açılış töreni bugüne kadar Türkiye' de görkemiyle, ihtişamıyla bir ilkti. İbrahim bize yine muhteşem bir vesile oldu. Açılışın finalinde Semazen ekibi dillere … Universiade 2005 İzmir yazısını okumaya devam et

Kaybettim Dostlarımın İsmini

6 Ağustos'ta bilgisayarım bozuldu... Ve içindeki birçok dosya silindi, dönüşü olmamak üzere. Hiçbirine üzülmedim de... Yıllardır özenle tuttuğum "okuduğum kitapların künyeleri" silinip gitti. Bilgisayara geçirdim diye, daha önce yazdığım elimdeki müsvetteleri de atmak oldu en büyük hatam. Şimdi, yıllardır büyük bir hazla içinde gezindiğim, ruhlarına sığındığım onca arkadaşımın adını nereden toplar, nasıl hatırlarım...

Neredesin Ey Hayat!

Sen, adını ilk andığımda yoktun zaten ortada... Son söylediğimde de aradan 24 yıl geçmiş olmasına rağmen zaten hiç görünmemiştin ki gözüme... Göz gözü görmüyor, söz verilmiyor, verilse de tutulmuyor, bir manası kalmamış kelimelerin artık... Ben seni değil, dost'u diledim hep... Gönlüm sende değil, dost'taydı... Dost neredeydi... Hiç gelmedi ki... Yani yoksa ne yapalım çok mu … Neredesin Ey Hayat! yazısını okumaya devam et