“Bilgisayarımın mini göstericisinde tuhaf şeyler görmeye başlayınca onu boyutlandırmak zorunda kaldım. Sorunu giderdikten sonra ilk işim genel ağa girmek oldu. Genel ağda dolaşırken e-vren günlüğü ilişimini görüp ona dokundum. Gözüme ilk çarpan kocaman duyurmalıktı. Yazarı uyarmak üzere notumu aldıktan sonra sevdiğim parçaların bindirimlerini bulmak üzere genel ağda dolaşmaya devam ettim. Explorer’ın yeni biçimlemesini bilgisayarıma yüklemediğim için sayfaları açmakta sıkıntı çekiyordum. Girmek istediğim her sayfa süzeklere takılıyordu. Ya benim bilgisayarın yongasında sorun vardı ya da sitelerin kayıtlı olduğu açarda.“
TDK‘nın “Yabancı Kelimelere Karşılıklar” kitabında internet / bilgisayar ile ilgili işaretlediğim terimlerden bazılarıyla saçma da olsa bir paragraf yazmaya çalıştım. Burada kullanmadığım sözcükler zaten Türkçe’de gayet iyi karşılık bulanlardı. {Online=Çevrimiçi gibi} Yukarıdaki mavi terimleri kullanmaya alıştığımız yabancı isimleriyle yazmak gerekirse ne acıdır ki kocaman bir “oh!” çekiyoruz:
“Bilgisayarımın monitöründe tuhaf şeyler görmeye başlayınca onu formatlamak zorunda kaldım. Sorunu giderdikten sonra ilk işim internete girmek oldu. İnternette dolaşırken e-vren günlüğü linkini görüp ona tıkladım. Gözüme ilk çarpan kocaman bannerdı. Yazarı uyarmak üzere notumu aldıktan sonra sevdiğim parçaların remixlerini bulmak üzere internette dolaşmaya devam ettim. Explorer’ın yeni versiyonunu bilgisayarıma yüklemediğim için sayfaları açmakta sıkıntı çekiyordum. Girmek istediğim her sayfa filtrelere takılıyordu. Ya benim bilgisayarın çipinde sorun vardı ya da sitelerin kayıtlı olduğu browserda.“
TDK’nın yabancı sözcüklere dilimizde bulduğu karşılıklar her zaman tartışma hatta alay konusu olmuştur. {laserdisc’e ışıklıteker önerisinde olduğu gibi} Zaten 2002 yılında yayımladıkları bu kitabın adını da “Yabancı Sözcüklere Türkçe Karşılıklar“ değil “Yabancı Sözcüklere Karşılıklar“ koymak çok manidar olmuş :) İkinci paragrafı yadırgamayı; anlamamayı çok isterdim. Ama ne var ki elin teknolojisine bizim dilimiz yetişemiyor. Teknlojiyi üreten değil tüketen taraf olduğumuz için üretenlerin koyduğu ismi paşa paşa kullanmak zorunda kalıyoruz / bırakılıyoruz.
