Site icon e-vren günlüğü

Annemin ardından

27 Mart Cuma akşamı annemi kaybettik. Şu an, annemsiz geçecek 25. geceye hazırlanıyorum.

Bu blogda annemden çok bahsettim ancak hem burada hem sosyal medyada onun fotoğrafını hiç kullanmadım. Annemi nazardan, kötü gözden hep sakınırdım. Hayattaki en büyük korkum da annemin ölmesiydi. Bugün bu cümleleri buraya yazdığıma hâlâ inanamıyorum.

“Babanın ölümü küçük kıyamet, annenin ölümü büyük kıyamet” sözünü; babamızı kaybettiğimizde bize çok söylediler. Ne yazsam, ne söylesem yaşadığımız o büyük kıyameti anlatmak mümkün değil.

Annemin Ramazan Bayramı’nın birinci günü başlayan yoğun bakım sürecinden bugüne hissettiğim tek şey onun varlığına duyduğum ihtiyaç ve derin özlem.

Canım annemi kaybettiğimizden bu yana Aydın’da yaşadıklarımın ne olduğunu İstanbul’a döndüğümde idrak etmeye başlayacağımı biliyordum. Dün, ilk yalnız gecemi yaşadım. Bugün de ilk yalnız günüm. Hep yastık altında sakladığımız ama aslında bildiğimiz gerçeklerle yüzleşme, “tek başına”lığın ağır kalabalığına katlanma ve yasın İstanbul’daki etkisine göğüs germe vakti.

Ben annemden razıyım. Ölüm Allah’ın emri, ahirete de iman ettim. Annemin derin uykudan uyandığının, hakikatle yüzleştiğinin; hâlâ rüyada olanınsa ben olduğumunun farkındayım.

Annemin ruhuna bir Fatiha okumanız ricasıyla.

Exit mobile version