ben hâlâ, beni o bıraktığın yerdeyim. aylar önce terk ettiğim, az önce de dönüp neyim var neyim yoksa toplayıp gittiğim halde ben hâlâ beni o bıraktığın yerdeyim. daha az önce sildim ruhumdaki kirleri; sildim benden sana bıraktığım her şeyi.
dünyanın bu kadar küçük olması, bazen canımı sıkıyor. Gitsem de gidemiyorum, uzaklaşmıyorum senden. senin var’olmadığın, görülmediğin, sesinin duyulmadığı, kokunun alınmadığı bir başka dünya daha yaratılmıyor.
ben cümlenin ögelerinden hep zamir’i sevmişimdir. seni, hayatımın zamiri yapmışımdır. gönlümde devrik cümleler… yüklemsiz nefes alırım da zamiri yoksa evrenin… ben, çok kalabalık ama yalnız bir dünyanın evreniyim.
her alışkanlığı bırakmışım da bir seni sevmeyi bırakamamışım. yaşımı başımı alsam da seni sevmeye devam ettikçe ben 30’unda olup 30’una küçük gelen küçücük bi’ adamım.
içimde itiraf edemediğim hüzünler var, itiraf etmeye cesaret ettiğim aşklar yüzünden. konuşsan, bu kadar susmazdım, koşsam bu kadar yorulmazdım; denize düşsem bu kadar boğulmazdım.
