Dün gece onlarca yazı yazmış olmanın zihinsel yorgunluğu içerisindeyken birden İlknur‘un telefonuyla kendimi filtre kahve keyfinde bulmuştum ;) İlknur’un Saba Tümer’e benzettiğim arkadaşı da vardı ve Turkcell Blog Ödülleri için bana verdiği oyu sürekli başıma kalktı durdu ;) Gecenin 2’sine doğru İlknur’un cebine gelen bir marketin sucuk ve bulaşık makinesi deterjanı indirim mesajı ise çok komikti ;) Taksicinin sarhoş müşterisini indirip bayanları arabasına alması, sarhoş müşterinin kendisine geri uzatılan 50 TL’yi geri çevirmesi gibi detaylar da gözümden kaçmamıştı ;)
Eğlenceli biten bir gecenin gündüzünde yaşadığım çirkin bir olaysa Cengiz Aytmatov‘un “Sen kendini biliyorsan, kendini bilmezlerin söyledikleri anlamsızdır.“ sözünü kulağıma küpe yapmam gerektiğini gösterdi bana. Rahatsızlığımın tek sebebi dişlerini göstermeye cesaret edemeden havlayan bir sokak köpeği idi. Havladığı için kızmadıysam köpeğe, bu ondan korktuğum için değil hayvan düşmanı biri zannedilmemem içindi ;)
Her şeye rağmen güzel hatırlamak için günleri güzelliklerle bitirmek gerekliydi. Bu günü de ılık bir İncirliova gecesinde Harun‘la Antep fıstığı yiyerek sonlandırdık ;) Kaç yıllık dostumun saatlerce kendisinden geçercesine yiyecek kadar kabak çekirdeğini çok sevdiğini yeni fark ettim. ;)
—
facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni ] RSS abonelik




Hayatımdaki en önemli insanlardan birini, dostumu, kardeşimi dünya evine sokmaya {o da ne demekse} hazırlanıyorum. Gerçi ben düğün hazırlıkları aşamasında pek bir yardımda bulunamasam da bu sabah kız evinden gelen eşyaların taşınmasına yardım ettim :) Laf aramızda
onun damatlığını beğenmeye gittik. Düğün hazırlıkalrının en zor kısmı damatlık beğenmek gibi gelirdi bana ama Harun’daki boy postan mıdır yoksa gititğimiz yerdeki damatlıkların iyi modeller olmasından mıdır nedir bir iki denemeden sonra içimize sinen bir damatlık bulabildik. Hazır düğün dernekten söz açılmışken, “hani sen 2007 eylül’de evleneceğini ilan etmiştin, ne oldu vakit yaklaşıyor” diyenlere gülüp geçiyorum. Deniz Baykal ne zaman sözünü tuttu da Rodos’a yüzdü, ben de o gün sözümü tutup evleneceğim :)