internet günlüğü 2016/48

Dijital dünya nefes almadan güncellenmeye ve yenilenmeye devam ederken internet soluksuz bir şekilde büyüyor. Devletler bile e-devletleşirken, nesnelerin interneti insanlığın internetiyle yarışır hale geliyor. Hızla tükeniyor, tüketiyor, bir taraftan üretiyoruz. Dijital dünya ile gerçek dünyanın 'zaman' kavramı birbirinden çok farklı. 1 ay önceki bir gelişme, internet dünyası için çok eski bir gelişme sayılıyor. Bu sebeple henüz … internet günlüğü 2016/48 yazısını okumaya devam et

30’lu yaş sendromu: Fazlalıklardan kurtul

Daha fazla zamana ihtiyaç duyduğum, daha üretken olduğum(u zannediyor olabilirim) ve fazlalıklardan kurtulma isteğimin arttığı bir dönemdeyim. Doğum günüme az bir süre kala ömrümün 35 yılını geride bırakacak olmanın getirisi mi bütün bunlar bilmiyorum. 35'li yaşlarda insanlar böyle bir ruh dünyasına bürünüyorsa sorun yok, kısa sürerse asıl sorun o zaman. (Bu arada yukarıdaki fotoğrafı aslında … 30’lu yaş sendromu: Fazlalıklardan kurtul yazısını okumaya devam et

Karanlıktakiler

Bir iyi bir kötü haberim var. Kitap-lık dergisinin Şubat sayısını almayı yine unuttum, geç hatırladım ve yine bulamadım. 2008 Şubat sayısında askerdeydim, çarşı iznimin büyük bir kısmını koca Elazığ'da Kitap-lık aramakla harcamıştım. 2009 Şubat sayısını da yine dalgınlıkla unutmuştum. Becerebilirsem son üç yılın Şubat sayılarını internetten satın alacağım. YKY Şiir Yıllıklarını neden bu kadar önemsiyorum, … Karanlıktakiler yazısını okumaya devam et

Ağlayabildiğim kadar

NE KADAR AĞLARSAM O KADAR SENİNLEYİM SANKİ... Babası kanserdi ve dedesine emanet edilmişti. Annesinin kokusunu bile duyamamıştı. Sokak ortasında can vermişti annesi. Babasının kollarında büyümüştü. Hayatın acımasızlığını ne kadar örtmeye çalıştıysa da babası, ölüm gerçeğini büsbütün silememişti onun dünyasında. Ve çocuk bir gün babasını da kaybetti... Film bitti... Babam ve Oğlum filmi bitmişti ama benim … Ağlayabildiğim kadar yazısını okumaya devam et