Galata Kulesi’nden Kız Kulesi’ne

Aşk, sevgi, kararsızlık, korku, şok... Hayatımdaki suskunlukların pek çok sebebi var. Ama en çok, gönlüm AŞK'a bulandığında susuyorum. "Böyle durumlarda kendini geri çekiyorsun" diyenlerin aksine aslında ben kendimi çok fazla veriyorum. İstanbul, 2004 yılından beri benim için özel bir yere sahip. Onun içinde yer alanlar da öyle... Kız Kulesi'ni zaten seviyordum, şimdi daha çok seviyorum. … Galata Kulesi’nden Kız Kulesi’ne yazısını okumaya devam et

AŞKIN TARİFİ

Aşkın tarifi de manası da farklı herkeste. Şiirlerde anlatılan aşk'lara rağmen herkes kendince, kendi aşkını yaşıyor. Mecnun'a baksan aşk'ı başka. Kerem'e sorsan aşk değil Mecnun'unki.. Mevlana, beğenmeyebilir Kerem'in sevdasını; Yusuf da Mevlana'nınkine bir anlam veremeyebilir. Yunus, "Aşk, benim" diyebilir ya da hepsininkini kabullenebilir. Aşk adına nerede ne yazılırsa yazılsın ne söylenirse söylensin insanoğlu, sevda'ya düşünce … AŞKIN TARİFİ yazısını okumaya devam et

Di’li Geçmiş Zaman Aşkı

Doydum sanırım... Böyle hissediyorum... İçimden böyle geçiyor. Aptalın tekiyim! Mükemmel olabilecek çoğu şeyi en baştan kendim berbat edebiliyorum. Öyle bir bunaltı içindeyim ki davranışlarım da allak bullak. O kırılma noktasını aşınca karşımdakiyle her şey duruluyor. İşte o vakit normalleşiyorum, kendim oluyorum ama giden gidiyor; kırılan kırılıyor; bozulan bozuluyor ya da ... ya da daha iyi … Di’li Geçmiş Zaman Aşkı yazısını okumaya devam et

Ne Lüzum, Az Yaşamak İçin Kelebek Olmaya

]fh[ fotoğrafhikayeleri {Eylül ‘09} Yirmi dört saat bu dünya bana; koskoca ömür, göz açıp kapayıncaya kadar'dan ibaret. Rüya ile gerçek arasında, doğruyla yalan karmaşasında  ey âşık, bu hayatı hiç yaşanmamış farzet. Onlarca hayale, varılamayacak hedefe, lüzumsuz derde kedere ne gerek; madem yaşam yalan, ölüm gerçek! Çok uzaklara gitmeye gerek yok ölmek için.  Sevgilinin hasretiyle can … Ne Lüzum, Az Yaşamak İçin Kelebek Olmaya yazısını okumaya devam et

Alıp Başımı Gidesim Var

e-vren günlüğü'nün geleneği MisAfiR KaLeM{LeR}, yeni bir döneme girmeye hazırlanırken Ağustos 2009'un isminin e-vren dünyası'ndaki yerini almasına 48 saatten az bir süre kaldı. Hüss'ün kırmızı bisikletinin yan tekerleklerini perşembe günü söktüm. Evin çatısında akşam vakti iki tekerlekli sürmeye çalıştı ve başardı Hüss :) Cuma günü akşamüzeri mahallemizdeki basketbol sahasına götürdüm  onu ve 2 saate yakın … Alıp Başımı Gidesim Var yazısını okumaya devam et

Şems-i Tebrizi’nin Tacizi

"Babail'de Ölüm İstanbul'da Aşk" kitabını okuyarak roman dünyasına girdiğim İskender Pala'nın ikinci romanı "Katre-i Matem", öğrencilerimin İzmir TÜYAP Kitap Fuarı'ndan hediyesiydi bana. İçinde kaybolduğum "divan" kokan romanlardan biridir "cinayetin zanlısını bulduran lale soğanı"nın adını taşıyan kitap. Ve 240. sayfasında denilir ki: "Âşıkım âşıkım diyorsun ama / Aşktan bir eser görülmelidir / Mesela yoksa vuslata imkân … Şems-i Tebrizi’nin Tacizi yazısını okumaya devam et

İçimde Kayıp Bir Şems-i Tebrizî

Sen demez misin "Giden her bir Şems-i Tebrizî için başka bir asırda, başka bir mekanda, bilinmedik bir isim altında bir Şems daha gelir*" diye... "Kimisi Şems olarak doğar / Kimisi Şems olarak ölür** " "Sen Tebriz’i olsan, ben Mevlana… Mesnevi’nin 7. cildini yazsam senin Aşkına!" diye Dost'a haykırdığım günden beri bilir misin; İçimde kayıp, bir … İçimde Kayıp Bir Şems-i Tebrizî yazısını okumaya devam et