IKIGAI’den bildiğimiz ama unuttuğumuz 18 tavsiye

Çok satan kitapları alıp okumak gibi bir alışkanlığım genellikle yoktur. Ancak Héctor Garcia ve Francesc Miralles’in imzasını taşıyan Indigo Kitap’tan çıkan Ikigai kitabı, uzun süredir okunmayı bekleyenler arasındaydı. Serinin ikinci kitabı Ikigai Uygulama Rehberi’ni ileride okumak üzere sıraya koydum ama bu yazıda birinci kitap Ikigai’den notlarımı paylaşacağım.

Continue reading →

Vakit vardır niyet yoktur

2020 yılı, benim için adeta “Podcast Yılı” oldu. Çünkü podcast hazırladığım kadar blogda yazmadım, diğer sosyal mecralarda içerik üretmedim. Bir işin inceliklerini öğrenmek için ona yoğunlaşmak, daha fazla vakit ayırmak gerekiyor. Podcast de yazı yazmaya veya video içerik üretmeye göre daha fazla vakit, emek ve hazırlık istiyor. En azından kendi adıma konuşayım; benim hazırladığım “internet günlüğü” ve “edebî” podcastler için durum tamamen böyle.

Continue reading →

Blog Yazarlığında 15 Yıl

2005’lerde başlayan blog yazarlığı maceramda bugün itibarıyla on beş yılı geride bıraktım. Yıllar önce bilgisayarın başına geçtiğimde adını sonradan e-vren günlüğü koyacağım bu blogda on beş yıl boyunca yazacağımı tahmin etmezdim. Blog yazmaya hangi tarih ve dijital platformda başladığımı aslında tam olarak hatırlayamıyorum. Lisans tezimi yazmak için alınan markasını hatırlamadığım siyah renkli masaüstü bilgisayarla birlikte eve bağlattığımız ADSL internet belki de blog yolculuğumu hızlandıran etkenler oldu.

Continue reading →

Yeni Blogları Destekleme Fonu

Blog yazarlığını çok önemsiyorum ve her ne iş yaparsam yapayım, çalıştığım şirketlerde unvanım ne olursa olsun birçok platformda ismimin başına “blog yazarı” yazdım, yazdırdım. Üniversite davetlerinde gençlere blog yazarlığının önemini anlatmaya, yeni blogları desteklemeye ve Türkçe blogların gelişmesi amacıyla atılan her adıma katkı sunmaya çalıştım, çalışmaya da devam edeceğim. Bu anlamda yeni ve somut bir adım daha atmak istiyorum.

Continue reading →

Salâh Birsel: Yeniden Günlüğüme Dönüyorum

“16 yıl aradan sonra yeniden günlüğüme dönüyorum. Bu kez, günlüğümün ta ortasına kendimi oturtacağım.” diyor Salâh Birsel, Hacivat Günlüğü‘nde. İstiklal Caddesindeki Aslıhan Pasajında yer alan sahaflarda Nurullah Ataç’ın kitaplarını ararken çıkmıştı karşıma Hacivat Günlüğü. Eskiden beri yazarların günlüklerini okumayı çok sevdiğim için Birsel’in günlükleriyle karşılaşınca büyük bir heyecan yaşadım. Heyecanım, günlüklerin sayfaları arasında ilerledikçe daha da arttı.

Continue reading →

İnsan kendini geride bırakabilir mi?

Adımlarımızı ağırlaştıran, mesleki gelişimimizi yavaşlatan asıl etken bir türlü vazgeçmeye cesaret edemediğimiz alışkanlıklarımız. Bazısı bizi biz yaptığını zannettiğimiz değerler, bazısı konfor alanımızın dışına çıkmamızı engelleyen alışkanlıklar, bazısı korkularımız. Aslında Ali Saydam’ın da dediği gibi “vazgeçmek, özgürlüktür”. Ve belki de geleceğimiz, bugün vazgeçebildiklerimizin üzerine kurulacak.

Continue reading →