Blog yazarlarına kitap önerileri

"Yazarın işi yazmayı öğrenmektir." der Jukes Renard. Susan Sontag da "Genellikle okumak yazmaktan önce gelir. Nitekim, yazma dürtüsü neredeyse her zaman okumakla alevlenir." diyerek okumanın, yazma üzerindeki önemli etkisine vurgu yapar. Peki biz blog yazarları, "İyi yazmak için önce iyi bir okur olmalıdır." sözünün haklılığına inanıyor; "Daha iyi blog yazısı nasıl yazarım?" sorusununun cevabını arıyor … Blog yazarlarına kitap önerileri yazısını okumaya devam et

2019/34 Edebiyattan başka ne yapabilir bunu?

Her gün günlük tutmak, uzun bir ara verdiğim için sanırım, yorucu oluyor. Dostoyevski'nin dört ciltlik günlüklerinin bendeki tesirinin böyle olacağını tahmin etmemiştim. Bir süre sonra günün sonunda olup biteni özetleyen notlar almak, alışkanlık haline gelecektir eminim. "Çabam, geleceğe güzel hatıralar bırakmak" gibi süslü cümleler kurmayacağım. Akşamları, gündüz neler yaşadığımı ayrıntılarıyla hatırlama noktasında zorluk yaşadığımı fark … 2019/34 Edebiyattan başka ne yapabilir bunu? yazısını okumaya devam et

2019/33 Bu, benim için yeni bir deneyim

Nasıl oldu, niye oldu bilmiyorum ama iyi oldu. Blogda ya da kâğıt üzerinde hiç fark etmez, nerede olursa olsun daha çok yazmaya istekli bir dönem yaşıyorum. Bir süredir de bloğumda eskisi kadar sık yazamamaktan hayıflanıyordum. Artık akşam, gün boyunca neler yaptığımı -hatırlayabildiğim kadarıyla- telefonuma not alıyorum. Onları da pazar akşamları süzgeçten geçirip bloğumda haftalık olarak … 2019/33 Bu, benim için yeni bir deneyim yazısını okumaya devam et

“Ayakta dikilmek” mi “Ayakta dinelmek” mi?

İş yerinde bir konuda hararetli hararetli konuşurken "O sırada ayakta dineliyordum." dedim, daha doğrusu demişim. Arkadaşımın bir anda "Abi dikilmek değil mi o?" demesiyle anladım. Türkçe konusunda hassas her kişinin düzeltildiği an yaşadığı o şaşkınlık ve karmaşayı yaşadım. "Dinelmek mi dedim" diye sordum, "ayakta dinelmek, ayakta dikilmek..." diye mırıldandım. "Ayakta dinelmek" ifadesini çok sık kullandığımı … “Ayakta dikilmek” mi “Ayakta dinelmek” mi? yazısını okumaya devam et

Daha iyi blog yazısı nasıl yazabilirim?

Son dönemde nasıl daha iyi yazarım? sorusuna kafayı takmış durumdayım. Sadece "iyi yazmak" değil, iyi bir okur olmak, derinlemesine ve etkili bir okuma üzerine de kafa yoruyorum. Son birkaç haftadır farklı kişilerden blog yazmaya dair sorular aldım. Bununla ilgili daha önce birkaç yazı yazmıştım ancak o kişilere söylediklerimi yeni bir yazıda derleyip toparlamanın hem bana … Daha iyi blog yazısı nasıl yazabilirim? yazısını okumaya devam et

38 yaşında kendime basketbol takımı seçtim: Anadolu Efes

"Hangi takımı tutuyorsun?" diye sorulduğunda büyük çoğunluğumuz bir futbol takımı söyleriz. Ben bir baskebol takımı veya voleybol takımı söyleyeni henüz duymadım; bu denli futbolla koşullandırılmışız. Tuttuğumuz takımı, genellikle babamızın hangi takımın taraftarı olduğunu belirliyor. Ben de rahmetli babam Galatasaraylı diye Galatasaray'ı tutuyorum. Bilinçli bir şekilde, sorgulayarak, araştırılarak verilmiş bir karar değil. Üstelik oldum olası futbolu … 38 yaşında kendime basketbol takımı seçtim: Anadolu Efes yazısını okumaya devam et

“ise” ve “ile” ayrı mı birleşik mi yazılmalı?

İşi yazmak olanların -eğer Türkçe yazım kurallarını önemsiyorlarsa- dikkat ettikleri noktalardan biri "dilde tasarruf ilkesi"dir. Bununla ilgili Haziran 2018'de bir yazı yazmıştım: https://www.evrengunlugu.net/2018/06/03/daha-iyi-yazmak-icin-dilde-tasarruf-ilkesi/ Bu yazının en sonuna da bir not düşmüştüm: “İle” bağlacını ayrı yazmak yerine bir önceki sözcükle birleşik yazarak tasarrufta bulunabiliriz. (Yazılarımı büyük bir titizlikle (titizlik ile) yazarım. Bu çok genel bir ifade. … “ise” ve “ile” ayrı mı birleşik mi yazılmalı? yazısını okumaya devam et