Hepimiz gerçekten içerik üretici miyiz?

Büyük çoğunluğumuz akıllı telefonu elimizden düşürmeyip yirmi dört saat sosyal ağlarda yaşıyoruz. Ben de dahil birçoğumuz sosyal hesaplarımızda fotoğraf, video, hikâye paylaşıyoruz ve bu paylaşımları içerik zannediyoruz. Bu “zannediş” ile birlikte kendimizi birer “içerik üretici” olarak da adlandırdığımız oluyor. Oysa Twitter, Instagram, TikTok ya da Facebook’ta önümüze düşen ya da bizim yaptığımız o paylaşımların büyük kısmı aslında “içerik üretmek” değil. Bir yerden kopyaladığımız video veya görsel, çekip Instagram’da paylaştığımız bir fotoğraf maalesef içerik değil sadece paylaşım.

Doğru bir şekilde içerik üretmeyi bildiğimizde hem sosyal ağlarda daha sağlıklı bir deneyim elde ederiz hem de kendi dijital mecramızı daha nitelikli ve doğru inşa ederiz. Bu farkındalık, aynı zamanda insanların ve sosyal ağların vaktimizi boş yere almalarının da önüne geçer. Çünkü neyin nitelikli bir içerik neyin aslında çöp bir paylaşım olduğunun bilincinde olmak sayesinde çok daha iyi okur, daha iyi görür ve neye maruz kaldığımız daha iyi farkında oluruz.

Hepimiz, internet ortamında öncelikle birer dijital tüketiciyiz. Twitter, Instagram gibi uygulamalar üzerinden atılan oltalar sebebiyle de büyük verinin parçası halindeyiz. Paylaşım ve içerik arasındaki önemli farkı bildiğimizde sosyal ağlarda takip ettiğimiz hesapları da elemeye başlıyoruz. Tüketici/seyirci olmaktan ziyade üreten/seyrettiren tarafta olmayı tercih etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Ürettiğimiz zaman kazanıyoruz. Bunu maddi anlamda söylemiyorum. Birilerinin tükettiği insanlar olmaktan çıkıp üreten insanlar olmak birçok kazancı da beraberinde getiriyor.

İçerik ile paylaşım arasındaki fark: Fayda

Paylaşım ve içerik arasındaki farkı çok net bir şekilde ortaya koyan özelliklerden biri, “fayda”dır. İçerik; okuyana, dinleyene, seyredene fayda sağladığı ölçüde değerlidir. Sizin Instagram’da yemek masasından paylaştığınız bol etiketli fotoğraf, eğer hiçkimseye bir bilgi vermiyor, fayda sağlamıyorsa içerik değildir.

İçerik ile paylaşımın farkını bildiğimizde sosyal medya kullanımlarımız da daha bilinçli hale geliyor ve değer yaratan özellik taşımaya başlıyor.

İçerik üretiminde iç motivasyon çok önemli

İçerik üretmek istediğimizde daha çok okuyor, daha iyi dinliyor, daha çok öğrenmeye gayret ediyoruz. Elbette yazılı, sesli ya da görsel… içerik üretirken neyin ne için yaptığımız, iç motivasyonumuz çok önemli. Ünlü olmak, on binlerce takipçiye ulaşmak, çok beğeni kazanmak için içerik üretiyor, blog yazıyor veya kitap yayımlıyorsak dış motivasyonla hareket ettiğimizden dolayı bu beklentilerimiz karşılanmadığında üretmeyi, çalışmayı, çabalamayı bırakabiliyoruz.

Ancak iç motivasyonla hareket ettiğimizde bu bizi, ömür boyu götürüyor. Yazdıklarım okunmayabilir, takdir edilmeyebilirim, ailem beni alkışlamayabilir, arkadaşlarım bana hayranlık duymayabilir. Fakat ben üretmek, yazmak, okumak veya podcast yapmak, Youtube’a video üretmek istiyorsam; bunları yaparken abone ve beğeni sayısını hiç önemsemiyorsam; “abone sayım 100’de kalsın, ben nitelikli içerik üretmek istiyorum, bildiklerini paylaşmak ve faydalı olmak istiyorum” diyorsak hiç kimse, istatistikleri kullanmaya kalkarak bizim sırtımızı yere getiremiyor.

Herkes içerik üretici olmak zorunda mı?

Elbette herkes içerik üretsin, hepimiz birer içerik üretici olalım demiyorum. Sosyal medyadaki her paylaşımımız mutlaka içerik özelliği taşımak zorunda da demiyorum. Örneğin ben de Instagram hesabımda paylaştığım fotoğrafların birer içeriğe dönüşmesi için çaba sarf etmiyorum. İçeriği daha çok YouTube’a yüklediğim videolarda ve bloğumda yazdığım yazılarda üretmeye özen gösteriyorum. Üreten tarafta olunacak derken kastettiğim tabii ki herkes TikTok videoları çeksin, Youtuber olsun değil. Ama en azından belki bir blog açılabilir, atılacak bir tivit bile içeriğe dönüştürülebilir. Öyle ki bir veya zincirleme birkaç tivit, çok iyi inşa edilerek çok yararlı bir içerik ortaya koyulabilir. Hatta gönderdiğimiz her bir e-postayla bile muazzam bir içerik üretilebileceğine inanıyorum.

telegram

3 Comments

  1. Burdan sosyal medya fenomenlerine de ilham olur umarım. İçerik üretmeye teşvik edenlere selam olsun :) Harika yazı için teşekkürler Evren

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir