Katlanır Bisiklet ve Dahon Espresso D24 Deneyimim

İlkokuldayken BMX bisikletim vardı, bir iki yıl bindiği hatırlıyorum. Geçen yıla kadar ne bisikletim oldu ne de bisiklet sürdüm. Nasıl oldu bilmiyorum, tekrar bisiklet merakım başladı ve araştırmaya başladım. Şehir bisikleti mi MTB dedikleri dağ bisikleti mi yol/yarış bisikleti mi almalıyım derken katlanır bisiklete karar verdim. Araştırmalarım sonucunda da Dahon marka bir bisiklet almalıydım. Hemen hemen her katlanır bisiklet 20 janttı ve estetik açıdan kötü göründüğünü düşünüyordum. Ayrıca yol almak için daha çok çaba sarfetmem gerekeceğine dair önyargım vardı.

Kafamdaki soru işaretlerini giderene kadar yaz bitti ve bisiklet almayı bir sonraki yıla erteledim. Geçen yıl yaza doğru tekrar Dahon’un sitesine girip modellerde güncelleme olup olmadığına baktım. 26 jantlık Espresso D24 modelini görünce çok şaşırdım. Dağ bisikleti formundaydı ve sanırım piyasadaki 26 jantlık tek katlanır bisikletti. İnternetten fiyat araştırması yaptım, satıldığı bisikletçileri bulup aradım ve bir temmuz günü iş çıkışı kendimi Eminönü’deki bisikletçide buldum.

Yıllar sonra tekrar bisikletim olmuştu. Eminönü’den Balat’a kadar ilk sürüşümü yaptım. O günden sonra da aylarca işe, gezmeye, her yere bisikletle gittim.

Bisikletli yaşamın yararları

  • İşe gitmek veya gezmek gibi hangi amaç için olursa olsun bisikletli yaşam hem fiziksel hem ruhsal bir özgürlük kazandırdı bana.
  • Özellikle salgın döneminde toplu taşıma kullanma zorunluluğundan kurtularak hayatımdaki bir risk faktörünü eledim. (Tabii bisikletin beraberinde getirdiği başka riskler de var.)
  • Toplu taşımaya bağımlılığım ortadan kalktı, geciken otobüs seferleri artık umurumda değildi.
  • Herhangi bir yere gitmek istediğimde tek yapmam bisikleti yükleyip aşağı indirmekti. Otobüs durağına yürüme mesafesi, otobüsün gelişinin beklenmesi gibi vakit kayıplarından kurtulup anında yola düşebiliyordum.
  • Fiziksel hareketim arttı, gün içinde daha çok ter attım.
  • Bisiklet kullanan harika insanlarla tanıştım ki bisikletçi kafası ayrı bir kafa. Bazı akşamlar bisiklet kulüpleriyle toplu sürüşlere katılıp her meslek grubundan ve yaştan farklı bisikletlilerle keyifli sohbetler yaptım.
  • İstanbul’un çoğu yerini bisiklet sürme motivasyonum sayesinde gezip görme imkanım oldu. Bir yere önce otobüs sonra metro ondan sonra vapur vs gibi bir iki aktarmayla ulaşılabildiğini görünce bazen üşenip vazgeçiyordum. Bisiklet, bu konuda da bana özgürlük sağladı. Metronun son sefer saatine yetişme zorunluluğum ortadan kalktı.

Peki “katlanır” bisikletin yararları?

Katlanır bisiklet kullanmanın iki önemli rahatlığını yaşadım. Evimde ve iş yerimde standart ölçülerdeki bir bisiklet için yerim yoktu. Dışarıda da güvenli bir şekilde kilitleyip bırakabileceğim uygun bir yer… Bisikleti katlayıp evin/ofisin içinde herhangi bir köşeye rahatlıkla koyabildim.

Çok yorulduğum veya yağmura yakalandığım bazı anlarda da bisikleti katlayıp toplu taşımaya rahatlıkla binebildim. Ki bunu sadece 2 defa yaptım, onun haricinde bisikletle toplu taşımaya geçmeye hiç ihtiyaç duymadım.

Bisikletli yaşamın zorlukları

Evim ve çalıştığım şirket İstanbul’un en merkezi yerinde olunca bisiklet güzergahım da hem insan hem taşıt trafiğinin yoğun olduğu yerlerdi. Bisiklet sürmeye başladığım ilk günler ilk fark ettiğim şey şuydu: İstanbul’da ne yolda ne bisiklet yolunda ne de kaldırımda bisikletliye yer var.

İlk zamanlar araçların yolda bisikletten hoşlanmadıklarını bizzat tecrübe ettim. Birkaç kez ciddi tehlike atlattım. Bisiklet sürerken kendimi sürekli diken üstünde hissettim. Tabii bu his, şehir içinde taşıt trafiğinin arasında. Yoksa şehirden uzaklaşınca insan bisikletiyle kendini çok özgür ve güvende hissediyor.

Anadolu yakasındaki Kadıköy’den Maltepe’ye kadar olan bisiklet yolunu kullandım, çok keyif aldım. Aynı deneyimi Yenikapı’dan Şirinevler’e kadar da yaşamak istedim ama hayal kırıklığı yaşadım. Aynı şehrin iki farklı kıtasındaki bisiklet yolunda ciddi fark vardı. Avrupa tarafında bisiklet yolunda yürüyenlerle yolun ortasına sofra kuranlardan dolayı o hazzı pek alamadım. Bu yakada bisiklet kültürü ve bilinci pek oturmamış. Karşıdaysa yayalar, bisiklet yolunun bisikletlilere ait olduğunun bilincinde. Üstelik bisiklet yolu kesintisiz olarak devam ediyor.

Dahon Espresso D24’ün kötü yanı

Geçen yıl 2 Temmuz’dan beri bisiklet kullanıyorum ama deneyimlerimi ilk defa yazıyorum çünkü artık çok sevdiğim bisikletimi sattım ve kendime yeni bir sayfa açıyorum. Bisiklet, hele ki katlanır bisiklet hayatıma büyük bir konfor sağladı. Bu konforu daha da artırmak için daha küçük ve hafif bir katlanır bisiklet edinmeye karar verdim.

Dahon Espresso D24, Türkiye’deki 26 jantlık tek katlanır bisiklet. Dağ bisikleti gücünde, malzeme açısından kaliteli ve sağlam bir bisiklet. Ancak bana göre en olumsuz özelliği 16 kiloyu bulan ağırlı. Eve ve ofise indirip çıkarırken daha bisikleti sürmeden ter içinde kalıyordum. Diğer olumsuz özelliğiyse katlandığında ön ve arka tekerlerinin birbirine kilitlenmesini sağlayacak mıknatısının olmaması. İnternette çok araştırdım, bisikletçileri aradım ama D24’le uyumlu katlanır bisiklet mıknatısının olmadığını öğrendim. Bence tüm katlanır bisikletlerin mıknatıslı olması gerekiyor. Aynı zamanda hafiflik de çok önemli.

Kışın gelmesi, yağmur ve soğuğun başlamasıyla bisiklete ara vermiştim. Hafta sonu yasaklarıyla bu ara zorunlu olarak iyice uzadı. Bu süreçte, Espresso D24 ile deneyimlerimi gözden geçirdim ve havaların düzelmesiyle daha hafif ve pratik bir bisikletle yoluma devam etme kararı aldım. Bu kararımla birlikte de ilk göz ağrım Dahon D24’ü yeni sahibine uğurladım. 17 Mayıs’ta sokağa çıkma yasaklarının bitmesiyle Dahon Mu D8 2021 modelini almayı planlıyorum.

telegram

Dahon Mu D8’in üç avantajı var: 11,6 kg olması, kilitleme mıknatısının bulunması ve Dahon’a ait patentli taşıma tekerliğine (Landing Gear) sahip olması. Tek dezavantajıysa fiyatı :/

Dahon’a bu kadar para vereceğine “elektrikli bisiklet veya motor alsaydın” diyen çok oldu. Bisikletteki ısrarım fiziksel hareketliliğime olumlu katkısı. Motor alacağıma elektrikli scooter almayı tercih ederim. Elektrikli bisikleti de sırf yokuşlarda bana kolaylık sağlayacak diye tercih etmek istemiyorum, zira çok ağır ve hantal buluyorum. Elektrikli bisikleti katlayıp taşırken ağırlığından dolayı Dahon D24’te çektiğim çileyi çekmiş olacağım.

Bu arada insanın ulaşım konusunda herhangi bir şeye bağımlı olmamasını önemsiyorum. Motor, araba veya elektrikli scooter… İnsanlar ulaşım özgürlüğünü herhangi bir taşıtla karşılama hakkına sahip, buna gönülden saygı duyuyorum. Tercihini bisikletten yana yapanlara da karbon ayak izi bırakmayan doğa dostu bu tercihlerinden dolayı ayrıca bir saygı besliyorum.

6 Comments

  1. Bisiklet, çocukluğumuzun ya da ilk gençlik yıllarımızın masum hatıralarında kalmış gibi görünse de Mustafa, hangi yaşta olursa olsun bizi eski bir dost gibi sımsıcak karşılıyor. O özgürlük hissini de eskisinden farksız bir şekilde yaşatıyor. Yeter ki fırsat oluşturup bir bisiklet edinelim ve pedallayalım. Kaybettiğimizi sandımız o özgürlük, inan ki iki teker üstünde yeniden hayat bulacak.

  2. Bisiklet kullanmayı bende çok seviyorum :) Eskiden bisiklet turlarına katılırdım, oldukça uzun yollar katederdim. Şimdi ise özgür olduğum o günleri özlüyorum abi…

  3. Bisiklet sürme motivasyonunu olumsuz etkileyen durumlardan biri de maalesef toplumda bisiklet kültürünün ve bisikletliye saygısının olmaması Fatma. Ankara’nın yaygın bisiklet yollarıyla İstanbul’a göre daha konforlu olduğunu duyuyorum, bu açıdan şanslısınız ;)

  4. Sağlıklı bir ulaşım aracı bisiklet, senin de zevkle bisiklet kullanmana gıpta ettim
    Hollanda gibi bisikletliye saygı duyan bir Ülke olsaydık ne de güzel olurdu
    sağlıklı ve hareketli günler seninle olsun
    Sevgiler

  5. Seni özlemişim oğlum. Markaları tanımamama rağmen yazını okumak zevkliydi. Konya bisiklete düşkün bir kentti. Amcam yazın biz bağdayken Konya’ya bisikletle gider gelirdi. Benim de bağ yollarında binmişliğim vardır :) Çok severdim kullanmayı.
    Sen de bayağı vakit geçirmiş ve geçireceğe de benziyorsun. İyi ve keyifli sürüşler yavrum. Gözlerinden öperim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir