İstanbul’da Dayanışma Sepeti Hareketini Başlatan Jeffrey Tucker

Haber spikeri edasıyla açılışı yaptığım, konuğum Jeffrey Tucker’a “sen” diyerek hitap edip bütün sohbetli “sizli – bizli” devam ettirdiğim, artikülasyon sorunu yaşayıp “dayanışma sepeti”ne “dayanışma sefeti” dediğim (evet evet yanlış duymadınız orada aynen böyle diyorum), üstüne üstlük bu hatamı fark ettiğim halde başa alıp düzeltmediğim Anlat Bana’nın yepyeni bölümüyle karşınızdayım ;)

Covid-19 vakalarının Türkiye’de de görülmeye başlaması ve hızla yayılmasının ardından Korona virüsün yayılmasını yavaşlatabilmek ve sosyal izolasyonu sağlayabilmek amacıyla evlerimize kapandık, zorunlu olmadıkça dışarı çıkmıyoruz. Bazı kamu kuruluşları ve özel sektörde evden çalışma sistemine geçilirken bazı özel sektör çalışanları ücretsiz izne çıkarıldı ya da işsiz kaldı. Bizden çok daha önce Korona salgınıyla ağır bir sınav vermeye başlayan İtalya’da özellikle Napoli şehrinde evlerden iple dayanışma sepetleri sarkıtılmaya başladı.

Zor durumdaki kişilerle erzak, gıda paylaşımının farklı bir yöntemi olan dayanışma sepeti hareketini; dayanışmaya / paylaşmaya en çok ihtiyacımız olan böylesi bir dönemde, yaşadığı semt Balat’ta da modelleyen Jeffrey Tucker, elindeki ihtiyaç fazlası gıdaları sepetine doldurup “İmkânı olan koysun, ihtiyacı olan alsın” yazısıyla penceresinden sarkıtarak örnek bir davranışa imza attı. Jeffrey’le Balat’tan başlayarak yavaş yavaş diğer mahalle ve şehirlere de yayılmasını umduğumuz dayanışma sepeti hareketi üzerine konuştuk.

Anlat Bana’nın daha önceki beş bölümünü Skype üzerinden yapmıştım. Jeffrey’le yapacağım söyleşide ise, Korona salgınıyla bütün dünyada popüler olan ve çok başarılı bulunan Zoom’u denemek istedim. Skype’a göre konuğu bağlaması daha pratik olan Zoom’u son derece başarılı buldum. Skype’a nazaran ses ve görüntü yavaşlaması / gecikmesi yok. Skype’ta internet bağlantısı yavaşladığında sesler mekanikleşiyor, robotik bir hal alıyor. Üstelik bu sorunu hem görüntülü hem de sadece sesli tüm Skype görüşmelerinde yaşadım. Zoom’da da bir iki yerde sesin mekanikleşmesiyle karşılaştım ancak göz ardı edilebilecek kadar minik bir kusur. Zoom’un Skype’a göre eksisi ise 16:9 ekran olayını abartmış olması. Aslında bu bir kusur sayılmayabilir ama kamera açılarını Skype’a göre daha geniş ama dar tuttuğu için Skype’a göre daha küçük görüntü elde ediliyor. Bu arada Skype ile Zoom’dan kaydedilen görüntülü görüşmelerin video kalitesi ve çözünürlüğünü karşılaştırmadım. Aslında bu da tercih noktasında önemli bir ayrıntı olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir