e-günlük

İnovasyon nedir, neden gereklidir?

ieeeitu_teknoloji_konferansi

Teknoloji Konferansı için 7 Mayıs Cumartesi günü İTÜ Maçka Yerleşkesindeki İletişim Fakültesi’ndeydim. Bir hafta içinde önce Marketing Meetup, ardından Teknoloji Bağımlılığı Kongresi ve hemen üstüne İEEE İTÜ Teknoloji Konferansı’na katılmak benim için farklı bir yolculuk oldu.  İTÜ IEEE Öğrenci Kolu tarafından “Dijital dünyaya bağlanın” sloganıyla düzenlenen konferans öncesi görevli arkadaşların heyecanı görülmeye değerdi. Üniversiteli gençler, amatör ruhla profesyonel bir içerik oluşturup harikulâde bir etkinliğe imza atmışlardı. Peki konferansta kimler vardı ve hangi konularda bilgi aktarımında bulundular; işte ayrıntılar:

  • İnovatif Girişimcilik ile Geleceği Tahmin Edin – Yavuz Çingitaş
  • Dijital Ekonomide Değer Yaratmak ve Gerçek Müşteri Örnekleri – Ahmet Engin Tekin (SAP Türkiye)
  • Bir Gün Her Nesne Bir Networke Bağlı Olacak – Önder Tayanç (TP-LINK)
  • IoT ve Akıllı Şehirlere Sektörel Bakış – Hüseyin Gören (NOKIA)
  • Dijital Finansta Veri Yönetimi – Tuna Barış Özken (Garanti Teknoloji)
  • Büyük Verinin Bugünü ve Geleceği – Alp Kurtboğan (Bilge Adam)
  • Akıllı Arabalar Yolları Nasıl Görüyor? – Doğaş Sağlıklı (Here)
  • Sanal Gerçeklik ve Deneyim – Yağız Hatay (CodeModeon)
  • Arttırılmış Gerçeklik Deneyimi – Hamza Mert (Loopar)
  • Facebook Lite ve Yapısı – Oğuz Demir (Facebook)
  • 4. Endüstri Devriminin Yarattığı Yetenek Boşluğundan Faydalanmak – Serden Eren (Linkedin)

Konferansın açılış konuşmasında İTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Şeker, çok önemli bir konuya dikkat çekti: Üniversite kelimesinin içindeki ‘üniver’in herkesi kapsadığını, bu sebeple sokaktaki vatandaşın da bu konferans dahil üniversitedeki derslere kapıdan istediği girip katılabilmesi gerektiğini söyledi. “Okul olmak başka bir şey, üniversite olmak bambaşka bir şey” derken bir başka ayrıntıya daha dikkat çekti: Hatta üniversitelerde de 4.0’ı tanımlayabilmeliyiz.

Elektrik Elektronik Mühendisliği Fakültesi’nin dekanından beklenen sözler değil belki de yukarıdakiler; bence sıra dışı bir bakış açısı ve aslında olması gerekenin en güzel örneği. Bir de “teknolojiyi kullandığımız kadar üretmemiz gerektiği noktasında” kulaklara küpe olacak uyarıları var Şeker’in. Özellikle üniversiteler açısından teknolojiyi ve inovatif bilgiyi üretmek çok önemli. Ayrıca üretilen bilgiyi anlatabilmek, aktarabilmek de… Şeker, kendi teknolojisini üretemeyenlerin bağımsız olamayacağını ve dünyada da sözlerinin geçmeyeceğini vurguluyor; buna itirazı olan yoktur sanırım.

yavuz_cingitas

“İnovasyon iyilik temelli olmalı” – Yavuz Çingitaş

  • İnovasyonun iyilik temelli olması gerektiğine inanıyorum.
  • Aklınıza bir fikir geldiğinde asla ‘hayır’ demeyin. İnovasyonun başındaki en temel kural budur.
  • Bugün satın aldığınız teknoloji ürünleri, sizden daha akıllı insanlar tarafından yapılmadı. Lütfen deneyin, yanılın, tekrar deneyin.
  • İnovasyon, buluşla karıştırılır. Oysa inovasyon, buluş+fikir+girişimcilik+tutku’nun birleşimidir.
  • Şirketlerin ömrü gittikçe kısalıyor. Şirketlerin ömrü 1960’larda  60-70 yılken bugün 15-20 yıla düştü. Ancak inovasyon yapan şirketlerin ömrü daha uzun olacak.
  • Şirket ve kişi olarak yok olmamak için yeni teknolojileri kullanmak, onlara uyum sağlamak şart.
  • İnsanlar yaşı ilerledikçe daha az yaratıcı olduklarını düşünür. Yapılan araştırmalarda da yaş ne kadar genç olursa o kadar çok inovatif fikir üretilebiliyor.
  • Size hiç kimsenin neyi yapamayacağınızı söylemesine izin vermeyin. Deneyin ve başarıp başaramadığını kendiniz görün.
  • Kas gücüyle bir şeyler yapmak istiyorsanız artık iş işten geçti. Çünkü kas gücünden çok daha iyisini yapacak teknoloji çıktı:

Her konuşmacı, özellikle hayata atılmaya hazırlanan üniversiteli gençlerin vizyonunu genişletecek kendi alanında bilgi ve deneyimlerini paylaştı konferans boyunca. Arada bir iki isim haricinde konuşmacıları sıkılmadan büyük bir dikkatle dinledim. Etkinliğin ilk ismi Yavuz’un aktardıkları ve hayata bakış açısıyla teknoloji konferansına dair yazımın ilk bölümünde tek başına yer alması gerektiğine karar verdim. Diğer konuşmacılardan notlarımı bir sonraki yazıda paylaşacağım.

En çok buralardayım: Instagram | Facebook | Twitter

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

4 Yorumlar

  • Yanıtla Oğuz Alp Tan 22 Mayıs 2016 at 11:57

    Çok değerli bir derleme olmuş. Teşekkürler

  • Yanıtla elif 09 Mayıs 2016 at 09:58

    Evren, içim gitti ,acayip güzel başlıklar varmış. İstanbul’da yaşamadığıma hayıflandığım anlardan birini yaşadım şu an. Teşekkürler paylaşım için.

    • Yanıtla e-vren günlüğü 09 Mayıs 2016 at 11:06

      İstanbul’da olmanın en güzel taraflarından biri ilgi duyduğun alanlarla ilgili çok fazla etkinliğin yapılıyor olması; haklısın Elif. Yaşadığın yerde birilerinin gelip etkinlik düzenlemesini beklemek yerine ilgi duyduğun konularda etkinlik düzenlenmesine sen ön ayak olabileceğin gibi bizzat kendin de etkinlik düzenleyebilirsin aslında. (Sadece bir fikir) Veya Yavuz’un önerdiği kitapları okumaya başlamak bile bir adım olacaktır ;)

    Bir Cevap Yazın