e-günlük

Yorgunluk Toplumu – Byung-Chul Han

yorgunluk_toplumu

Almanya’da felsefe ve kültürel çalışmalar profesörü olan Koreli yazar Byung-Chul Han‘ın Yorgunluk Toplumu kitabını Aydın’da yaşamaya devam etseydim merak edip okur muydum bilmiyorum. Lakin İstanbul’daki birinci yılımın sonuna doğru kendimi kitabın kapağındaki adam gibi hissetmeye başlayınca kitaba ayrı bir merak saldım. Öyle ki sırtında taş taşımayan metropol insanı saatlerini bilgisayar başında oturarak da geçirse adeta yüzlerce metrobüs yolcusunu evden işe işten eve sırtında taşımışcasına günün sonunda yorgunluktan güçsüz düşebiliyor.

21. yüzyılın bakteriyel veya viral hastalıklardan ziyade depresyon, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu, kişilik bozukluğu ve tükenmişlik sendromu gibi sinirsel hastalıkların yüzyılı olacağının vurgulandığı kitapta Baudrillard‘ın şu sözüne göndermede bulunuluyor:

“Aynıyla yaşayan aynıdan ölür.”

Girin bakın; Instagram’dan Snapchat’e kadar hepimiz benzer pozlarda benzer hayatları yaşamıyor muyuz?

Bakteriyel hastalıkların yerini sinirsel bozukluklar alırken hastanelerin, hapishanelerin, tımarhanelerin, fabrikaların yerini de bu yüzyılda fitness salonları, alışveriş merkezleri, gökdelenler ve hatta gen laboratuvarları aldı. Böylece disiplin toplumundan performans toplumuna keskin bir geçiş yaptık. Byung-Chul Han’a göre itaatkar özneler yerini performans öznelerine bıraktı. Üstelik “bu özneler kendi kendilerinin müteşebbisleridir.”

Negatif toplum olan disiplin toplumunun olumsuz kipi -ebilememek’tir. Boynunda -meli/-malı gereklilik kipinin tasması takılıdır. Performans toplumunda ise -ebilmek kipi önem kazanır. Yasak, emir ve kurallar yerini proje, girişim ve motivasyon kavramlarına bırakır. Ancak… ‘Hayır’ın hükmü altında yaşayan disiplin toplumunun negatifliği deliler ve caniler doğururken performans toplumu, depresif ve mağlup psikolojiye sahip insanlar yaratır.

“Maddinin zirvesi uykuysa manevi dinlenmenin zirvesi de derin sıkıntıdır.”

İnsanlık, kendi ürettiği teknolojinin peşinden gittikçe mekanikleşen bir dünya inşa ediyor. Mekanikliğin ahmaklığını takip ettikçe de ara verme bakımından fakirleşiyor. Öyle ki makine duraklayamamaktadır. Bilgisayar, devasa hesaplama yeteneğine rağmen ahmaktır çünkü tereddüt etme noksanlığı vardır.

Bir zamanlar vakit öldüren insanlar vardı, oysa şimdi vakit zaten ölü doğuyor. ‘Gelecek’ kavramının yerini ‘hemen şimdi’ aldı. Yirmi dört saat kimseye yetmiyor.

Açılım Kitap‘tan çıkan ve 57 sayfadan oluşan Yorgunluk Toplumu’nun anlatımını beğendim; Byung-Chul Han’ın yaşadığımız çağa bakış açısı da oldukça farklı. Bu kitabı okumak isterseniz yorum bırakırken belirtmeniz yeterli; üzerinde küçük işaretlemeler yapılmış da olsa size gönderebilirim.

Evren’i Sosyal Ağlarda Takip E+

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

6 Yorumlar

  • Yanıtla h. 05 Nisan 2016 at 20:34

    yazı anlaşılmayı bekliyor. ilk okumamda kafamda soru işaretleri vardı. tekrar okuyunca çoğu netleşti. antidepresan yerine artık avm’ler, spor salonları var değil mi? bizler çok alıştırıldık bu ‘yeni’ düzene. herkese yararı(!) olan bu ruhsal ilaçların yerini birkaç yıl sonra ne alır.. merak ettim. yorgunuz çünkü bize sunulan bu paket programlar ruhumuzu doyurmuyor. dinlenmek için arınmak gerekir.. arınmak da şu yüzyılda yalnızlığı koyar önüne.. zor bir süreç. güzel bir yazı. teşekkürler.

  • Yanıtla h. 05 Nisan 2016 at 20:19

    kitabı ben de okumak isterdim.
    ilk yorum yapan olamadım(:
    ayrıca nasıl bu kadar çok kişisel gelişim kitapları okuyabildiğini merak ediyorum.
    yanıt vermezsin ama soruyorum yine de.
    herkes bu yorgun toplumda bir şeylerden motivasyon buluyor. senin için bu kitaplar motivasyon değerinde mi?

  • Yanıtla dogru analiz 04 Nisan 2016 at 17:04

    Bugün Pazartesi ve uyumamak için zor duruyorum. Nedense yazınız ve anlatım dilindeki kuvvet bana ilham oldu. Teşekkürler.

  • Yanıtla celal 04 Nisan 2016 at 09:23

    Çok güzel anlatmışsınız,başka türlü bunları mümkünü yok kabul etmezdim,ama şüphe de ederdim. Böyle ruhsal sıkıntılarımızın içinde haberimiz olmadan yaşıyormuşuz meğer.Ayrıca kitabı okumak isterim.

    • Yanıtla e-vren günlüğü 04 Nisan 2016 at 15:21

      Katkın için teşekkür ederim Celal. Başka talep olmazsa kitap için seninle iletişime geçeceğim.

    Bir Cevap Yazın